Önceden hep kendimi şu kadar kitap(örneğin hayatım boyunca yaşarsam yaşlılığıma kadar en az 1000 kitap) okuyacağım diyordum, kendimi öyle şartlıyordum ama şimdi çok net anlıyorum ki önemli olan nicelik değil nitelikmiş... Yani sayının hiçbir önemi yok. Hep Atatürk'e özenirdim Ata'm…devamıÖnceden hep kendimi şu kadar kitap(örneğin hayatım boyunca yaşarsam yaşlılığıma kadar en az 1000 kitap) okuyacağım diyordum, kendimi öyle şartlıyordum ama şimdi çok net anlıyorum ki önemli olan nicelik değil nitelikmiş... Yani sayının hiçbir önemi yok. Hep Atatürk'e özenirdim Ata'm 3000 küsür kitap okumuş hayatı boyunca diye. Ama dediğim gibi önemli olanın, sayı(nicelik) değil anlamak insanın içine nüfuz etmesi olayı olduğunu hayat deneyimlemelerimden size aktarıyorum. Ayrıca Atatürk'ün yaşadığı dönemde, yüzyılda TV yoktu internet yoktu dizi film olayları yoktu birde öyle dişünüyorum. O yüzden kendime fazla da yüklenmiyorum. Ayrıca şuna da inanıyorum: her kitabın belli bir ruhsal döneme, sürece göre okunması gerektiğini düşünenlerdenim. Yani (her kitabın olmasa da, kişiye ve kitaba göre değişebilir) okuyamadığımız çoğu kitabın da henüz zamanı olmadığına, ileri bir zaman diliminde veya tarihte biraz daha olgunluğa eriştikten sonra okunması gerektiğine inananlardanım. Örnek verecek olursam ben Tutunamayanlar romanını okurum sandım aldım elime geçenlerde kütüphanede okumaya başladım ama anladım ki benim şu an ki duygudurumuma, ruh halime uymuyor. Ben de karar verdim 30 uma geldiğimde, eğer nasipte varsa o zaman okuyacağım çünkü kitap akmıyor. Bir de kitap çok karamsar, pozitiflik yaratmıyor. Adeta negatiflik yaratıyor. E bende şu an aşırı pozitif yaşadığım, deneyimlediğim için hayatı o negatiflik bana geçsin istemiyorum ve okumuyorum. Ama yazarın diğer kitaplarını okumayı deneyeceğim şimdilik. O kitabını en sona bırakacağım. Çünkü dili gerçekten yalın değil ağır ve yazarın ustalık eseri gibi bi şey. Eğer ki intihar düşüncem oluşmadan bundan bi 9-10 ay önce falan görseydim o kitabı okurdum ama dediğim gibi şu an düzeldim yani pozitifim, pozitiflik saçıyorum etrafa o yüzden okuyamayacağım malesef. Toparlarsam önemli olan nicelik değil niteliktir. Sizin o kitaptan anladığınızdır önemli olan. Yoksa kitap okuma yarışması yapar gibi kendini şartlayıp ;şu kadar günde şu kadar kitap okuyacağım, şu kadar ayda şu kadar kitap bitireceğim demek değildir bence kitap okumak. Akışına bırakmak anladığınızı özümsemek ve içselleştirmekten ibarettir. Tabi bu her kitap içinde geçerli değil sonra dediğimi yanlış falan anlamayın ama eğer benim gibi kişisel bir kitap stoğunuz varsa ve gelecekte benim gibi okumanız gereken çok kitap varsa, tavsiyem benim dediğim gibi yapmanız. Sakın yanlış anlamayın baskı falan yapmıyorum, (özellikle kızlar) aksine size bir bakış açısı sunuyorum. Uygulayıp uygulamamak size kalmış ne de olsa zevkler ve renkler tartışılmaz. Bunu yazma sonucuna da şuradan vardım:geçende dediğim gibi kütüphaneye uğramıştım sonra orada farkettim ki kolay kolay kitap beğenemiyorum. Hangisini elime alıp arka kapağını okusam elimde kalıyor, bırakıyorum. Zor kitap seçtiğimi anlatmama gerek yok sanırsam...