Spoiler içeriyor
aldous huxley'in nedense pek bilinmeyen ama okuyanın algılarını mutlaka degiştiren ve iz bırakan eseri. beni en çok büyüleyen şey cennet cehenneme dair tespitleridir. zihnim algılamakta güçlük çekiyor ve oldukça sıkıcı buluyor çünkü kutsal kitap anlatılarını. ama huxley zihnin öteki yanına…devamıaldous huxley'in nedense pek bilinmeyen ama okuyanın algılarını mutlaka degiştiren ve iz bırakan eseri. beni en çok büyüleyen şey cennet cehenneme dair tespitleridir. zihnim algılamakta güçlük çekiyor ve oldukça sıkıcı buluyor çünkü kutsal kitap anlatılarını. ama huxley zihnin öteki yanına uzanan yolculuğu, algı kapılarının ötesini keşfederken müthiş gözlemler yaparak şaşırtmıştı. mesela meskalin kullanımı ile meydana gelen değişiklikleri şöyle sıralıyor:
1. anımsama ve mantıklı düşünme yeteneğinde azalma olmuşsa bile çok azdır.
2. görsel izlenimler güçlenir, göz çocukluğun önyargısız algısının birazını yeniden kazanır. ancak duygularla algılananlar derhal bir kavrama dönüştürülemez. uzama olan ilgi ortadan kalkar, zamana olan ilgi neredeyse sıfıra düşer.
3. yine de zihin hicbir şekilde zarar görmemiştir, algılama olağanüstü güçlenmiştir ancak irade daha kötüye doğru derin bir değişim geçirmiştir. meskalin kullanan kişi herhangi bir şey yapmak için hiçbir neden görmez ve normalde onu harekete geçirecek çoğu nedene derin bir ilgisizlik duyar. onun bu tür şeylerle çanı sıkılmaz, çünkü düşüneceği daha iyi şeyler vardır.
4. bu iyi şeyler dışarıda veya ıçeride ya da iç ve dış her iki dünyada aynı zamanda veya arka arkaya yaşanabilir.
"eğer algı kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü; sonsuz." william blake
"doğası gereği her vücut bulmuş ruh tek başına acı çekmeye ve zevk almaya mahkumdur."
"cennetteki kutsal varlıklar hiçbir şey yapmazlar, sadece var olmak onlara yeter. ...eylem zihnin bölgesinin sakinleri için doğal değildir. meşgul olmak bizim varlığımızın yasasıdır. onların yasasıysa hiçbir şey yapmamaktır."
"görsel deneyim her zaman keyif verici değildir. bazen berbattır. burada bir cehennem de söz konusu, sadece cennet değil. bu, olumsuz olarak dönüştürülmüş dünya zaman zaman edebiyat ve sanata da girebilmiştir. van gogh'un son dönem manzaralarında kıvranışlarını ve tehditlerini hissederiz. kafka'nın bütün hikayelerinin teması budur. gericault'un zihinsel evidir, orada sağırlığı ve yalnızlığı sürecince goya'da oturmuştur."
"cehennem psikolojik olarak gerçektir. verdiği acıların çoğu şizofrenlerce ve uygun olmayan koşullarda meskalin veya lijersik asit alanlar tarafından yaşanmıştır."
"görsel deneyimin keyifli olmasını garanti eden şey inanç veya şefkatli güven duygusudur. olumsuz duygular hangi koşullarda ve hangi zaman diliminde gerçekleşmiş olursa olsun, görsel deneyimin dehşete dönüşeceğinin garantisidir."
"cinsel kucaklaşma sırasında kişilik yok olur, kendisi olmaktan çıkar ve kişilikten uzak o muazzam evrenin bir parçası haline gelir."
"pascal'ın dediğine göre, eğer insanlar sessizce odalarında oturmayı öğrenselerdi toplam kötülüğün büyük bir kısmı yok olurdu."