Spoiler içeriyor
KİTAPTAN GEÇEN ÖNEMLİ ALINTILAR: 2- Evrenin Keşfedilebilirliği Delili Kalbimizin atışına sözümüz geçmez ama yıldızlara ulaşır zihnimiz. Sonsuza kondurulmuş nokta kadar âciz ama noktalığımızda sonsuzu konuşacak kadar donanımlıyız. Evrenin müthiş büyüklüğü içinde Güneş sistemimiz bile bir nokta kadar, Dünyamız bu sistemin…devamıKİTAPTAN GEÇEN ÖNEMLİ ALINTILAR:
2- Evrenin Keşfedilebilirliği Delili
Kalbimizin atışına sözümüz geçmez ama yıldızlara ulaşır
zihnimiz. Sonsuza kondurulmuş nokta kadar âciz ama noktalığımızda sonsuzu konuşacak kadar donanımlıyız. Evrenin
müthiş büyüklüğü içinde Güneş sistemimiz bile bir nokta kadar, Dünyamız bu sistemin içinde, biz ise Dünyamız içinde
bir noktacık hükmündeyiz. Bu kadar büyük bir âcizlik içinde
insan zihninin kapasitesine; düşünmesi üzerine düşünebilmesine, kendisinin hücrelerinin içine hatta atomun içine varıncaya kadar mikroya nüfuz edebilmesine, uzaydaki kuyruklu
yıldızlar üzerine araç indirebilmesine, tüm evrenin başlangıcı
hakkında Big Bang gibi teoriler üretebilmesine şaşırmamak
mümkün değil. Bu şaşkınlığımız tüm bunları mümkün kılan
unsurları ele alıp irdeledikçe artar da artar. ..
Örneğin “3+7=10” soyut matematiksel bir işlemdir, ne 3 sayısı, ne 7 sayısı, ne toplama işlemi, ne de 10 sayısının
kendisi nedensel olarak evrendeki bir şeyi belirler; sayıların
kendisi ne cebinize 3 lira ne 7 lira koyar, ne de bunun toplamı
olan 10 lira koyar. Soyut matematik evrendeki yapıları belirleyemiyorsa o zaman evrenden bağımsız olan matematiğin nasıl olup da evrene uyabildiği –bilimin yapılabilmesi için çok
önemli olan bu olgu– çok önemli bir soru olarak cevaplanmayı beklemektedir. Materyalist-ateist yaklaşımın buna vere-
bileceği bir cevabı yoktur ve bu durumu şanslı bir tesadüf olarak açıklamak ise hiç de tatmin edici değildir. Diğer yandan
teizm, Allah’ın evreni matematiksel yapıya uygun yarattığını
ve böylece keşfedilmesini mümkün kıldığını söyleyerek matematiğin evrene uygunluğunu açıklayabilmektedir. ...
Evrenin keşfedilebilmesinin (bilimin yapılabilmesinin) nasıl
mümkün olduğunu gösterme gibi önemli bir konuda daha iyi
açıklama sunduğu için teizm materyalist-ateizme tercih edilmelidir. Artan bilgimiz bizim gücümüzü gösterir ama aynı zamanda bize âcizliğimizi haykırır; burada sunulan argüman bu
durumun neden paradoksal olmadığını açıklamaktadır. Çünkü
Allah’ın sınırsız gücü ve müthiş yaratışları karşısında âciziz
ama yaratıcımız evreni böylesine keşfedilebilir kıldığı için uçsuz bucaksız evrendeki noktacık hükmünde olan varlığımız
ve âcizliğimize rağmen evreni keşfedebiliyoruz. ...
Çünkü natüralist felsefenin ve metodun amacı, doğayı (doğa derken içinde bulunduğumuz evren kastedilir), sadece doğa içinde kalarak açıklamak,
metafizik varlıklara ve hipotezlere başvurmamaktır. Oysa bu
evren dışında sonsuz veya katrilyonlarca evren olduğu görüşü
ne gözleme, ne deneye, ne de ciddi bir veriye dayanır. Aslında
söylenmek istenen şudur: “Bu evreni yaratan, tasarlayan bir
Allah’ın varlığını kabul etmek istemiyorsanız, çok-evrenlerin
varlığını kabul etmek zorundasınız, çünkü bu evrendeki has-
sas ayarlar ancak çok-evrenlerle kıyaslanırsa önemsizleştiri-
lebilir ve böylece tasarım delilinin götürdüğü sonuçlardan kaçılabilir.” Aslında ateizmin düştüğü bu durum çok ironiktir;
Allah’ın merkezinde olduğu bir ontolojiden kaçınmak istenirken, “çok-evrenler senaryolarına dayanan metafizik ontoloji-
lere sığınmak” tek alternatif olarak karşılarına çıkmıştır. Önceden sırf bu dünyanın içindeki olasılıklarla canlılığın ortaya
çıkışını açıklamaya çalışırken, sonra bütün evrenin olasılıklarıyla canlılığı açıklamaya kalkmak, bu da olmayınca katrilyonlarca evrenlerin varlığını varsayan bir olasılık kümesine
sığınmak aslında materyalist-ateizmin nasıl bir düşüş içinde
olduğunu göstermektedir. ..
Kısacası bilinç ve benlik, insanı insan yapan en temel
unsurlardır. Bu kadar önemli bu unsurlara nasıl sahip olduğumuz gibi dev önemdeki bir soruyu birçok kimse görmez-
den gelmiş olsa da, bunun, kim olduğumuz, nasıl burada olduğumuz gibi çok önemli meselelerin anlaşılması açısından
önemi ortadadır. Bu bölümde materyalist-ateizm adına ortaya konulan eleyici materyalizm, indirgemeci materyalizm
(özdeşlik teorisi), fonksiyonalizm, davranışçılık gibi yaklaşımların başarılı olamadığı görüldü. Bilinç ve benliği açık-
lamada geriye kalan alternatiflerden düalizmin ve zuhur olmanın ise teizmle daha uyumlu olduğu sonucuna varıldı.
