Evet... Challenge ile başlayıp bitirdiğim 2. Kitabın da sonuna geldim az evvel ve . . . Kitaba dair; Kendine acıyan bir adamın sevdiği kadın tarafından küçük bir şaka ile bile sürekli olarak Sevdiği kadının kendisine Merhamet ettiğini ve acıdığını düşündürüyordu…devamıEvet... Challenge ile başlayıp bitirdiğim 2. Kitabın da sonuna geldim az evvel ve
.
.
. Kitaba dair;
Kendine acıyan bir adamın sevdiği kadın tarafından küçük bir şaka ile bile sürekli olarak Sevdiği kadının kendisine Merhamet ettiğini ve acıdığını düşündürüyordu kendi hali - ki düşününce gerçekten çok acı vericiydi bu durum .
Kendi bedbahtlığı kendi kötü hastalığının kendine olan güvenini kaybetmesine sebebiyet vermişti. Öz güveni kırılmış cesareti yitirilmiş kendine güvenini bir o kadar kaybetmişti... ki sürekli olarak insanların kendisine acıdığını düşünür olmuştu...
"Bir genç kız Ne İster? Mesut olmak ister" ama ya... daha kitabın başlarındayken anlayabiliyorsunuz bizim çocuğun halini, ne olacağını, onun gördüğü gibi görüyorsunuz hayatının rengini. Kesinlikle toz pembe değil. Pembeye yakın bir renkte değil. Hemde hiç değil.
Peyami Safanin bu denli bilgiyle kaynamış kitabını okumaktan öyle zevk aldım ki. His tasviri karakter betimlemesi her bir kelimesi öyle güzel yazılmıştı ki bu kitabı tek bir okumayla rafta çürüteceğimi sanmıyorum. Ben çok beğendim açıkçası. Bir kitabı böylesi sevmemiştim, kalbimde bir yerde ayrı bir yeri oldu bu kitabın.
" ...doktorlara kızıyordum. Hepsinde aynı kusuru buluyordum: Tedavilerinde hastalarının psikolojisine yer vermemek."
Haklı. Adını bilmediğim çocuk..
Aşkın nelere kadir olduğunu bildiğimiz gibi bu kitap Aşkın bize nelere sebep olduğunu da gösteriyor gibi bir yandan. Bir bacağın ameliyatı, yahut iyileşmesi için Aşkın ne alakası ne ilgisi vardır? Ah... Spoi de olmasın lakin ne güzel kitapsın sen be.
-Yalnız ben mi kaçırdım bu çocuğun ismi hiç geçmiyor kitapta-
Çaresizliği, ümitsizliği, bedbaht kaderine razı olup kaderin çizdiği yolda sürüklenmeyi, yelkenli bir gemi gibi talihin rüzgarında sürüklenip nasıl gittiğini okuyoruz, okudukça yaşadıklarımız yahut yaşayamadıklarımız, acılarımız, acımızı paylaştıklarımız,nyahut paylaşamadıklarımızı anımsıyoruz (m)
İç çekerek okuyorum kitabı ve bitmesine yakın hüzün dolu bakışlarla çeviriyorum sayfalık filan... Evet o derece teesir etti kitap bana. Çok müteessir oldum
Kitabın bize son sözü...
İncelemenin de son sözü olsun.
"Notlar: büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler."
Ve iki hasta kadar birbirine yakın hiç kimse yoktur..."
Peyami Safa'yı çok sevdim. Okuduğum ilk kitabıydı ve anlatım şekline öyle bayıldım ki, iyikilerimden oldu bu kitap .d
01:32