Elizabeth Is Missing Harika eşsiz ve güzel detaylara sahip bir yapımla geldim. BBC yapımı olan bu film aslında uzun vadede kişisel hayata ve ağır bir tempoda giden hastalıklı bir bireyin yaşadıklarına değiniyor. Ben aşırı beğendim bakalım yorumum nasıl olmuş. Sinematografisine…devamıElizabeth Is Missing
Harika eşsiz ve güzel detaylara sahip bir yapımla geldim. BBC yapımı olan bu film aslında uzun vadede kişisel hayata ve ağır bir tempoda giden hastalıklı bir bireyin yaşadıklarına değiniyor. Ben aşırı beğendim bakalım yorumum nasıl olmuş.
Sinematografisine ve bitmeyen Britanya yeşilliklerine bağlı kişisel aksanların sakin ve baş ağrıtmayan güzellikte başlayan film ilk dakikalarında dikkatimi burasının çekmesi ile yazıma başlamak isterim. Alzheimer hastası olan Maud'nun geçmişi ve geleceğinde ki duygu yüklü ve ailesi ile geçirdiği zor hastalıklı süreci izliyoruz. Ben çok fazla hastalık çerçevesinde yapılan filmleri izledim ki bana bu film o kadar ağır gelmedi, aksine hepsinden iyi anlatılan konusuna bağlı oyunculuğu ile harika iş çıkartan Glenda'ın başarısı olduğunu söylemek isterim bu durumun.
Lâkin bazı kişiler için yoğun ve yorucu geçek olan bu yapım beni duygusal yaptığı ve gözlerimi doldurduğu sahneleri ilede sizin de yüreğinde üzüntü ve duygusal ağlama yapacaktır. Bu kadar derin konusu aslında alzheimer hastası olan Maud'nun arkadaşı Elizabeth'in kaybolması ile onu aramasını izliyoruz. Bu süreçte genç yaşta kaybettiği ablasını da bulmasının geçmiş acılarını ve görsellerinde görüyoruz.
Gelecek ve geçmiş arasında kalan karakterimiz aslında bu süreçte, ablasını özlemle andığını ve ne pahasına olursa olsun bulacağını görüyoruz. Evet bazen ailesi alzheimer hastası olan annelerine inanmasalarda verdikleri o empati üstü duygu aslında ana karakterimizle olan bağımızı güçlendiriyor. Eski Parlamento üyesi olan ve gençliğinden beri oyunculuğu ile kendi ve dünya oyunculuk performanslarına yön veren Glenda Jackson bu yapımda kendi yaşına uygun karakterine ve alzheimer hastası olan bir bireye girişini eşsiz, yoğun ve karakterine hissetirmediği yorucu ve yıpranışlarını göstermemesi harika bir detaydı.
Aslında alzheimer hastalığın aile içinde ve kendi içinde kısa sözü ile anlattığı filmde ki o cümle beni filme âşık etti. (Duygularım göğsümde sıkıştı ve onları anlatmakta güçlük çekiyorum) cümlesi tüm filmi anlatıyordu. Gençlik yıllarını da Liv Hill oyuncumuzun oynadığı yapım, Helen Behan'ın oyunculuğu ile devam eden küçük ve kendine öz karakterlerine anlam katmayı başarmışlardı. Çok fazla anlatılacak detay varken hâlâ anlatamadığım detayları için üzgün olduğumu da buraya eklemek isterim.
Son satırıma geliyorken, diyecek sözlerin ve empatilerin yazıya zor döküldüğü yapımda alzheimer hastasına ve ailesine yapılan empatiyi tüm aileler tarafından izlenmeli. Dekor, kostüm, atmosfer ve geçmiş anılar ile dolu kurgu hikâyesine bayıldım. İngiliz'lerin yaptığı insan ayrıştırmayı da görmedim değildi. Tek kusur bence buydu. Zevkle izlemeler dilerim şimdilik ama daha fazla yazmak isterdim hatırlatmasını yapmak isterim bir daha. Keyifli izlemeler.