Türk sinemasının en özgün senaristlerinden biri olan Cem Yılmaz'ın ilk dizisi. Tek tek bölümler hakkında fikirlerimi yazacağım ama öncesinde bir şeyler söylemek istiyorum. Cem Yılmaz yıllar önce bir film senaryosunda yer alan ufacık bir karakter üzerinden 8 bölümlük dizi çıkarması…devamıTürk sinemasının en özgün senaristlerinden biri olan Cem Yılmaz'ın ilk dizisi. Tek tek bölümler hakkında fikirlerimi yazacağım ama öncesinde bir şeyler söylemek istiyorum.
Cem Yılmaz yıllar önce bir film senaryosunda yer alan ufacık bir karakter üzerinden 8 bölümlük dizi çıkarması alkışlanacak düzeyde bir başarı. Sinema ve tv üzerine ders almış öğrenciler bilir ki bu çok zor bir şey. Dizi toplamda 324 dakikalık bir süreye sahip.
Kadro çok iyi. Çok başarılı buldum. Oyuncular rollerini hakkını vermişler özellikle Çağlar Çorumlu.. Gerçekten büyük oyuncu. Bana göre en iyi performans ona ait.
Komedyen kafasının yaratıcı zekası kendini belli ediyor. Eski dönem Türk sinemasını ele alarak hem güldürmeye hem de diğer filmlerinde olduğu gibi izleyiciye mesaj vermeyi hedeflemiş ve bana göre başarmış.
Genel olarak bakıldığında çok fazla eleştiri almış. Bizim izleyicimiz şunu bir türlü öğrenemedi. "Bir tv veya sinema yapımı, sizin beklentilerinize göre yapılmıyor." ben sıfır beklenti içerisinde izledim ve beğendim. Evet 10'luk bir yapım değil ancak hakaret seviyesinde eleştiri alacak kadar da düşük değil. Bazı tayfa çok sert eleştirmiş. Yahu elinizi vicdanınıza koyun (https://youtu.be/BrR9bxhqY4w 5:47) günümüzde Cem Yılmaz seviyesinde özgün yapım yapan kaç kişi var? Daha doğrusu var mı? Lütfen eleştirmeden önce iyice bir düşünün sonra değerlendirin..
Ayrıca şu konudan da biraz bahsetmek istiyorum. "Erşan Kuneri" karakteri dizinin başında (merak etmeyin spoiler değil) hapishaneden çıkıyor ve iş arkadaşlarına farklı bir şeyler yapmak istediğini söylüyor. Buradaki sahneyi çoğu izleyici anlamamış. Adam farklı film yapmak istiyor. Eleştirilerde "adam erotik film yönetmeni ama farklı tür çekiyor" deyip aşağılama gereği duymuşlar. Daha dizinin ilk bölümünün ilk sahnesinde cem yılmaz bize değişimin olduğunu ona göre izleyin dediğini görüyoruz. Açık açık söylemiş, göstermiş (farklılığı).
O nedenden dolayı henüz izlememiş olanlar değişimin olduğunu bilerek izlemelerini rica edeceğim.
1-) Kuru Murad: dizinin ilk bölümü bizi Cüneyt Arkın'ın yükselme dönemine benzer bir yıla götürüyor. Senaryo, ataerkil toplumların sorunlarını, kadın erkek eşitsizliğini, dinlerin ve inançların gizlendiği, bolca ege şivesiyle eleştirildiği güzel bir bölüm.
En beğendiğim performans: Herakles
En beğendiğim sahne: sansür şakası
Bölüme puanım: 8/10
2-) Ebenin Avı: ikinci bölümde Erşan, sinemada izlediği 13.cuma filminin gazıyla bir korku filmi yapmak ister. Ve klasikleşmiş perili ev temalı hikayeye birazcık yaratıcılık ekleyerek yarı özgün bir film çeker. Bölümün final sahnesi hoşuma gitti.
En beğendiğim performans: Namık
En beğendiğim sahne: Final
Bölüme puanım: 7/10
3-) Kooperatif Kemal: üçüncü bölümde yine klasikleşmiş bir Anadolu temasını eleştiriyor Erşan abimiz. Köylü halkını direkt cahil gören bir öğretmeni canlandırıyor. İzleyiciler bu bölümü pek sevmemiş ama benim hoşuma gitti. Bu öğretmen, anadolu insanını burjuva altı, köle üstü bir seviyede konumlandırıp, ona göre hareket etmekte, bilip bilmeden, sormayıp sorgulamadan yargılayıp ve en önemlisi aşkı, sevgiyi dış görünüşte bulmaktadır. Muhtarın uyarılarını ciddiye almayıp, kızlarının köye gelişi ile birlikte gerçek yüzü ortaya çıkmaktadır. Erşan abi Anadolu havasını iyi aktarıyor. Sene 1981 unutmayınız..
En beğendiğim performans: Nazlı
En beğendiğim sahne: Yüzük
Bölüme puanım: 8/10
4-) Kötü Mal: Yeşilçam döneminin polisiye filmlerine gönderme yapan bu bölümün hangi sahnesini anlatsam spoiler olur. Yeşilçam'ı az çok bilen izleyiciler ince detayları farkedecektir. Erşan abinin Araba patlama sahnesini bilerek koyduğunda eminim :d çok iyi gönderme. Polislerin duyarsızlığı, emniyet içerisinde her türlü hiyerarşik seviyenin uyuşturucu kaçakçılığı yapması, aile ilişkilerinin çıkar üzerine kurulması vs vs. Baş karakterin sondaki değişimi de buna güzel bir örnek. Erşan Kuneri polisiye türünde de başarılı.
