oidipus'un başına neden bu korkunç olaylar geliyor ki? çünkü kendisi hem masum hem de yiğitçe işler başarıp halkı kurtardığı için kral oluyor, bu haksızlık değil mi? iste asıl hikaye oidipus'un babasıyla başlıyor. babası laios başka bir kente arkadaşını ziyarete gidiyor,…devamıoidipus'un başına neden bu korkunç olaylar geliyor ki? çünkü kendisi hem masum hem de yiğitçe işler başarıp halkı kurtardığı için kral oluyor, bu haksızlık değil mi? iste asıl hikaye oidipus'un babasıyla başlıyor. babası laios başka bir kente arkadaşını ziyarete gidiyor, arkadaşının oğluna tecavüz ediyor. oğlan intihar ediyor. laios eşcinselmiş meğer. neyse oğlanın babası zeus'a yalvarıp adalet istiyor. işte bu cezanın niteliği çok mühim. çünkü nasıl bir suç islediysen antik yunan tragedyalarında benzer bir ceza kesilerek sembolik bir bağ kurulmak zorunda, tekrar düzenin sağlanması için. haliyle ceza laios'un oğluna kesiliyor. laios'un oğlu olursa korkunç suçlar işleyip ölmesine karar verir tanrılar. derken laios karısı lakoste ile çok sarhoşken yatar. ve karısı böylelikle hamile kalır, kader yavaş yavaş gerçekleşir. suç ceza ile birleşir, kozmik düzen ve adalet yeniden sağlanmış olur.
burada çok ilginç bir şey var, antik yunan düşüncesinde kader dediğimiz şeyin hep geçmiş kuşakların etkisi altında olması. yani hep babalar suç işliyor oğullar ise bedel ödüyor. hatta o suçun kefaretinin ödenmesi için birkaç kuşak bile geçmesi gerekiyor. hayır sadece oğullar da değil tüm bir toplum etkileniyor. kıtlık oluyor, veba oluyor, yaratıklar şehri ele geçiriyor falan. bu durumun günümüzde de çok farklı olmaması ilgi çekici. yaşadığımız iklim krizi, savaş, göç, ekonomik kriz vd. her şeyin sorumlusu bizden öncekiler. bedelini ise evlatlar ödüyor. ve buna da daima kader diyor ebeveynler. z kuşağına laf ediyorlar, beğenmiyorlar falan gelip. oidipus da anasına hallenmişti zaten.
oysa evlatlar ebeveynlerinin suçlarının cezasını öderlerse çok yazık olur. tersine onlarla alay etmeli, onların suçlarını yüzlerine vurmalı, tutarsızlıklarını, saçma sapan düşüncelerini, geri kafalılıklarını, doyumsuz trajikomik ve vasat olduklarını göstermeliler. bir sonraki nesil bir önceki nesli yenemez ve onunla alay edip gülemez onu aşamaz ise antik yunan tragedyalarındaki gibi kendisi bedel ödemeye mahkum kalacak, kaderini ebeveynlerin lanet ve suçları belirleyecek, kendileri belirlemek yerine.
ne demektir kader? fatum yani özgürlüğün yok anı. oidipus ne denli iyi şeyler yapıp kral bile olsa özgür değildi. bizler de oidipus ne kadar özgürse o kadar özgürüz yirmi birinci yüzyılda.
tragedyalar hala hayatta, varlığını sürdürüyor. bunak babaların suçlarının kefaretini ödemeye devam ediyor evlatlar. toplum adaletsizlikten yozlaşıyor, şimdi veba sifenks değil ama pandemi de var. değişen pek bir şey yok yani.
luc ferry çok güzel anlatıyor oidipus'un arka planını: https://youtu.be/WYXQqwXOHSM