Çekmeceler Bu güzel filmi bir arkadaşımızın önerisi ile hemen izledim. Gerçek hikâyeden uyarlanan film, benim konusu ve anlatım biçimi ile de ilgimi çekti. Hem de yönetmenlerin bu sene Bergen filmini çektiği kişilerin filmi olması da beni gaza getirdi. Gelin düşüncelerimi…devamıÇekmeceler
Bu güzel filmi bir arkadaşımızın önerisi ile hemen izledim. Gerçek hikâyeden uyarlanan film, benim konusu ve anlatım biçimi ile de ilgimi çekti. Hem de yönetmenlerin bu sene Bergen filmini çektiği kişilerin filmi olması da beni gaza getirdi. Gelin düşüncelerimi okuyalım.
Çocukluğunda yaşadığı travmalar, ilgisizlikler, tecavüzleri gizli saklı gösteren film, aslında yönetmenin çok gizli saklı birşeyleri anlatması ile de ilgimi çekti. Yönetmenlerden M. Caner Alper hem öyküsünü yazarken diğer yönetmen olan Mehmet Binay'ın üslendiği film, 2015 yapımdır. Tamamen sex bağımlığını anlatan film, Deniz karakterimizin çekmecelerinde sakladığı hayatını gösteriyordu.
Deniz karakterinden yola çıkarak başlayan film, aslında yan karakterin yaşantılarına da giriyordu. Bu durumda aslında, Kadınların ve kadın olan bireylerin yaşadığı zorluklara da değinilmişti. Sex olarak görmememiz gerektiğini çok inçe ip üstünde anlatıyordu yapım. Dev oyuncuları ile. Yan oyunculardan ilgimi çeken Tilbe Saran, Taner Birsel ve Pınar Töre'nin oyunculukları ile inanılmaz bir film yapmaya yetmişti.
Deniz karakterini canlandıran Ece Dizdar'da gerçekten harika bir performans çıkarması ve sex bağımlısı olan bir kadını canlandırması ile içinde yaşadığı psikolojik evreleri çok iyi vermişti. Annesinin sevgilisi tarafından taciz uğraması, babasının dövmesi, insanların ona sex işçisi olarak bakması ve aslında sevgi duygusunu arayan Ece Dizdar'ın karakteri benim 2022 yılında izlediğim en iyi film karakterlerime şimdiden adını yazdırdı.
Özgürlüğünü eline alamayan yapma, dur, sus, sakın sözcükleri ile "her şey" bir "oyundu" kelimesi çok acı bir gerçek gibi geliyor. Belki de yaşamamız, kararlarımız ve hayatımızı bizim vermediğimiz kararlarda değil, ailemizin verdiği kararlarla devam ediyoruz. Bunu hissettiğimi şu an fark ediyorum. Son sözlerime geliyorken, özgürlük göreceli birşeydir. Yaşamımızın neyle çizildiğini fark ettiğimizden, o çizgiden dışarı çıktığımızda aslında özgürlüğün sınırsız bir şey olduğunu anlarız iyisi ve kötüsü ile. Ece Dizdar bize bence kötü tarafını harika anlatmıştı.
Tabii son yazıma geliyorken, bu süreçte yönetmenlere çok yüklendiklerini okudum bazı yazılarda. Türkiye'de bu kadar çığır açacak bir yapım yapmak zordur. Hep baskılar, saçma yazılarla süslü yönetmene karşı kötü sözlerle üstüne yürümek. Belki de filmde ondan geçmişe çok takılmıştı yönetmenler. Strese girdikleri için geçmişe aslında bu kadar önemli ve hayat değiştirici özelliğini anlatmışlardı. Çok yazacağım cevaplar ve bitmeyecek kelimelerim var ama daha fazla sizi tutmak istemiyorum. Keyifli izlemeler diliyorum.