3 ay süren İnce Memed okuma serüvenimin sonuna geldim. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi kitabın akıcı olmaması olarak algılanmasın, kitap oldukça akıcıydı. Hatta son zamanlarda okuduğum en akıcı kitaptı bile diyebilirim. Sadece bu süreçte araya başka durumlarda girdi. Sürekli kitaba…devamı3 ay süren İnce Memed okuma serüvenimin sonuna geldim. Bu kadar uzun sürmesinin sebebi kitabın akıcı olmaması olarak algılanmasın, kitap oldukça akıcıydı. Hatta son zamanlarda okuduğum en akıcı kitaptı bile diyebilirim. Sadece bu süreçte araya başka durumlarda girdi. Sürekli kitaba odaklanamadım. Bazen başka kitaplarda okumak istedim. Çünkü Memed'in hikayesi hemen bitsin istemiyordum. Bu sebeple araya başka kitaplarda sıkıştırdım. 95 günlük okuma serüveninin ardından uzun, zorlu, fakat bir o kadar da mükemmel olan bu kitabın sonuna hem büyük bir kıvançla hem de büyük bir üzüntüyle geldim. Kıvanç duydum çünkü çok uzun bir şeyi bitirerek düzenli kitap okuma alışkanlığını yeni kazanmış biri olarak zoru başardım. Üzüntü duydum çünkü İnce Memed'in ve daha nice karakterin hikayesi son buldu. Belki bir gün yeniden kitabı en başından okurum ama aynı heyecanı alamayacağımı da biliyorum. Yaşar Kemal bu kitabı 32 yıllık gibi uzun bir sürede yazmış. ''Yaş 35, yolun yarısı eder.'' demiş Cahit Sıtkı Tarancı. Bir insan ömrünün yarısı kadar sürede yazılmış. Bu kadar uzun sürede yazılan romanı ben de sindire sindire okumak, karakterleri bilhassa İnce Memed'i iyice tanımak, olayı boylu boyunca anlayıp kitabın duygusunu tamamen yaşamak için uzun bir süreye yaydım. Fakat istenildikten sonra 2 hafta bir süreçte bile okunabilecek kadar akıcı bir kitap. Daha hızlı ve daha çok kitap okuyanlar 1 hafta kadar sürede bile okuyabilirler.
Serinin en zor, en iyi kitabıydı benim için. En çok macerayı bu kitapta yaşadık, yeri geldi güldük, yeri geldi ağladık, savaştık, dağlardan, karlı yollardan kaçtık, fantastik dünyalara daldık, evliyalar, peygamberler yoldaşımız oldu. Ama sonunda bütün serüven son buldu. Kitabın cümleleri özenle seçilmiş gibiydi. Hem yöresel bir dildeydi, hem de edebiydi. Roman, roman olmanın hakkını vermişti yani. Bazı durumların üzerinde çok uzun durmaları bana gereksiz geldi. Örneğin Anacık Sultan'a sözünü geri aldırma meselesi. Sanırım kitabın bir bölümü bu meseleye gitti. Bu bölümde kitabın gidişatına karşın heyecan katmıştı, fakat bu kadar uzatılması bana göre gereksizdi. Kitapta en sevdiğim karakter Hürü Ana oldu. Sağı solunun belli olmaması, birini severken yermesi, yererken sevmesi kendisini bana yakın hissettirdi. Yaşlanınca Hürü Ana gibi bir kadın olurum sanırım. Kimi karakterleri çok sevdim, kimilerinden nefret ettim. Hepsini tek tek sayamayacağım, kitabın o kadar kalabalık bir kadrosu var ki hepsini tek tek sayıp değerlendirme yapmam mümkün değil. Sadece şunu söyleyebilirim ki, ismi çok kısa bir kısımda kısacık geçenler haricinde bütün karakterler ben de bazı duygular uyandırdı, kimi kötü, kimi iyi duygular. Bu bağlamda şunu söyleyebilirim ki kitabın karakterleri çok başarılı yaratılmışlar. Böylesine güçlü bir romanda böyle kalabalık ve güçlü bir karakter kadrosu ile oluşurdu.
İnce Memed kitabının genel bir değerlendirmesini yaparsak vermek istediği mesaj çok açık. Uzun uzun anlatılıyor, bir sürü serüvene sokuyor, çeşit çeşit duygular yaşatıyor ama mesaj açık. Haksızlığa ve zulme karşı boyun eğmemek. Canın pahasına da olsun hakkın olanı savunmak. Çünkü kitapta da dendiği gibi ''Ağalar, zenginler az. Biter. Fakirler, Memedler çok tükenmezler.''
Eğer hâlâ Memed'in hikâyesini okumadıysanız bir an önce okumaya başlamalısınız.
SPOİLER***
Kitabın benim açımdan tek eksik kalan yönü Memed'in ilk doğan oğlunu bir daha görmemesi oldu. Kitap boyunca kavuşmalarını bekledim ama olmadı. Aradan ne kadar süre geçti bilmiyorum bir ara karşılaştıkları Çocuk Memed'in o olduğunu düşündüm. Baba oğul kavuşsalardı hikaye benim için tamamlanırdı. Bu kısım eksik kaldığı için bir puanı üzülerek kırıyorum.