Spoiler içeriyor
Ne söylemek istersin bu film hakkında? Çok şey söylemek isterim. Film besmele ve "Dünyadaki ruhlar kadar Allah 'a giden yol vardır,." cümlesiyle başlar. Öyle derinden öyle anlamalı ki!! Nasıl daha önce izlemedim, nasıl bu filme denk gelmedim bilmiyorum... Film iç…devamıNe söylemek istersin bu film hakkında?
Çok şey söylemek isterim. Film besmele ve "Dünyadaki ruhlar kadar Allah 'a giden yol vardır,." cümlesiyle başlar.
Öyle derinden öyle anlamalı ki!! Nasıl daha önce izlemedim, nasıl bu filme denk gelmedim bilmiyorum...
Film iç içe geçmiş farklı hikayeleri içinde barındırmaktadır. Bu hikayeler :
İlk hikaye :Prens'in hikayesi
İkinci hikaye: Osman'ın hikayesi
Üçüncü hikaye : Zeyd ve Noor'un hikayesi
Dördüncü hikaye :Hasan ve Hüseyin 'in hikayesi
Beşinci hikaye :Kızıl saçlı dervişin hikayesi
Son hikaye ise filmin tamamında işlenen Bab' ı Aziz ve İştar'ın hikayesi
Film asıl olarak Bab'ı Aziz ve İştar'ın bir toplantıya katılmak üzere çıkmış oldukları yolculuğu anlatmaktadır. Ancak bu yolculuk öyle bir yolculuk ki istemsizce siz de kendi iç dünyanızda bir yolculuğa çıkmış buluyorsunuz kendinizi.
Filmin her sahnesi apayrı bir anlam ve önem taşıyor ama beni en çok etkileyen sahnelerden biri şudur :
İştar'ın semazene sesiyle eşlik eden örtülü kadınların yanına giderek tereddütle o örtüyü kaldırması, o gizli duvarı açması ve gönlüyle baktığında görmüş olduğu o güzellikle karşılaması sahnesi beni çok derinden etkiledi.
Filmden bazı kesitler
🌼
-Eğer anne karnında zifiri karanlıktaki bebeğe "dışarıda ışıktan bir dünya, yüksek dağlar, büyük denizler, engebeli ovalar, çiçeklerle dolu güzel bahçeler, dereler, yıldızlarla dolu gökyüzü, ışık saçan bir güneş var ve sen bu karanlıkta çevriliyken bütün bu güzelliklere karşılaşacaksın" dense, henüz doğmamış çocuk, bütün bu güzellikleri bilmediği için, bunların hiçbirine inanmaz. Aynı bizim ölümle karşılaştığımız gibi. İşte bu yüzden ölümden korkuyoruz.
🌼
Bu dünyanın insanları
Bir mumun alevi önündeki üç pervane gibidir...
İlk olan yaklaştı ve :
"Ben aşkı biliyorum" dedi.
İkinci olan kanatlarıyla azıcık aleve dokundu ve :
Ben aşk ateşinin nasıl yaktığını biliyorum
Üçüncü olan kendisini alevin kalbine attı.
Ve alev tarafından tüketildi.
Yanlızca o bildi gerçek aşk nedir.
🌼
-Sence suyun dibindeki yansımasını mı seyrediyor?
-belki de gördüğü yansıması değildir. Yanlızca aşık olamayan kendi yansımasını görür.
-Öyleyse ne görüyor?
-O şimdi kendi canını seyrediyor.
🌼
-Bab'ı Aziz, sen neden toplantıya gitmiyorsun?
-Gideceğim, küçük meleğim gideceğim.
-tek başına mı gideceksin?
-ben yolumu bulurum.
-ama ya kaybolursan?
-inancı olan kişi asla kaybolmaz küçük meleğim
-ama bu toplantı nerede
-bilmiyorum küçük meleğim
-diğerleri biliyorlar mı
-hayır, onlar da bilmiyorlar
-nerde olduğunu bilmeden yolunu nasıl bulacaksın?
-yürümek yeterli, sadece yürümek... Davet edilenler yolunu mutlaka bulacaktır.
🌼
Ruhunla süpür sevgilinin kapısının önünü
ancak o zaman onun aşkı olabilirsin
(canınla süpür cananın eşiğini ; ancak o zaman gerçek aşkı bulursun?
🌼
Bana hikayeni anlat. Kalbinin sızısını azaltır.
🌼
"Kim bilir... Bu dünyada herkesin yerine getirmesi gereken bir görev vardır. Bunu unutmadığın müddetçe, gerisi o kadar da mühim değil fakat bunun dışında her şeyi hatırlarsan, hiçbir şey bilmiyor gibisindir."
🌼
"Ölüm, nasıl olur da başlangıcı olmayan şeyin sonu olur? Hasan, oğlum benim düğün gecemde mutsuz olma "
🌼