Spoiler içeriyor
Kesinlikle övülmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.Psikolojik gerilim türündeki bu filmi"Küp" ile karsilastiranlar olmuş ama ne yazik ki ikisinin çok başka yapımlar olduğunu belirtmek isterim.Oyunculuklar mükemmel değil size tam olarak duygu geçmiyor ya da kolayca bağ kurmuyorsunuz.Bağ kurulan tek bir…devamıKesinlikle övülmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.Psikolojik gerilim türündeki bu filmi"Küp" ile karsilastiranlar olmuş ama ne yazik ki ikisinin çok başka yapımlar olduğunu belirtmek isterim.Oyunculuklar mükemmel değil size tam olarak duygu geçmiyor ya da kolayca bağ kurmuyorsunuz.Bağ kurulan tek bir şey var o da verilen seçimleri siz olsanız yapar mıydınız?Ah tabi buradan konuşması kolay peki gerçekten o odada siz olsaydınız? Şahsen onurumla ölmeyi tercih ederim birinin ölümüne neden olmaktansa....Kabuslarima birini ortak etmeyi aldığım nefesi birine borçlu olduğumu bilmektense kendi insanlığımla ölürüm.Gercekten mi? Bu beni, pes etmeyen ve başarılı olmak için başka yolları deneyen, mücadele eden biri için ters değil midir? Çelişki yaşamak için fazlaca zamanımız var bu yüzden devam ediyorum.Yapim tek mekanda geçiyor yoğunlaşmaniz gereken tek bir yargı var.Filmde birbirini tanımayan farklı ırktan farklı yaş gruplarından farklı dinden kültürden ayrı 50 kişi bulunmaktadır.Çember içinde uyanan bu yabancılar bir oyunun içinde olduklarını bilmiyordur tabi buna bir oyun denebilirse?Daha çok seçim üzerine dönecek bu filmde kendinizi o odada diğerleri gibi oy verirken buluyorsunuz.Siyahi, asyalı, müslüman,engelli, çocuk, hamile, yaşlı, suçlu gibi birçok grubu barındıran çemberde Tanrıcılık oyununu oynanmanız isteniyor. Ha isteniyor derken kimse size "Testere'deki" gibi ne yapmanız gerektiğini söylemiyor sizi yönlendirecek ve talimatlar vererek sizi seçime zorlayan bir ses ya da komut da yok ama makine sizin bireysel kararlarınıza kesinlikle uymuyor ve grupça verilmesi gereken bir hüküm yoksa çemberdeki kişilerden karışık olarak birini öldürüyor.Peki size siradaki kişinin kim olduğunu seçme hakkı verilseydi? Seçme hakkınızin sonucunun da ölüm olduğunu unutmayalım.Öyle bir seçim yapılmalı ki hem kendinizi "Verilmesi gereken kararlar bunlar"diye ikna edeceksiniz içinize bir nebze su serpiceksiniz hem de ben gruba uydum diyeceksiniz.Ya da gönüllü olup kendi hayatinizi feda edeceksiniz.Bu arada birinci seçenek sanki biraz size de kendini kandirma ve yapılan eylemlere bir bahane bulma gibi gelmedi mi?E tabi biz insanoğlunun hamurunda var günahkar olmak illa ki hepimizin içinde birazcık bencillik vardır.Bir gruba ait olmayi hedeflerken bile bireysel seçimlerle apayrı bir bireyiz bizler. Film de işte bunu gözler önüne seriyor.Oyunu ahlakı degerler mi kazanacak yoksa mantık mi?
"Başkasının ölümünü göremem buna dayanamam ve bununla yaşayamam"diyip intihar mı edeceksiniz yoksa son ana kadar "Oyunu değiştirebilirim bir sansim var." diye o şansa mi tutunucaksiniz? Düşünün şimdi bir odada uyaniyorsunuz ve kimseyi tanımıyorsunuz.İsimlerini ne iş yaptıklarını yaşlarını bilmiyorsunuz ve bu insanların hayatı oylamaya sunulmuş.Ben yaşam mücadelesi diye buna derim.İnsanin hayatından daha önemli ne olabilir ki? Yaşamak uğruna neleri feda edebilir ya da bencilleşebiliriz? Kendini hayatınızı bir çocuğun hayatından daha önemli bulabilir misiniz?
