Erin Gruwell'in gerçek hayatından sinemaya uyarlanan bir başarı öyküsü.Irkçılıgın kol gezdiği karma bir okulda birçok farklı ırktan bulunan ve kendi aralarinda gruplaşan bir sınıfin hikayesi. Öğretmenlerin bile öğrencilerine ayrım yaptığı ve inanmadığı şiddetin yuvası mahallelerden birinde geçiyor yapım.Her zaman "Bunların…devamıErin Gruwell'in gerçek hayatından sinemaya uyarlanan bir başarı öyküsü.Irkçılıgın kol gezdiği karma bir okulda birçok farklı ırktan bulunan ve kendi aralarinda gruplaşan bir sınıfin hikayesi. Öğretmenlerin bile öğrencilerine ayrım yaptığı ve inanmadığı şiddetin yuvası mahallelerden birinde geçiyor yapım.Her zaman "Bunların sonu ya hapishane olacak ya da ayakci olacaklar tabi yaşama şansları yaver giderse" düşüncesinde olan öğretmenlerin yok saydığı bir sınıfta yer alan ogrencilerin okul ve günlük hayatında yaşadıkları zorlukları izliyorsunuz acıma duygusunu en derin şekilde yaşarken.Toplumsal ayrımcılığı, ırkçılığı,şiddeti o kadar çok deneyimlemisler ve toplumsal gerçeklerle yuzlesmisler ki onlar için düşünülen geleceği kabullenmisler.Kimisi okulu bitirmeden hamile kalacağını ve okulu bırakacağını kimisi bir çete üyesi olup sonunun ölüm ya da hapishane olacagi o kadar çok kafalarına sokulmuş ki hiçbir öğretmen ya da aile kısacası hayatlarında olan yetişkin onların bir şeyler basaracagina inanmamış ve inanmamaya devam ediyor ta ki sınıfa idealist bir öğretmen gelene kadar.Erin diğer öğretmenlerden farklı olarak kulağına çalınan sınıf hakkındaki "Umudun olmasın."tarzı yorumları yok sayarak onları tanıyarak farklı bir eğitim sistemi dener.Ögretmeyi sadece akademik yönüyle ele alan sığ düşünceli öğretmenlerden ayrı olarak herkesin umudunu kestiği öğrencilerdeki potansiyeli farkederek onlara şu an yaşadıkları hayatı değiştirebileceklerini aşılar.Erin Carl Rogers'in hümanist eğitim anlayışını benimsemis öğrencilere olan samimi yaklaşımı ile çabalarının meyvelerini toplayacaktir.Birbirlerine düşmanca bakışları grup halinde ilerleyen dostluklara çevirir.Onlara sınıflarinin kendilerine ait özel bir yaşam olduğunu gosterir.Onlara inanmaktan vazgeçmez her ne kadar okulla ve özel hayatıyla sorunlar yasasa da.Onlarin umudu olduğunu bilir ve asla öğrencilerinden vazgeçmez onlar için savasir.Dusuncelerini değiştirmesi için ilk olarak ellerine kitap almamış öğrencilere Nazi Almanyası'nda yasanilmis yine gerçek bir tarihsel olayı konu alan Anne Frank'i okutur ve okula davet ederler yapılan söyleşi ile artık iyi insanların da olacağını deneyimlemelerini saglar öğretmenleri.Gelecegin suçlusu olarak görülen öğrencileri birer başarılı bireye dönüştürme sürecini perdeye aktaran Richard Lagrevenese başrolü Hilary Swank'e vererek en doğru kararlardan birini almış diyebilirim.İdealist bir öğretmenin çabası ile bir hayatın nasıl kökten değişebilecegini gösteren bu film birçok ogretmene ışık tutmalı kanısındayım.Kitaplardaki bilgilerle toplum için şekillendirilmiş robotlar oluşturmak yerine kendinin farkına varmış özgür ruhlu bireyler yaratılmali ki kendi farkındalığını koyabilsin.Filmde herkesin kalbini kazanan öğretmen onlardan kendi hikayelerini yazmalarını ve bunu özgürce ifade etmelerini ister.Ogrencilerin yazma ve akademik olarak büyük gelişmeler gösterdiğini okul bile farkeder.Filmin sonunda yer alan asıl özgürlük yazarlarının fotoğrafıni görürken gurur duyduğumu hatırlıyorum.Kesinlikle izlenmesi gereken bir yapımdır Özgürlük yazarları.Hicbir şey olmaz dedikleri sınıftan ilk defa kendi ailelerinden liseden mezun olan ve üniversite kazanan öğrenciler çıkmıştır.Yok sayılan bir hayat bir baskasinin ellerinde başkalarının hayatlarını değiştirecek güce dönüşebilir ya da tam tersi olabilir.Onemli olan o hayat veren ellerin hangi amac doğrultusunda hareket ettigidir.Unutulmamalidir ki bir mağaradan kömür de çıkarılabilir elmas da.