İmam Nevevî, binlerce sayfadan oluşan otuzdan fazla eser kaleme almış ve 45 yaşında vefat etmiş deyince omuzlar çöküyor, mazeretler artıyor. Bisiklet sürmeyi öğrendiğimiz yaşlarda hafızlıklarını bitirmişler, duyduklarını unutmamışlar, haza alim adamlar... Durun biraz dertleşelim: Esasen şeytan ve nefsimiz bizimle oyun…devamıİmam Nevevî, binlerce sayfadan oluşan otuzdan fazla eser kaleme almış ve 45 yaşında vefat etmiş deyince omuzlar çöküyor, mazeretler artıyor. Bisiklet sürmeyi öğrendiğimiz yaşlarda hafızlıklarını bitirmişler, duyduklarını unutmamışlar, haza alim adamlar... Durun biraz dertleşelim:
Esasen şeytan ve nefsimiz bizimle oyun oynuyor. Göstermek istediğini gösteriyor. Taklit edilmesi imkansız, nev'i şahsına münhasır şahsiyetlerden mazeret duvarları örüyor. Çünkü tam tersi örnekler de var. Mesela İbn Hazm, İzz b. Abdisselam, el-Kisâî, Kaffâl el-Mervezî ve dahaları.
Kimisi otuz yaşlarında kimisi kırk yaşlarında ilme başlamış. Birisi bir şeyi yüz defa tekrar etmezsem kafama girmiyor demiş. Bir de sahabeyi düşünün. Pek çoğu ilk surelerini otuz yaşından kırk yaşından sonra duyup ezberlemiş. Şu kalıyor geriye: HİÇ BİR MAZERETİMİZ YOK!
Eğer kafamızda ezbere sahabe sayısından daha fazla futbolcu ya da şarkıcı ismi varsa; Kuran'a ve Sünnete ayırdığımızdan daha fazla vakti yemek kavgası programlarına, PUBG'ye, Netflix'e ayırıyorsak. Moral bozucu şeyler yazmayı sevmem ama kusura bakmayın VALLAHİ MAZERETİMİZ YOK.
Dünya piyasalarından anlayıp zekatı hesaplayamıyorsak, mühendislik/tıp okumayı becerip bir fıkıh usülünden anlamıyorsak, İngilizce'nin yanına eklediğimiz ikinci dil eğer Arapça değilse hele hiç kusura bakmayalım, Kudüs/Ayasofya işlerini de bi bırakalım. Biz bu dükkanı kapatalım.
Kapatalım, eğer bembeyaz sakallı bir dede küçüçük bir sıpanın doğum günü için karışık kuruşuk bir kafede "happy birthday"e el çırpıyorsa, kızlarımızı Tiktok'a emanet ettiysek ve çok acayip özgür erkek çocuklarımızın odalarında tek başlarına ne halt ettiğinden haberimiz yoksa.
Ya da bırakalım şu eski nesillerin kirli yakasını. Savaşa yeni başlayanlar için söyleyelim: Şu Tih'ten çıkamayan bizlerden bi kurtulun. Azad edin bizi. Ümit bağlamayın. 28 Şubat'taki mağduriyetlerin faturasını hala ödetmeye devam eden sahte kahramanlıklarımıza bir son verin.
Doğru dürüst güneş bile açmayan bir ada ülkesini hala güneş batmak bilmeyen bir imparatorluk olduğunu zannetmenin konforunu yaşayan, bastonlu masonların ve saçları dökülmüş Cumhuriyet ninelerinin derin devletinden fobi üreten şu kokmuş cesedlerimizin üzerine basıp geçin.
Toparlanın. Besmele çekin, hamd edin, salavat getirin. Böyle başlayın ki işler kesada uğramasın. Allah'a iman edip yürüyün. Sakın bize bakıp yenilmeyin. Sakın kurt dalamış eski köpeklerden cesaret beklemeyin. Gerekirse bizi kesip hendeklere doldurun ve yolunuza devam edin.
Hüseyin Gökalp