Spoiler içeriyor
"Gatsby, yeşil ışığa, yıldan yıla önümüzden geri çekilen o heyecan verici geleceğe inanıyordu. O zamanlarda aklımıza gelmiyordu bu, ama fark etmez - yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha da ötelere uzatacağız... Ve derken güzel bir günün sabahında... Böylece akıntıya karşı…devamı"Gatsby, yeşil ışığa, yıldan yıla önümüzden geri çekilen o heyecan verici geleceğe inanıyordu. O zamanlarda aklımıza gelmiyordu bu, ama fark etmez - yarın daha hızlı koşacak, kollarımızı daha da ötelere uzatacağız... Ve derken güzel bir günün sabahında...
Böylece akıntıya karşı kürek çekerek, durmaksızın geçmişe doğru sürükleniyoruz."
Şu an kitabı yeni bitirdim. Ve duygularım o kadar yoğun ki anlatamam. (SPOİLER) Sanki çok yakın bir arkadaşım ölmüş gibi üzgünüm. Zaten hüngür hüngür ağladım. Annemgil beni deli sanıyorlar.
Bu kitabın ilk filmini duymuştum. Ama ilk kitabı okumuş olmak için filmi sürekli erteledim. 3-4 ay önce kitabı okumaya başladım. Ama sarmadı. Şöyle anlatayım. Kitap 50. sayfadan sonra açılıyor ve ben 50. sayfaya kadar okuyup bıraktım.( Bu aralar izlediğim ve okuduğum her şey böyle zaten) Neyse ben de bu aralar bir Dicaprio aşkı başladı. Dedim ben bu filmi izliycem. Ama önce kitabını okuyayım. Ay iyi ki de önce kitabını okumuşum. Her şey gözümde o kadar güzel canlandı ki. Gatbsy'nin evini uzun bir zaman unutamayacağim. Filmde hayalimdeki gibi olmaması beni üzecek.
Kitaptaki en çok beğendim şey yazarın kalemiydi. Yazarın Benjamin Button kitabını da okumuştum ama hiç beğenmemiştim. Yani kitabın konusu güzeldi ama olaylar çok üstün körü ve betimlenmeden anlatılmıştı. Bu kitabında beni bayağ şaşırttı. Çünkü kitaptaki betimlemelere aşık oldum. Çok süslü bir dille yazılmış ve ben okurken hayran oldum. Kitaptaki diğer bir beğendiğim şey ise olayları karakterlerle beraber yaşamam. Evin içinde Nick'e bağırarak küfür ettiğim için bizimkiler yine beni deli sandı.(Nick'e olan nefretim Gatsby'i yeteri kadar sevmemesi, hatta bir aralar onu umursamamasıydi.) Ama kitabın içine öyle bir girdim ki. Onlarla sevinip onlarla üzüldüm. Ve aşırı akıcıydı. 2 günde bitirdim.( Bu benim için büyük bir başarı) Kitabın içine girdim ama karakterleri çok fazla tanıyamadım. Özellikle Gatsby hakkında öğrenmek istediğim çok şey vardı. Keşke onun ağzından yazılmış bir kaç bölüm olsaydı da bize aşkını anlatabilseydi. O ne büyük aşktı ama değil mi? Bakın kitapta açık ara farkla en sevdiğim yer Gatsby'nin aşkıydı. Aşkı için her şeyi yapabilecek bir adamdı. Ve yaptı da. Ya düşünün sırf sevdiği kadın için zengin oluyor. Onun evinin karşısında bir ev alıyor.Ve her hafta belki o gelir diye evinde parti veriyor.Kitaptan bir alıntı ile anlatayım."Demek ki, Daisy'nin gözlerindeki kınama sonucunda, bütün kervansaray iskambil kağıdından yapılma bir ev gibi yerle bir olmuştu." Gatsby bu büyük partileri Daisy için veriyordu. Onun evinin görmesini o kadar çok istiyordu ki. Ama Daisy geldiği ilk partide mutsuz oldu diye evi gözünde bir harabeye döndü. Bu büyük aşkı peki Daisy denen bu kadın hak ediyor mu? Hayır zerre hak etmiyor. Daisy'den o kadar çok nefret ediyorum ki. Bakın böyle iki adamı birden idare eden kadınlar olur ya. Robin gibi. Zaten ondan da nefret ediyorum.( O zaman niye profil fotoğrafın Robin demeyin karmaşık konular. Robin'i sevmiyorum. Ama Robin ve Ted ikilisini seviyorum. Ha Robin ve Barney daha çok yakışıyordu o ayrı. Ayyy nerden nereye geldim) Ya da Kuzey Güney'deki kız gibi.(Diziyi izlemediğim için adıni bilmiyorum.) Bakın işte Daisy'de tam olarak böyle bir insan. Bakin aklima bir örnek daha geldi. Sadakatsiz'de Volkan'ın ikinizi birden seviyorum demesi shwhehen. Kitapta böyle bir bölüm bile var. İkinize de aşığım diyor. Hayır kardeşim hayır. Aşk böyle bir şey değil. Daisy yapılan hiçbir fedakarlığı hak etmedi. Zaten kitabın sonunda da belli etti kendini. Benim Gatsby'me yazık oldu. Sevdiği kişinin suçunu üstleniyor ve ölüyor. Ve kocası ona bir şey yapar diye sabaha kadar evinin önünden ayrılmıyor. Peki Daisy napiyor kocasıyla tatile gidiyor. Karaktersizin tekisin Daisy.
