Dersu Uzala (1975) Akira Kurosawa, 1971 yılında kariyerinin kötü bir dönemini yaşamaktaydı çünkü çekmeyi düşündüğü yeni filmleri için talep ettiği fonları Japon stüdyoları, 1970 yılında çekmiş olduğu kariyerinin ilk renkli film olan “Dodes’kaden”in ticari başarısızlığı sebebiyle, reddediyorlardı. Tüm bunlara oldukça…devamıDersu Uzala (1975)
Akira Kurosawa, 1971 yılında kariyerinin kötü bir dönemini yaşamaktaydı çünkü çekmeyi düşündüğü yeni filmleri için talep ettiği fonları Japon stüdyoları, 1970 yılında çekmiş olduğu kariyerinin ilk renkli film olan “Dodes’kaden”in ticari başarısızlığı sebebiyle, reddediyorlardı. Tüm bunlara oldukça içerleyen Akira Kurosawa, yeteneğini sorgulamaya başlamış ve ruhsal bir bunalıma girmişti. Hatta intihara bile teşebbüs etmişti.
Bir zamanlar çok büyük filmler yapabilme duyarlılığını, kalbi kırık Akira Kurosawa’nın hem kendisine hem de tüm sinema dünyasına hatırlatma fırsatını yaratacak teklif bir Sovyet stüdyosu olan Mosfilm’den gelince Akira Kurosawa, kariyerinin en başlarında, 1930’ların sonunda çekmeyi düşünüp sonradan vazgeçtiği Dersu Uzala’yı 3 yıllık titiz bir çalışmanın sonunda, ilk defa Japonca dışında yabancı dilde, 1975 yılında çekerek adeta yeniden doğar ve 1976 yılında da “En İyi Yabancı Film” oscar ödülünü kazanır.
Dersu Uzala, Rus kaşif ve topograf Vladimir Arsemiev’in bir grup askeriyle, Batı Sibirya’nın vahşi doğasına harita yapımı keşif gezisi için gittiği zaman tanıştığı yaşlı dağ adamıyla yaşadığı anılarını yazdığı bir kitabın sinemaya uyarlaması.
Türk-Moğol Mitolojisinde "Orman Ruhu" adı verilen ve burada yaşayan canlıları koruyan bir ruh olduğuna inanılır. Yakut Türkleri ona "Tayga" adını verir. Tayga, avcıların koruyucu ruhu sayılır ve "Ak Saçlı ve Ak Sakallı Yaşlı Bilge Adam” arketipi şeklinde tasvir edilir.
Dersu Uzala da ormanla tamamen bütünleşmiş bilge ve maneviyatı yüksek bir tayga gibidir. Bir süre önce karısını ve çocuklarını çiçek hastalığından kaybetmiş ve bu acı olaylardan sonraki tüm yaşamını, karısının ve çocuklarının ormanın içindeki ruhlarını doyurmak ve onları sıcak tutmak amacıyla evsiz ve doğal sığınaklar içinde geçirmektedir. İhtiyacı olandan fazlasını ormandan istemez ve her canlının yaşamına büyük saygı duyar.
Dersu Uzala bize, doğanın bozulmamış yüzünün etkileyici güzelliği içinde hem doğanın acımasız gerçeklerini hem de doğanın ilahi ruhunu keşfetmeyi öğretir. Hatta bununla da yetinmez; doğanın güzelliklerini ve ilahi ruhunu medeniyet dediğimiz rahat yaşamla takas ettiğimizde maruz kalacağımız kayıpları da öğretir.
İnanın bana ormanın bu yaşlı bilgesinden çok şey öğreneceksiniz. Ona hayran kalacaksınız. Kendi adıma film bitmesin istedim Dersu Uzala’dan ayrılmamak için. Son sözümde, Akira Kurosawa’ya.. O, sinema tarihinin gelmiş geçmiş tartışmasız en iyi yönetmenlerinden biri. İyi ki yılmadan üretmiş ve zihinlerimizde iz bırakan filmlere imza atmış. Kendisini şükranla anıyorum.
Akira Kurosawa’nın bu filmini mutlaka izlemelisiniz ..