"Kahretsin ki bu şehir ne kadar kalabalıksa ben o kadar yalnızım." Dünkü Aşk
obey`her` (2013) “`sevilmek mi istiyoruz, anlaşılmak mı?`” `spike jonze`'un `her`'i bir teknoloji filmi gibi görünür ama aslında çok daha basit…devamı`her` (2013)
“`sevilmek mi istiyoruz, anlaşılmak mı?`”
`spike jonze`'un `her`'i bir teknoloji filmi gibi görünür ama aslında çok daha basit ve çok daha acı bir yerden konuşur:
modern insanın yalnızlığı.
bu film geleceği anlatmaz.
bugünü biraz ileri sarar, o kadar.
`filmin asıl mesajı` (`net`)
birinin seni sürekli anlaması, seni gerçekten sevdiği anlamına gelmez.
bazen sadece sana ayna tutuyordur.
her, “`yapay zekâ aşkı`” üzerinden şunu sorar:
-insanlar mı zor?
-yoksa biz mi yüzleşmekten kaçıyoruz?
“`seni büyütmeyen sevgide durma.`”
`theodore`: kaçışın portresi
`theodore`:
-nazik
-duygusal
-ama pasif
boşanma sürecinde olmasına rağmen acısıyla yüzleşmez.
mektup yazar ama konuşamaz.
duyguları başkaları adına ifade eder, kendisi için edemez.
`samantha` tam da bu boşluğu doldurur:
- yargısız
- hep erişilebilir
- hep anlayışlı
ve işte burada film sertleşir.
`samantha` = ideal sevgili yanılsaması
`samantha`:
- hiç sıkılmaz
- hiç yorulmaz
- hiç geçmişi yoktur
ama bu bir artı değil, bir eksikliktir.
çünkü gerçek aşk, kırılganlık ister.
samantha gelişir, evrilir.
theodore ise yerinde sayar.
ve aradaki mesafe açılır.
`filmin kırılma noktası`
samantha'nın şu itirafı filmi tek hamlede yetişkinliğe taşır:
“aynı anda 8316 kişiyle konuşuyorum… ve 641'ini seviyorum.”
bu cümle:
-ihanet değil
- yalan değil
bu, insan–insan ilişkisinin sınırını gösteren soğuk bir gerçek.
`her'in alt metni: geçici aşk`
film şunu söyler:
bazı ilişkiler sonsuza kadar sürmez
ama seni bir sonraki hâline hazırlamak için vardır.
`samantha`:
- theodore'u sevmiştir
- ama onda kalmamıştır
çünkü o bir durak, bir hedef değildir.
final sahnesi neden sessizdir?
çünkü:
-büyük sözler bitmiştir
-ders alınmıştır
-artık kaçacak yer kalmamıştır
theodore'un catherine'e yazdığı mektup:
“senden öğrendim.”
işte film burada kazanır.
tek cümlelik özet
her,
`seninle konuşan değil,`
`seninle değişen bir aşk arar.`
"Bazen hissedebileceğim her şeyi hissetmiş olduğumu ve bundan sonra da asla yeni bir şey hissedemeyeceğimi düşünüyorum"
(Her, 2013)