Aslında Gatsby'nin partileri hakkında daha çok konuşmak istiyorum. Partiye yüzlerce insan geliyor (Ben öyle hayal ediyordum) ama çoğu Gatsby'i tanımıyor bile. Evine gidip onun yiyeceklerini yiyen kişiler, onun hakkında saçma sapan iftiralar atıyor.Zaten kitap açık açık gözümüze sokmak istemiş bunu. İnsanlar çok nankör arkadaşlar. En çok üzüldüğüm ise Gatsby'nin o kadar kalabalık içindeki yalnızlığıydı. Az önce rastgele bi çalma listesi açmıştım ve karşıma şu müzik çıktı."Yalniz Ölmek" Her hafta böyle büyük partiler veren, ismi herkes tarafından bilinen birinin yanlız öleceğine inanır mıydınız? Ben inanmazdım. Ama hayat işte.
Şimdi kitabın sonuna gelelim. Bir kaç ay önce After filminde bu kitaptan spoiler yedim diye ağlıyordum. Spoiler şöyledi. Çocuk kıza kitabın sonunda her şey bir hayaldi diyordu. Ben tabi bunu farklı bir şekilde düşündüm o zaman. Dedim kitapta yaşanan her şey gerçek değil miydi? Ama kitabın sonunda her şeyi anladım. Yediğim en iyi spoiler olabilir. Çünkü hayal olan şey yaşananlar değil. Gatsby'nin istedikleriydi. İstediği şeyler sonsuza dek hayal olarak kaldı. Ah be Gatsby'm geçmişe bu kadar takılmasaydın keşke. Ama aşk bu elden bir şey gelmiyor. Vay be bizi de Gatsby gibi seven olur mu?
Yorumumu kitaptan alıntılar yaparak bitirmek istiyorum.
📍"Bir şey kesin ve bundan daha kesin başka bir şey yok
Zenginler daha zengin oluyor, yoksullar da çocuk yapıyor
İki arada bir derede...” Bakın burayı okuduğum zaman o kadar çok gülmüştüm ki. Çünkü şu an tam olarak dünyayı özetliyor. "Şehirlere bombalar yağardı her gece biz durmadan sevişirdik."
📍"...ve artık bu tür şeylerin tamamını yaşantıma geri getirecek ve bütün uzmanlar icinde en sınırlısına, “çok yönlü” insana dönüşecektim yeniden. Salt nükteli bir söz etmek adına söylemiyorum bunu; yaşama tek bir pencereden bakmak, çok daha fazla basarı getiriyor sonuçta."
📍"Düzeltmek için kendi gücünüzü tükettiğiniz şeylere yeni gözlerle bakmak, her durumda hüzün verici oluyor."
📍"... tek bir düşün ardında o kadar uzun süre yaşamak için çok yüksek bir bedel ödediğini anlamış olmalıydı."
📍"... eşyaları ve yaratıkları ezip geçiyorlar, sonra paralarına, sonsuz umursamazlıklarına ya da onları her ne bir arada tutuyorsa ona sığınıp kendi pisliklerini başka insanlara temizletiyorlardı..."
📍“Ona âşık olduğumu fark ettiğim zaman nasıl şaşırdığımı sana anlatamam, dostum. Bir süre onun bana tekmeyi basmasını bile umdum, ama yapmadı, çünkü o da bana âşıktı. Benim çok şey bildiğimi düşünüyordu, çünkü ben ondan daha farklı şeyler biliyordum... Ya, al bakalım işte, hırslarımın çok uzağında, her geçen dakika daha da derinden seviyordum ve birdenbire umursamaz hale geldim. Ona, yapacağım şeyleri anlatırken daha iyi zaman geçirebiliyorduysam büyük şeyler yapmanın faydası neydi?”