THE WITCHES OF EASTWİCK - KASABANIN CADILARI (1987) Yeni filmlerden bir cacık olmadığını görünce bendeniz de siz değerli Grup Üyeleri ve Sinema severlere eskide kalmış ama asla eskimeyecek inciler arasından seçkiler yapıp adeta Arkeolog titizliği ile çalışmaya gayret edip tanıtmaya…devamıTHE WITCHES OF EASTWİCK - KASABANIN CADILARI (1987)
Yeni filmlerden bir cacık olmadığını görünce bendeniz de siz değerli Grup Üyeleri ve Sinema severlere eskide kalmış ama asla eskimeyecek inciler arasından seçkiler yapıp adeta Arkeolog titizliği ile çalışmaya gayret edip tanıtmaya devam ediyorum. Bu sefer ki seçkim çok özel. Ergenliğime denk gelip; özel efektler, kadınlar ve Şeytan konusunda uzun uzun düşünmemi sağlamış bir mini başyapıt. Filmin yönetmeni, 2015 yılında 70 yaşında MAD MAX FURY ROAD - ÇILGIN MAX ÖFKELİ YOLLAR gibi bir efsaneyi; aksiyon çektiğini zanneden çoğu yönetmenin suratına tokat gibi çarpan George Miller. Siz şimdi bir de daha genç hallerini görün?
Tüm arzularını tatmin edebilecek bir adamın hayalini kuran Alex, Jane, ve Suki; Darly Van Horne (Jack Nicholson) adında gizemli bir adamın kasabaya taşınması ile uzun süren yalnızlıklarından uyanırlar... Bu esrarengiz adam onların aradığı şeytandır... Üç kadına da aynı anda yakınlık gösteren bu adam kadınların içindeki “Cadıyı” ortaya çıkarıcaktır... Oscar’a aday gösterilen Kasabanın Cadıları sıra dışı bir kara komedi.
Yönetmen kusursuz, kadro? Daha da kusursuz! Ağzımızı sulandıracak kadroya şöyle bir bakalım?
Aslen kariyerine müzik ile başlayan ama mesleğine oyunculuk ile devam etmeyi seçen Cher. 1984'de hakkıyla elde ettiği Oscar ödülü adaylığını 1988'de MOONSTRUCK - AY ÇARPMASI filmiyle kazandı. Bir diğeri defalarca kez aday olduğu Oscar ödülüne DEAD MAN WALKING - ÖLÜM YOLUNDA (1995) kavuşan Susan Sarandon. Ve 3 kez Oscar Adayı olmayı başarmış güzeller güzeli Michelle Pfeiffer. Jack Nicholson'ı övmeye kalkarsam sanırım zaten aptal durumuna düşerim. Bu üç Peri ile baş etmesi için seçilmiş yegane ve doğru isim.
Hani günümüzde çekilen çakma 'güçlü kadın' imajlı filmler var ya, bu filmin yanından geçmeyi bırakın karşı kaldırımdan göz göze bile gelemezler. Muhteşem bir yapım ve beklentilerin çok ama çok ötesinde sahnelere sahip. (Çekildiği yıldan söz ediyorum.)
Star Wars (Yıldız Savaşları) serisinin de müziklerini yapan aşmış sanatçı John Williams'ın bu film için yaptığı enfes ana tema müziğinin Oscar'a aday gösterildiğini de dip not olarak düşeyim. En iyi ses kurgusu dalında bir adaylığı daha var.
Bambaşka, çok farklı ve ufuk açıcı bir film. Kişisel zevklerim arasındaki en parlak incilerden biri. Arşivinize katmasanız da en az bir kez izleyip ne demek istediğimi anlayın. Her ülkede kadın olmak zordur, ama bunu bu kez bir iblis kendi gözleriyle görecek!! 🙂