- Ya yeni bir dizi yapıyorum da böyle böyle bir karakter var adı ne olsa bir türlü bulamadım. + Çok düşünme ya Fatma Yılmaz olsun. Hıhı dizinin de adını Fatma koyarsın. Aynen Atiye, Hakan, Fatma. Bir dahaki sefere de Hüseyin…devamı- Ya yeni bir dizi yapıyorum da böyle böyle bir karakter var adı ne olsa bir türlü bulamadım.
+ Çok düşünme ya Fatma Yılmaz olsun. Hıhı dizinin de adını Fatma koyarsın. Aynen Atiye, Hakan, Fatma. Bir dahaki sefere de Hüseyin müseyin yaparız.
Birkaç gündür anasayfada bu dizinin yorumlarını görüyordum, ve Fatma'nın hikayesini merak edip izlemeye başladım. Dizinin hakkında yazılan yorumları ve konusunu okumak bile dizi hakkında içinizde merak duygusu uyandırırken dizinin ilk bölümünü izlemeye başladığınız anda o merak duygusu katlanıyor ve olacakları görmek için dizinin 6 bölümünü de hızlıca izleyiveriyorsunuz. Dizi konu bakımından Şahsiyet'e benziyor, Şahsiyet'i izlemedim ama Fatma dizisinde olduğu gibi bir kez cinayet işleyen ve bundan zevk alıp kendini durduramayan bir adamın hikayesi olduğunu biliyorum. Bazı yorumlarda Bir Başkadır benzetmesi gördüm. Baş karakterin şehirli olmaması, başının kapalı olması, bir de oradaki Ruhiye karakteri ile geçmiş hikâyelerinin biraz benziyor olması ortak yön olsa da bu dizi için Bir Başkadır benzetmesi yapamayız.
Dizinin konusu kısaca şu şekilde baş karakterimiz Fatma bir temizlikçi, ve kocası kayıp. Fatma bir yandan kocası Zafer'i ararken diğer yandan ölen oğlunun acısını yaşıyor. Bir gün beklenmedik bir cinayet işliyor ve bundan bir şekilde zevk alan Fatma kendini durduramayıp önüne çıkanı gözünü kırpmadan öldürmeye başlıyor. Burcu Biricik'i ilk olarak Hayat Şarkısı dizisinde tanımıştım, diziyi düzenli olarak takip etmesem de oyunculuğunu çok beğenmiştim. Fatma dizisinde ise olduğundan çok daha fazlasını ortaya koymuş ve ortaya harika bir iş çıkarmış. Yaşadığı acıyı gözlerine yansıtırken intikam hırsını da yine aynı gözlerden okuyoruz. Bu bağlamda karakterin duygularını da çok iyi yönettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Geçenlerde sosyal medyada bir yorum görmüştüm: ''Kırmızı Oda, Camdaki Kız, Fatma. Tüm bu dizilerden sonra Burcu Biricik'in psikolojisi bozulmazsa bordo berelidir.'' Çok haklı bir yorum. Her ne kadar sadece bir dizi olsa da izleyiciler olarak bizi bile o sahneler etkilerken oynayan oyuncuyu da etkileyebilir. Art ardına bu kadar çok psikolojik sorun ve şiddet eğilimli dizide rol almak büyük bir profesyonellik işidir ve Burcu Biricik bunun altından başarıyla kalkmış gibi görünüyor.
Burcu Biricik övgüsünü bitirdiğime göre yeniden diziye dönebilirim. Dikkat çeken mantık hataları vardı, ve saçma sahneler. Bunlar hiçbir izleyecinin gözünden kaçmayacak sahneler. Bazen şey düşünüyorum. İzleyene mi salak yerine koyuyorlar yoksa kendileri mi öyleler? Çünkü bu kadar açık mantık dışı sahneler koymalarının başka mantıklı bir açıklaması olamaz. En bariz örnek; kamera kayıtları olduğu halde ve maktüllerle son görüşen kişi Fatma olduğu halde asla katilin bulunmuyor olması. Bir de Fatma'nın dört işte birden çalışıp, üstüne eve kira ödemeyip elektrik faturasını da ödeyememesi saçmalığı. Murat Soner'in dizi inceleme videosunu izlediyseniz duymuşsunuzdur, onun da dediği gibi ''Kocan yoksa başında aşın da yoktur ışığında diyen yerli dizi furyasının eseri.'' Bu fatura ödeyememe meselesi. 17. kattan düşen telefonun sadece ekranının çatlaması olayı var bir de tabi. Ama bu büyük saçmalıklar içinde onu gözardı edebilirim sanırım.
