Spoiler içeriyor
Bir deney vardı. Özellikle zamanında Nazi kamplarında sıklıkla yapılıp daha sonra günümüze uyarlanan "İnsan ahlaki olarak değer yargılarını hiçe sayıp, bu yargılar dışında ne kadar ileri giderek otoriteden uzakta karar alır?" sorusunun cevabını taşıyan nitelikte korkunç bir psikolojik deney. İsmini…devamıBir deney vardı. Özellikle zamanında Nazi kamplarında sıklıkla yapılıp daha sonra günümüze uyarlanan "İnsan ahlaki olarak değer yargılarını hiçe sayıp, bu yargılar dışında ne kadar ileri giderek otoriteden uzakta karar alır?" sorusunun cevabını taşıyan nitelikte korkunç bir psikolojik deney. İsmini inanın unuttum ama (Araştırıp bulduuum) galiba "Ahlak Deneyi" diye aratırsanız bulursunuz. Şöyle ki bu deneyde ahlaki vicdan yargılarınızı bir otorite faktörünün baskısı altında ne kadar sınır tanımaz hale getirirsiniz. Devamını "Milgram Deneyi" olarak aratabilirsiniz. Upps! Squid Game'i böyle yorumlamaya başlamak... Biraz fazla oldu, biliyorum. O zaman şu soruyu soralım (lütfen, son bölümü hafızamızdan silerek) neden ahlaki değer yargılarından girdim?
Cevap çok klasik. "Ölüm" ifadesi ve otorite kavramının her bölümde öne çıkışından. İlk bölümden sonra odaya gidip Abime bizzat Milgram Deneyi'ne çok benziyor dedim. Bu diziyi izlememi sağlayan 4 yaşındaki öğrencilerime, Kadıköy sokaklarına yerlere Squid Game kartı atanlara teşekkür ederek devam ediyorum.
Ana nokta: Para. Peki, asıl soru şu bu dizide otorite "para" mı yoksa "bu oyunu kuran kişi/ler mi?". Ben bu sorunun içinden pek çıkamadım. Bölüm ilerledikçe kendinizi bu oyunlara katılmış olarak hayal ettiğiniz de bir sonraki oyunda ölecek olmanıza mı takılırdınız yoksa birilerini öldürecek olmanıza mı? Bu soru biraz tren sorusuna benzedi. Tabi evrilmiş halde biraz. Genel olarak dizinin ilk amacını çok beğendim ve çok büyük keyif verdi. Bir deney yapar gibi başladı. Eleştirel bir yapım olma özelliğini korumak isteyip eğer devam etme kararı verip, son bölümü çekmeselerdi şayet belki hakkında daha çok konuşulurdu. (Daha ne kadar konuşulabilirse?)
Aslında bu kadar çok konuşulmasının, bu kadar çok tepki almasının ve bu kadar fazla etkilemesinin nedeni galiba zeka işi olması. Etkileyici bir şekilde kurgulanabilir bir hali var. Özenilerek hazırlanmış. Evet, eksiklikleri var ama kabul edelim son zamanlarda gerçekten böyle bir yapım izlemeye ihtiyacımızın oluşunu. Benim için dizileri izlenebilir kılan bölüm bitişleri, bölüm sonundaki kurgu. Ya çok etkileyici bir mesaj vermeli ya da diğer bölümü merak ettirmeli, ki bu dizide her ikisi de vardı. Person of Interest izlerken çok yaşardım bunu. Biraz o keyfi almış olmak, diziye karşı daha fazla meraklı hale getirdi beni.
Oyunların, daha doğru ifadeyle kayıpların insan üzerinde sağladığı bilinci ve sosyal sınıf farklılıkları içinde hala "Eşit şartlarda" ifadesinin kullanılması, son üç kişi kaldığında giyinilen kıyafetlerin sadece "tek cinse" ait oluşu, erkeklere, birçok şeye karşı yapılan küçük eleştiriler. Bu küçük tabiri benim henüz o topluluk hakkında pek fazla bilgiye sahip olmayışımdan kaynaklanan ifadeyi daha etkileyici hale getirmek için kullandığım mecaz. İçgüdüsel olarak herkesin yalnız ölme korkusundan grup kuruşu, bu gruplarda ilişki başlatabilmek adına "isim" sormak ve bir bağ kurma çabası ve her yerde eksik olmayan "zorbalık", ek olarak da uyuma vakitlerinde kişilerin kuraldışı bir durumla karşılaştığında "kolaylığı" seçmek adına "öldürme" eyleminde bulunuşu (Egolarını keşfetmeleri).
Zaten insan genellikle kötü değil bencil olma eğilimine sahiptir. Joker filmininde de bu kadar ilgi görme nedeni buydu. Bir şema yok, insanların durumlara ve olaylara bağlı olarak ahlaki açıdan ne kadar sapacağı ve yaşadığı şartlarda bu durumun neyi ifade ettiği var. Ahlak işte tam da bu. Eğer irade ve bilinç sahibiyseniz ve benliğinizi tamamlanabilir kıldıysanız ne aşırı toplumcu ne de aşırı bencil olursunuz. Tıpkı o cam oyunundaki gibi doğru olan camların üzerinden hızlıca atlar, dengeyi korursunuz (bu benzetme şahsiydi, dizideki anlamını hiç sorgulamadım).
Aslında sosyolojik ve psikolojik çok alt anlamlar yüklenebilir bir dizi olmuş. Ama neden o son bölüm?! Neyse.. Bu kadar ilgi görmeyi hakketmiş.
Bu arada "Unfolded (OST)" müziğine baaa-yııl-dıım!