Türk sineması için bir dönüm noktasıdır Yavuz Turgul'un Eşkıyası. Şener Şen ismini duyunca birçok kişinin aklına ilk gelecek filmlerden biridir. Öyle ki film sadece senaryosu ile değil Şener Şen'in sahnede devleşmesi ile de bir baş yapıttır Şener Şen kendi performansın…devamıTürk sineması için bir dönüm noktasıdır Yavuz Turgul'un Eşkıyası. Şener Şen ismini duyunca birçok kişinin aklına ilk gelecek filmlerden biridir. Öyle ki film sadece senaryosu ile değil Şener Şen'in sahnede devleşmesi ile de bir baş yapıttır Şener Şen kendi performansın da üzerine koymayı başarmıştır. Bana göre Türk sinemasının en iyi erkek aktörüdür Şener Şen. Mizahi karakterleri canlandırmasındaki başarısını hepimiz biliriz. Bunun yanı sıra sert mizaçlı karakterleri de başarılı bir şekilde canlandırır, tıpkı bu filmde olduğu gibi. Şener Şen için apayrı bir başlık açılır filmde fakat biraz da filmin içeriğinden söz etmekte fayda var.
Tıpkı Yaşar Kemal'in İnce Memed'inde olduğu gibi Yavuz Turgul'un Eşkıya filminde de Eşkıya güzellemesi vardır. Filmin başındaki kadın Baran'a "Sen hapse girdikten sonra düzen bozuldu, kötüler galip geldi.'' der. Köylülere göre bu yol kesip insanları soyan eşkıyalar iyi olandır, çünkü daha kötülerin görmüşlerdir. Bu güzellemeler ne denli doğru ne denli yanlış dönemin şartlarında yaşamadığımız için bilinmez ama bu durum kısa da olsa başarılı bir şekilde lanse edilmiştir. Eşkıya'da sadece Baran'ın değil birçok insanın yaşamına değinilir, fakat anlatılanlar genel anlamda o an yaşadıkları ve sonlarıdır. Kimsenin geçmişine pek fazla değinilmez. Keje'nin neden sustuğunu biliriz lakin o sürecin nasıl işlediğini görmeyiz, Baran'ın eşkıyalık hikayelerini küçük tiradlar halinde dinleriz ama bunun hakkında detaylı bilgiye sahip olmayız. Kısacası Yavuz Turgul dramatik bir hikaye üzerinden bir şekilde suça bulaşan insanların acı sonuna değinmiştir, çünkü herkesin sonu aynı acı ile olur.
Filmin neredeyse bütün replikleri akılda kalıcı. Hiç izlemeyen biri bile bu filmden en az bir tirad bilir. En bilinen ise Baran'ın Keje ile karşılaşmasında yaptığı ilk konuşmadır. Romantik sinemanın en dramatik, en acı bir yandan da en umutlu sahnesidir o sahne.
Eşkıya filmi bir toplumun gerçeğini anlatır. Dağ eşkıyaları artık şehire inmiştir. Arkadaş ihanetleri yaşanır, insanlar kandırılır, yalan söyler ve bunlar hayatın içindendir. Tüm bunları başarılı oyuncular başarılı bir senaryo ile başarılı bir şekilde yansıtmıştır sinemaya Yavuz Turgul. Görsellik açısından ise sonuna kadar oldukça olağan bir görüntü kurgusuna sahip olan film sonundaki yıldız sahnesi ile başlardaki tiradına uyan bir final yapmıştır.
.Mutlu son bekleyebileceğimiz bir film değildi, fakat alternatif son olarak Keje ve Baran kaçabilselerdi de güzel bir son olurdu. Fakat bu filmin dramatik sert yapısına kaçmaları yakışmazdı, o yüzden varolan son yapılabilecek en iyi son olmuştur.
Alıntılar;
“Bir gün dağda bir kurtla burun buruna geldim, tüfeğimi doğrulttum ona, o da hırlamaya başladı, dedim ki kendi kendime; biraz sonra ikimizden biri yok olup gidecek, kimin gücü kime yeterse. Haydi git. Sen daha çok gençsin, yazıktır sana.”
''Korkma sadece toprağa gideceksin… Sonra toprak olacaksın… Sonra sularla birlikte bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin… Oradan özüne ulaşacaksın… Çiçeğin özüne bir arı konacak… Belki… belki o arı ben olacağım.”