Spoiler içeriyor
İçinde mutlulukla alakalı çok güzel bilgilerin yer aldığı bu kitabı öneriyorum. Şimdi kitaptan birkaç kelam: "Bu yüzden bilgelikten nasibini almamış olanlar, tabiri caizse cehalete daha yakın olanlar, mutluluk ve iyilik kavramı arasındaki ilişkiyi kurmaya muktedir olmayacaklar ve mutluluk ile haz…devamıİçinde mutlulukla alakalı çok güzel bilgilerin yer aldığı bu kitabı öneriyorum.
Şimdi kitaptan birkaç kelam:
"Bu yüzden bilgelikten nasibini almamış olanlar, tabiri caizse cehalete daha yakın olanlar, mutluluk ve iyilik kavramı arasındaki ilişkiyi kurmaya muktedir olmayacaklar ve mutluluk ile haz arasındaki ayrımı yapamayacaklardır."
"lakin içerisinde arzu barındıran aşklar, keder de barındırır ve aynı yücelikte değillerdir, yine de âşıkların da sevince erişmesi mümkündür. Tamamıyla dünyevi kişilikler ise yalnızca maddesel varlıklara karşı bir arzu içerisindedirler. Onlar ve talihsiz bir kader ile sürüklenenler için ise bu sevinç mertebesinden bahsedilmez."
5. Mutluluk Kötülüğü, Mutsuzluk İse Erdemi Ortaya Çıkarır (Francis Bacon)
"Mutlu savaşçı, savaş zamanındaki zorlu yaşantısı ve huzurlu evine duyduğu özlem arasındaki dengeyi kurabilendir."
"Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?" Nazım Hikmet
"Sebebi, sevginin bir yanının ayrı düşmüş olması" 1platon yine Şölen eserinde cinsiyetlerin hikâyesine değinir. İnsanların güçlerinin artmasından endişelenen Zeus, dört kollu ve dört bacaklı olan insanları ortadan ikiye ayırarak kadın ve erkeği yaratmıştır. Böylelikle insanlar ömürleri boyunca"diğer yarılarını"arayarak tamamlanmak istemektedir. " O zaman genel anlamda, sevgi, iyiye ebediyen sahip olmaya duyulan sevgidir. "dedi. Ben de onayladım.
" Özellikle de sevgi, iyilikle beraber düşünülür; ölçülülük ve adaletin de eşlik etmesiyle, ister tanrılar ister insanlar arasında olsun, en büyük güce sahiptir; bizleri üzerimizdeki tanrılarla ve birbirimizle dost kılar. " Platon
İnsanların çoğu beğendikleri şeyler bakımından aşağılık bir zevke sahiptir, hayvanlara yaraşır bir ömrü benimserler; yönetici durumundaki pek çok kişinin Sardanapalus 1 ile aynı zevkleri paylaştığını söyleyerek kendi davranışlarına zemin hazırlarlar. 1 Asur'un sonuncu kralıdır. Zevkine çok düşkün olduğundan, ölümünün dahi şehvet içinde gerçekleştiğinden bahsedilir.
Ancak bu dahi bir miktar yetersiz görünmektedir; erdeme sahip olmak, uykuda olmakla, ömür boyu hareketsizlikle hatta büyük acılarla ve talihsizliklerle de bir arada olabilir. Fakat her şeye rağmen bir iddiayı sürdürmüyorsa bu tecrübelerden geçen kimseye mutlu demeyeceklerdir.
Dünya üzerinde, mutluluk kadar çok konuşulan fakat bir o kadar da az anlaşılan bir konunun daha olmaması pek muhtemeldir.
Hayattaki gerçek mutluluk, endişelerden uzak olmak, Tanrı'ya ve insana karşı görevlerimizi anlamaktır; geleceğe dair kaygı dolu bir bağımlılık hissetmeksizin anın tadını çıkarmaktır. Bu, kendimizi umutlar yahut korkularla oyalamak değil, elimizde olan ve bize fazlasıyla yetenle tatmin olmaktır; böyle görebilen hiçbir şry istemez. İnsanlığa sunulmuş en büyük nimet, bizim içimizde ve erişimimizdedir lakin bizler gözlerimizi kapatır, karanlıkta kalmış insanlar gibi davranırız; aramakta olduğumuz şeyin üzerine düşeriz, yine de onu göremeyiz. "Dinginlik zihnin bir mertebesidir, kaderin getirdiği hiçbir koşul onu ne yüceltir ne de değerini düşürür."
