Batman'ın baş düşmanı, kötülerin en sempatiği Joker karakterinin, asıl adıyla Arthur Fleck'in bir komedyen olma hayali kurarken nasıl acımasız bir katile evrildiğini anlatan film. Joker'in yaşantısı diyebiliriz kısaca. Dark Knight (Kara Şövalye) filminde Health Ledger sayesinde sempati kazanan Joker'in sinema…devamıBatman'ın baş düşmanı, kötülerin en sempatiği Joker karakterinin, asıl adıyla Arthur Fleck'in bir komedyen olma hayali kurarken nasıl acımasız bir katile evrildiğini anlatan film. Joker'in yaşantısı diyebiliriz kısaca. Dark Knight (Kara Şövalye) filminde Health Ledger sayesinde sempati kazanan Joker'in sinema dünyasında daha fazla sempati kazanmasını hedeflemişler de diyebilirim.
Filmin konusuna kısaca değinmek istiyorum. Arthur Fleck onu olur olmadık yerde güldüren psikolojik rahatsızlığa sahip genç bir adam. Komedyen olma hayalleri kuruyor ve stand up şovlarını düzenli olarak takip edip esprileri not alıyor. Fakat bir gün toplumun onu dışladığını farkediyor ve kendini zorbalık edenleri katlediyor. Her şey bu kırılma noktası ile başlıyor. Herkes bir anda kim olduğu bilinmeyen bu palyaçoyu kahraman ilan edip onun gibi giyinmeye başlıyorlar. Koskoca bir şehir için rol model haline geliyor, bu isimsiz kahraman (!). Arthur isminin anlamı da kahraman demek zaten. Karakter yaratıcısının bu ismi bilerek seçtiği aşikar.
Film boyunca "keşke Ledger yaşıyor olsaydı da Joker karakterini o canlandırsaydı" dedim, daha sonra ise şunları düşündüm. ''Belki de Healt Ledger'li Joker, Nolan'ın filminde güzeldi, belki şuan burada olsaydı Joker'in geçmiş yaşamına, daha doğrusu Arthur'a ayak uyduramazdı.'' Ama yine de bu rol için Healt Ledger'i düşünmeden edemedim..
Film izleyicilerini iki kısma ayırabiliriz. 'Çok beğenenler' ve 'balon olduğunu düşünenler.' Ben bu iki grup içerisinde kendimi 'çok beğenenler' kısmı daha baskın olacak şekilde ortalara bir yere koyabilirim. Filmde çözemediğim bir eksiklik vardı, Joker karakterinin o ağırlığı tam anlamıyla yansıtılmamış gibiydi. Kesinlikle bunda oynayan oyuncunun bir payı yok, yazılan senaryoda bir eksiklik var gibiydi bu konuda. Fakat balon denemeyecek kadar iyi bir film. Haksızlık edilemeyecek kadar iyi...
Arthur'un güldüğü her sahnede ağlamak istedim, bazen ben de güldüm. Çünkü gülüşü tuhaftan daha tuhaf. Ve topluluğun arasında ilgi çekiyor. Belki de karakter izleyici olarak katıldığı stand-up şovlarında film izleyicileri tarafından fark edilsin diye bu kadar farklı bir gülme tarzı edinmişti, bilmiyorum. Ama güldüğü sahneler hem güldürecek kadar komik, hem de ağlatacak kadar acıklıydı. Aslında gülmek istemediği yerlerde gülmesi ise olayın en trajik yanıydı. Dans sahnelerine ise ayrıca kalbimi bıraktım.
Aslında bir kişinin tüm şehri ayaklandırması tuhaf ve abartı görünse de olmayacak diye bir şey yok, tümüyle hayal dünyasından ibaret diyemeyiz bu sebeple film için. Amerika'da çıkan eylemlerin sebeplerinin tek bir kişi ile başladığını varsayarsak. Ya öldürülen kahraman ediliyor, ya da öldüren. Tıpkı burada olduğu gibi. Sonuçta da bir anarşi, tüm şehri saran bir baş kaldırı hareketi başlıyor.
Film tüm sahneleri ile içime işledi, ama bahsettiğim fakat tanımlayamadığım o eksiklik olmasa her şey daha güzel olabilirdi. Dram ile harmanlanmış mizaha gerilimi de gayet başarılı bir şekilde karıştırmışlardı. Joker karakterinin yanında siyasi düzene karşı çıkan toplumsal bir eleştirinin yansımasını da başarılı şekilde izledik. Joker'in canlandırılmasında Joequin bana kalırsa Oscarlık bir performans sergilemişti. Hem Arthur olarak hem de sonradan evrilmiş olduğu Joker olarak başarılı bir oyunculuğa imza atmıştı.
Arthur'un Joker'e evrildiği yeri heyecanla izledim, ''geliyor gelmekte olan, geliyor en sempatik kötü kahraman'' dedim. Şov programına konuk olarak çıktığı sahne ise en güzel en vurucu sahneydi. O sahnenin üstümde bıraktığı etkiyi unutamam galiba. Filmin bir çok sahnesi gibi.
Filmi zaten merak ederek açıyorsunuz -tabii eğer Joker karakterini tanıyorsanız.- sonrasında da merak uyandıran sahneler gelişiyor ve sonuna kadar büyük bir merak içerisinde izliyorsunuz. Sonunda da aslında bir son değil bir başlangıç izliyorsunuz. Bir diriliş, yeniden doğuş hikayesi.
''Eskiden hayatımın bir trajedi olduğunu düşünürdüm. Ama farkediyorum ki bir komediden ibaretmiş.''
''Umarım ölümüm hayatımdan daha değerli olur.''