Spoiler içeriyor
Az önce kütüphaneden geldim, bu kitabı tekrardan okumak içinde bir göz gezdireyim dedim. Aldım elime nerdeyse 1 saat boyu anlayarak okumaya başladım. Ve şu sonuca vardım: 'tekrar okumaya' yazdığıma bakmayın, anladım ki bu kitabı ya hiç okumamışım ya da yarıda…devamıAz önce kütüphaneden geldim, bu kitabı tekrardan okumak içinde bir göz gezdireyim dedim. Aldım elime nerdeyse 1 saat boyu anlayarak okumaya başladım. Ve şu sonuca vardım: 'tekrar okumaya' yazdığıma bakmayın, anladım ki bu kitabı ya hiç okumamışım ya da yarıda bırakmışım en nihayetinde okurken. Bunu farkettim. ***--**- İkinci farkettiğim olayda şuydu: Bu kitap gerçekten tam bir 'tutunamayanlar romanı'. Eğer bu kitabı daha önceden okusaydım, muhtemelen 'Tutunamayanlar' romanında olduğu gibi tam bir tutunamayanlar(tabir-i caizse yıkıklar) kafilesinden olduğumdan ötürü hiçbir şey anlayamazdım. Anlasam dahi şu an okuduklarım gibi idrak edemezdim. Tahayyül edemezdim. Kitapta şunlar geçiyor: İsa'dan tutunda dinle geçilen şakayla karışık olumlu yakıştırmalar, aforizmalar her şey mevcut. Özellikle bir yerinde denk geldim ki yazar ustalıkla Peygamber Efendimizin(s.a.v) bir hadis-i şerifini İsa'nın sözleriyle harmanlayıp İsa'ya(günümüzde yaşayan bir) deli damgası vurulmuş.(Hz. İsa'nın İsrail'in Nasıra şehrinde doğduğunu ilk bu kitapla öğrendim. Yani Nasıra'da doğduğunu biliyordum ama İsrail'de doğduğunu bilmiyordum. Bir de 0 tarihinde doğduğu söylenmiş İsa'nın bence o konu ihtilaflı ondan öncede doğmuş olabilir İsa(a.s))O yönüylede çok çarpıcı bir kitap. Ayrıca önsözünden sonrada geçtiği üzere şunuda söylemek isterim
ki; kitapta geçen Olric tamamen hayali bir kişidir. (yani yazarın veya yazarların hayali birer ürünüdür, mahsülüdürler. Çünkü kitabın başlangıcında da denildiği üzere bu kişi ve olayların geçtiği yerlerin gerçeklikten kopuk, gerçeklikle veya gerçeklerle hiçbir alakası, ilişkisi olmadığı açıktır. Kamuoyuna duyrulur. Aman bu kitabı okuyupta sonra; bu kitap gerçekmiş gibi düşüncelerle sonra ortalarda hayalperestvari düşüncelerle(tabir-i caizse yine yıkık) ortalarda dolaşmayın diye söylüyorum bunları. Yani bu kitabı benim gibi hayatınızın öyle herhangi bir döneminde okursanız no problem ama kendinizinde kişilik olarak 'Tutunamayanlar' romanında olduğu tam o kasvetli, girdaplı, bulanık dünyada buluyorsanız bu kitaptan etkilenmeniz pek olası. Ben de şimdi anlıyorum ki bu kitabı daha önce okumaya çalışmışım ama pek bir şey anlayamadığımdan ötürü olsa gerek - ya 50 sayfa falan okumuşum, ya da yarıda bırakmışım en fazla - iyiki de o zaman okumamışım diyorum çünkü aksi takdirde şu an bu kitabı okuyup şu an ki duygudurumumla size bu kitabı aktaramayabilirdim. Unutmadan şunuda söyleyim ben bu kitabı muhtemelen bir 5 veya 7 sene sonra 30'umda etraflıca tekrardan okurum nasipte varsa. Çünki kitabı okuyunca anladım ki şu an ki halim(ruh halim) bu kitabı okumaya müsait değil. Zaten onun yerine distopya olan 2084 romanını aldım birde gözüme çarpan sanırım diğer kitabın hemen yanındaydı Emile Zola'nın Nasıl ölünür?adlı kitabı. Bunları aldım ve şimdi okuyacağım. Her neyse bu da böyle bir anımdır. Son olarakta kitap okuyun, müzik dinleyin gezin tozun. Hepiniz daha gençsiniz bu hayatı yaşayın diyorum dostlar ve bülteni kapıyorum. Teşekkürler. ) bu arada bu yazar dahi İsa'nın tekrar yeryüzüne ineceğini düşünmüş ki kitabında değinmiş. Ben öyle düşünmüyorum.