Ölümün gözlerinin içine bakabilen ve onu selamlayabilen kişi, fakirlik mertebesine ulaşmış, arzularını dizginlrmiştir; bu kimse, bozulamaz hazları edinerek tanrısal inayete erişmiştir. Bayağı zevkler temelsiz, zayıf ve yüzeyseldir fakat diğerleri sağlam ve ebedidir. .. "Temeli için bilgelik ve erdem; ne yapmamız gerektiğinin bilgisi ve iradenin o bilgiyle uyumluluğu."
Hakiki Aşk, Herhangi Bir Zatın Hazır Bulunuşunun Tasavvuru Sebebiyle Sevinmektir(İbn Sina 980-1037)
Mutluluk Kötülüğü, Mutsuzluk İse Erdemi Ortaya Çıkarır(Francis Bacon 1561-1626)
"Siz öyle düşünmediğiniz sürece hiçbir şey acınası değildir ve siz ondan memnun olmadığınız sürece hiçbir şey mutluluk getiremez." (Boethius, Felsefenin Tesellisi)
Âşık olduğum zamanlar, dünyanın en mutlu insanıydım fakat bir kalbi olmayanı kimse sevmez. Bu yüzden ben de Oz'dan bana kalp vermesini isteyeceğim. Eğer verirse Munchkin kızına gidip onunla evleneceğim.
"Ben kalbi seçerim" dedi Teneke Adam "çünkü beyin kimseyi mutlu edemez ve mutluluk dünyadaki en iyi şeydir."
Onu en çok endişelendiren ekmeğin bitmek üzere olmasıydı, kendisi ve Toto bir kez daha yemek yediklerinde sepeti bomboş kalacaktı. Teneke Adam da Korkuluk da hiçbir şey yememişti ama o, tenekeden ya da samandan yapılmamıştı ve yemek yemedikçe yaşayamazdı.
"Mutluluk;düşündüğünün, söylediğinin ve yaptığının uyum içinde olmasıdır." Mahatma Gandhi
Mutluluğu Ararken Ona İlk Rastladığımız Rotada Israrcı Olmamızdan Daha Doğal Ne Vardır?
Erotik öncelikleri olan bir erkeğin, duygusal ilişki tercihleri diğer bireylere yöneliktir;kendine yeterli olmaya meyilli narsist kişiler, esas tatmini kendi zihni süreçlerinde ararlar;eylem insanları ise güçlerini daima sınama imkânları bulunan dış dünyadan hiçbir zaman vazgeçmezler.
"İlaçlar, mutluluğun çözemediği hiçbir şeyi çözemez." Gabriel Garcia Marquez
Mutluluk, Zorluklara Karşı Kazanılan Zaferin Dışavurumudur(Alfred Adler 1870-1937)
"Mutluluk son derece sıradan şeylerdir. Bir masada, sandalyede, sayfaları arasına kâğıt bıçağı sıkıştırılmış bir kitapta... Gülün düşen taç yaprağında, biz sessizce otururken titreşen ışıkta yahut belki de aklımıza düşen önemsiz şeylerde ve aniden onlardan bahsetmemizde..."(Virginia Woolf[Dalgalar])
KÜÇÜK PRENS
Fakat eğer beni evcilleştirirsen birbirimize ihtiyacımız olur. Benim için dünya üzerinde eşin benzerin olmaz. Benim de senin için eşim benzerim olmaz.
" Anlamaya başlıyorum. "dedi Küçük Prens. "Bir çiçek var. Sanırım o beni evcilleştirdi."...
Sonra konuya geri döndü.
"Benim hayatım çok sıradan" dedi tilki. "Ben tavukları avlarım, insanlar da beni. Tüm tavuklar birbirinin aynısı ve tüm insanlar da birbirinin aynısı. Bu yüzden de biraz sıkılmış durumdayım. Ancak beni evcilleştirirsen güneş benim hayatımı aydınlatmak için doğuyormuş gibi olacak. Diğerlerinden farklı olan o tek bir adımın sesini tanıyacağım. Diğer adımların seslerini duydukça yeraltına koşarım. Seninkilerse, tıpkı müziğin sesi gibi, beni yuvamdan dışarı çağıracak. Hem bak! Tüm bu buğday tarlalarını görüyor musun? Ben ekmek yemem. Fakat senin altın rengi saçların var. Artık altın rengi başaklar bana seni anımsatacak. Ben de rüzgârda titreşen buğdayların sesini seveceğim. "