Materyalist-ateizmin madde anlayışı çerçevesinde bilinç ve
benliğin hakkındalık, yönelmişlik (3.1), öznellik, qualia (3.2)
ve birlik (3-3) özelliklerini açıklamak mümkün olamamaktadır. Fakat teizme göre ezeli olan Allah’ın en önemli vasıf-
larından biri bilinçli bir kişi olmasıdır, yani bilinç ve benlik
ezelden beridir vardır ve Allah’ın sahip olduğu bu özellikleri yarattığı varlıkların bir kısmına vermesi mümkündür.
Bilinç ve benlik unsurlarının nasıl oluştuğunu teizm materyalist-ateizmden daha başarıyla açıkladığı için teizm materyalist-ateizme tercih edilmelidir. .. Sonuçta burada ortaya konulan delillerin hiçbirini savunmak için Evrim Teorisi’ni reddetmek gerekmemektedir. Görül-
düğü gibi Evrim Teorisi’nin Allah’ın varlığı hakkındaki delilleri geçersiz kıldığı iddiası yanlıştır. Bu delillerin, evrendeki yasaların ve hassas ayarların varlığı gibi kısmı, evrimin de
mümkün olmasının koşullarıyla ilgilidir. Yasaların olmadığı
ve hassas ayarların olmadığı bir evrende canlılık hiçbir şekilde açığa çıkamazdı; bu deliller, canlılar ortaya çıkmadan
canlıların ortaya çıkışının planlandığını göstermektedir. Evrim Teorisi kullanılarak evrimi mümkün kılan koşullara karşı
çıkılması elbette mümkün değildir. Ahlak ve bilinç ile ilgili
deliller ise Evrim Teorisi’ni inkâr gibi bir zemine oturmadan
savunulan argümanlardır. Bu deliller, Evrim Teorisi’nin ateizmi destekleyen bir teori olduğu iddiasına da bu teorinin or-
taya konulmasından sonra Allah’ın varlığı hakkında rasyonel kanıtlar sunulamayacağı görüşüne de cevap niteliğindedir.
KİTAP HAKKINDA YORUMUM:
Bu kitabı okumamdan anlıyorum ki, evrim teorisi İslam'la çelişmez veya Kur'an'da Evrim Teorisine aykırı bir yorum bulunmaz. Okuyunca şaşırdığım bir kitap oldu. Şaşırmamsa şu yüzden; ben kitaba başlamadan önce şöyle düşünüyordum- daha doğrusu herkeste olduğu gibi (tabi istisnalar hariç) şöyle bir önyargım vardı -: Evrim Teorisi İslam'la çelişir, çelişecek sanıyordum ama bu kitabı okuyup anlamamdan anladım ki evrim teorisine Kur'an-ı Kerim'de hüküm olabilecek hiçbir ayet yokmuş(ben vardır sanıyordum yine) yine aynı şekilde Evrim Teorisi'yle alakalı çağrıştıracak - en azından evrime girecek(evrim teorisi değil) - birtakım ayetler mevcut sanıyordum ama Evrim teorisiyle alakalı çağrıştıracak dahi hiçbir hüküm, ayet geçmiyor. Evrimle alakalı ayetler geçiyor ama... Bu da Kur'an yoluyla evrim teorisine (diğer adıyla darwinizm) inanmamak için hiçbir sebep olmadığını ortaya çıkartıyor. (Ayrıca şu önyargınızı yıkın evrim varsa Allah yok(haşa), Allah varsa evrim yok. Böyle bir şey yok bu düşünce popüler düşüncelerin çarpıtmasından ve bağnazca düşüncelerden ibaret. Bunuda bu kitabı okumamdan, kendi çıkarımlarımdan öğrendim. Tanrı, - yani Allah- istediği yaratma yöntemini ortaya çıkartabilir, istediği yöntemi de yaratmaya kadirdir. Allah'ın yaratma yöntemini de kimse sorgulayamaz, zira O her şeye kadirdir. Her ne kadar materyalist ateist bunun tam tersini düşünsede...) Yani yazar bu konuda şöyle bir tutum sergilememizi öneriyor: teolojik agnostisizmi benimsememizi, o yaklaşımda bulunmamızı öneriyor, kendisi de bu görüşü benimsiyor Evrim teorisi konusunda.. Yani Evrim Teorisini Tanrı'nın yaratma metodu, yöntemine durum olarak teolojik agnostik olarak yaklaşmamızı öneriyor. Ayrıca kitapta şu görüşlere de yer veriliyor Tanrı'nın mucizelerde(örneğin Musa'nın denizi yarması olayı) askıya alması olayı da işleniyor. O yönüyle de ilginç bir kitap. Tanrı'nın ayrı evrelerde, devirde(zamanlarda) ayrı yaratma yöntemlerini ortaya koymasının mümkün olunabileceği ve daha birçok olasılık anlatılıyor, okuyun öneririm.(bu açıdan bu kitap bende devrim niteliğinde bir kitap oldu, doğaya dünyaya bakış açım değişti şimdi sıra biyolojininde alt türü olan evrimsel biyolojiyle alakalı 100 küsür kitabı okumakta. İlerde bu bilim dalıyla alakalı ihtisasta yapabilirim önü açık hala gelişen bir dal. Zira ilim öğrenmenin zararı değil; yararı olur. Size de tavsiye ederim bu arada kitabı internetten pdf formatında okuyabiliyorsunuz bende o şekilde okudum bedavaya Caner Taslaman'ın resmi sitesinden indirilip okunabiliyor)