Filmde lider vasfı taşıyan bir genç ortaya bir fikir atıyor."Yaşlılar yeterince yaşadı onları oylayalim."Öncelikle aralarından bu duruma karşı çıkanlar oluyor."Sen mi karar vereceksin?Evet şimdi bu soruyu kendinize sorun "Yeterince yaşamıştır ve görmesi gerekeni görmüştür ölmeli mi?"
"Buna kim karar verecek siz mi?"
Düşünmüş olabilirsiniz ama belli bir yerden sonra bu seçim mantıklı geliyor ve oylamaya sunuluyor.Kelimelerin büyük bir gücü olduğuna inanan ben bu film ile bir kez daha bunu anlamış oldum.Sectiginiz kelimeler sizin ölüm fermanınizi imzalayabilir.Liderlige soyunmak için yanlış zaman ve yanlış oyun belki de bu evet kesinlikle matematiksel bir taktik gerekli "Sen yaşlısın sen irkçısin sen homofobiksin sen başka bir dil konuşuyorsun" derken başkalarını elemek için yarış haline gelir durum.Bahanelerin arkasına sığınmak için çok önemli bir an ve bir de doğruluğundan şüphe edilen cümleler var.
"Onuruyla öldü o gerçek bir insandı."
"Orada mutlu olduğuna eminim."
"Adı yaşayacak"
Bunlara kendileri bile inandı mi son ana kadar tartışma konusu.Psikolojik,gerilim türündeki bu yapımda ilerleyiş ahlaki ve mantıksal olarak ikiye ayrılmış.Tanridan bahseden rahip bile zamanı gelince yaşamak için mücadele ediyor.Paha biçilemez yaşamını feda edenler de var.16 yaşında o bir çocuk değil ve seçimini yaptı buna saygı duymalıyız tarzındaki replikler karşısında "İnsanoğlu günahkar bir yaratıktır ve damarlarinda bolca bencillik, menfaat gibi birçok pis duyguyu barındırır."diye dişlerimin arasindan tıslayarak konuşsam da insan doğasını inceleme fırsatı veren bu konu ve filme teşekkür de ettim bol bol.Zaman ilerledikçe secimler zorlaşır çocuk ile bir yaşlı arasında seçim yapman gerekiyordur daha sonra çocuk ile daha genç bir kadın ve hamile bir bayan.Secimler zorlaştikca ve sıranın kendisine geldiğini hissettikce başta iyimser bir tutum sergileyen ve "Ben buna müsaade edemem."diyen en bencilce hareketlerde bulunur.Ben oldukça hareketlerime dikkat eden biri olarak şunu düşünmusumdur.
"Yargı? Yargılamak?Kimsin ki sen yargiliyorsun?"
Bu yüzden birilerini yargılamak yerine bolca empati kurmaya çalışırım çünkü biliyorum ki "Tanri'nin bir parçasını taşıdığım Tanrı olduğum anlamına gelmez."Film hakkında çok fazla yorum okumadım ama okuduklarım ya çok yüzeyseldi ya da sonunu anlamadığı için karşı tarafa kızıp yargilayanlarla doluydu.Yargi?Ah bak yine çıktı karşımıza bu kelime.Hemen kestirip attik oysa ki diğer seçenekleri seçmek varken.İste film de bize bunları veriyor.Peki filmin sonu beni tatmin etti mi?10/10 filmdi bence gibi bir tane bile puanlama yapmadim ama sonu eğer başka türlü bitirilseydi daha sağlam olurdu diye düşünüyorum.Filmde ucunun açık bırakılması sağlam olduğu anlamına gelmez bence ayrıca böyle düşünüyorum diye beni filmden anlamayan biri de yapmaz ama bunu düşüneni ağır sığ düşünceli yapar o ayrı tabi.Ben isterdim ki yani öyle dilemistim bu gerçekten bir deney olsun ve seçilen kişileri öldürmek yerine bayıltarak tek kişi kaldığı zaman oyun sonunda bir yüzleşme gerceklestirilsin.Bu tabi taslak bir düşünce insanoğlu yaptığın şeyin doğru ya da yanlış olduğunu bile bile kabul etmeyebiliyor bu yüzden bu son da kimileri için tatmin edici olmayacaktır.Unutmayin ki bizler Tanrı değiliz bu gibi seçimleri gerçek hayatta da yapıyoruz ama farklı türde.Bizi neye göre neden yanına alıyor bilmiyoruz ama bildiğim bir şey varsa iyi ki bu seçim insanlara bırakılmıyor.Tesekkurler iyi seyirler.