En beğendiğim performans: Komiser Nihat
En beğendiğim sahne: araba patlama ve sonrası
Bölüme puanım: 7/10
5-) Faqbâdi: Dizi içerisinde en zayıf bulduğum bölüm. Tamam mizahi ve hiciv havası içerisinde çekiyorsun erşan abi anladık ama bu kadar da mantık hatası olmaz be abi. İranlı yönetmen olayını anlamadım neden iran? İsimden dolayı ise üzülürüm.. Genel olarak zayıf bir havası vardı. Eski dönem türünde Yine teknik yönünü başarılı yapsa da hikaye olarak çok zayıf buldum. Bölümden alacağınız mesaj sadece şu "Bilime inanın, güvenin."
En beğendiğim performans: Faqbâdi
En beğendiğim sahne: 25.dakika ve final sahnesi
Bölüme puanım: 4/10
6-) Blue Box: Erşan Kuneri bu bölümünde Yeşilçam döneminde neden blue box ve green screen'in olmaması gerektiğini mizahi anlatımı ile gösteriyor. Zira bu tür filmlerin iyi yapabilmek için teknik yönümüzün üst düzey olması gerekiyor ancak o yıllarda teknolojik seviyenin yüksek olduğu tek ülke Amerika olduğu için bunun bizde işe yaraması imkansızdı. (inanmayacaksınız ama şu anda imkansız :)) Bölümde dünyalıların yani insanların ne kadar çıkarcı, haysiyetsiz ve şerefsiz olduğunu gösteriyor Erman aman Erşan abimiz. Bölümün ilk sahneleri de yine bol göndermeli ince ayrıntılı idi. Mesela pek yakında filminden "Ahben" karakterini görmek çok sevindirdi. Çağlar'ın, Ahben ismini duyar duymaz yaptığı haraket yine o filmde oynadığı karaktere gönderme idi. Cem Yılmaz bütün dizi boyunca böyle çok göndermesi var. Saymak saatlerimi alır. Genel olarak güzel ama daha güzel olabilirdi.
En beğendiğim performans: Erman
En beğendiğim sahne: Erman'ın babası ile konuştuğu sahne
Bölüme puanım: 6/10
7-) Er-man: Altıncı bölümün devamı olarak başlıyor. Bölümde film sonrası kötü hasılat ve devamında yaşanan ekonomik kriz Erşan abi ve ekibinin nasıl etkilendiğini anlatıyor. Aslında yukarıda anlattığım haysiyetsiz kısım bu bölümde anlaşılıyor. O nedenle çok yazacak bir şey yok. Sadece Erşan karakterinin nasıl bir hayat hikayesi olduğunu bilmiyoruz. Birazcık bahsediliyor ve anlaşılıyor ki üzücü bir hayat hikayesi var. Final sahnesini de es geçmeyelim. güzeldi.
En beğendiğim performans: Erşan Kuneri
beğendiğim sahne: 30:55 ve final
Bölüme puanım: 7/10
8-) Doyamadım: Son bölümde yaşanan kriz üzerine Erşan abi sektörden uzaklaşır. Tam her şey bitti derken iki yakın dostu tarafından bir senaryo önerilir ve çekmelerini isterler. Tür olarak her şeyi deneyen Erşan abi "ulan yapmadığım bir arabesk kalmıştı, onu da yapayım anasını satayım" der ve ekibi toplayıp yapar. Detaylara girmeye alışkın olduğum için kendimi zor tutuyorum. Spoiler oluyor haliyle. Bu nedenle fazla bir şey söylemeyeceğim. Güzel bölümdü. Finali sevdim. Sonrasında dans eşliğinde çalan müzik güzeldi. Özkan Uğur'u daha çok görmek isterdim.
En beğendiğim performans: psikolog
En beğendiğim sahne: final
Bölüme puanım: 7/10
Son olarak birkaç şey eklemek istiyorum. Cem Yılmaz bana göre iyi iş çıkarmış genel olarak diziye 10 üzerinden 7.2 veriyorum. Hatalar, kusurlar elbette ki var. Bunu cem yılmaz da biliyor, Erşan kuneri de biliyor. Can yılmaz hocamız bütün bölümlerde çok geri planda kalmış. Kendilerini daha çok görmek isterdim. Evet biliyorum oyuncu değil ama oynadığı küçük rollerin hakkını veriyor.
Olmazsa olmazımız teknik yönünden bahsetmeden geçmek olmaz. Müzikler çok başarılıydı. Her bölüm için ayrı beste hazırlanmış, her bölüm için ayrı kompozisyonlar, ayrı mizansenler, ayrı planlar, ayrı renkler, ayrı ışıklar, ayrı kostümler ve ayrı makyajlar... Kamera arkası ekip alkışı hakediyor. En zayıf bulduğum bölümde bile bu teknik unsurlar başarılıydı ki puanı da onlara verdim. Çok uzattım. Elim durmuyor kusura bakmayın.
Amacınız kahkaha atmak ise diziyi kesinlikle izlemeyiniz ama yok ben zaten çok bir şey izlemiyorum biraz eğlence yeterli diyorsanız gönül rahatlığı ile izleyebilirsiniz.