Dizinin sonunun spoileri -sanırım bunu son sezon da göreceğiz- Yazar karakteri tarafından veriliyor. Tabi yazar hikâyesinin sonunu değiştirmezse, ya da gözümün kaçtığı bir noktada değiştirmediyse. İzleyenler hangi sahneden bahsettiğimi anlar, izlemeyenler için de spoiler olmasın diye söylemeyeceğim.
''Günah bilip de susandaydı. Görüp de ses etmeyendeydi'' diyor Fatma bir sahnesinde. Fatma'nın yaşadığı hayatı birçok kadın, kız çocuğu yaşıyor ve susuyor, susturuluyor, onunla beraber olayı gören herkes de susuyor. Kadın çürük damgası yiyor, adama hiçbir şey olmuyor. Belki Fatma gibi önüne gelen kurşun sıkmıyorlar, trenin önüne atmıyorlar, her gün birini öldürmüyorlar, ama her gün ölüyorlar. Fatma ise hizmetçi kılığının arkasında can almaktan zevk duyan, intikam için oraya buraya fütursuzca saldıran bir kadın haline geliyor. Bu noktada suçlu Fatma mı? Yoksa onu bu suça itekleyen çevre mi?
''Aslında hikayeler bambaşka olsa da insan o hikâyelerin içinden kendini ikna edebilecek kısmı alıyor, onu hatırlıyor.'' Ne kadar doğru değil mi? Güzel bir anım gelir aklıma. Sonra uzun uzun düşünürüm. Bu gerçekten böyle miydi? Yaşandı mı böyle bir şey? Bu tür sorular zihnimi meşgul eder durur. Anılarımız her ne kadar gerçek olsa da gerçek olmayacak kadar hayaldir ve biz insanlar tıpkı bu cümledeki gibi kendimize ait olan kısımlarını çeker çıkarırız içinden. Zihnimiz diğerini gömmüştür en karanlık köşeye. Bir gün yüzeye çıkacağını da biliriz ama...
Dizinin oyunculukları çok başarılıydı, Burcu Biricik'e apayrı bir paragraf açtım ama diğer oyuncularda gözardı edilmeyecek kadar iyi oynamışlardı, rollerinin hakkını fazlasıyla vermişlerdi. Hepsini tek tek sayamam ama rolünde sırıtan, abes duran bir karakter yoktu.
Dizi beklediğimden çok daha hızlı ilerledi. Bir takım sahnelerinde yoğun dramı yaşamış olsam da genel anlamıyla gerilimi ve dizinin psikolojik baskını yaşadım, hisettim. Uzun soluklu bir meraklandırma söz konusu. İzlerken bir sonraki sahnede ne olacak değil de bir sonraki bölümde neler olacak ya da finalinde neler olacak diye izliyorsunuz. Onun dışında kısa süreli sahneler gayet açık. Bir sahne kendisinden bir sonra gelecek olan sahnenin ipucunu açıkça veriyor.
İlk bölümünü izlediğim anda diziye karşı büyük bir ilgim oluşmuştu, ve hızlıca tüm bölümlerini zevkle, şaşkınlıkla ve merakla izledim. Bölümlerde gerilimi yaşasam da son bölümünde bir hayli fazla heyecanlandım. Son bölüm olmanın verdiği avantajla diğer tüm bölümlerden daha güzeldi, ve sezon finalini de oldukça heyecanlandıran bir noktada yaptı. Diğer sezonu sabırsızlıkla bekliyorum. Bir yandan da bütün yaşananlar Fatma'nın rüyası imiş gibi saçma bir sonuca bağlayacaklar diye de korkmuyor değilim.
İlk bölüm gerilim falan demişken ilk bölümde İsmail'in Freddy Krueger gibi kapıya dayandığı sahne bir tek beni korkutmuş olamaz değil mi?
Olgun Toker'in gurbetçi ağzıyla konuştuğu rollerine aşina olduğum için burada tanıyamadım, hatta o olduğunu anlayınca şaşırdım.
Yabancı dizilerden sıkıldıysanız, televizyonlardaki psikolojik dram dizilerinden bunalıp yeter artık biraz da internette psikolojik dram dizisi izlemek istiyorum diyorsanız aranan kan Fatma. Mantık hatalarını çıkarırsak ben ilk sezonu çok beğendim.