Ruhi Mücerret...100 yaşında ve hayatta kalan son İstiklal gazisi. Kitabı başta onun anlatımından dinliyoruz, sonrasında anlatım farklı karakterlere de geçiyor ama benim en sevdiğim kısımlar Ruhi Mücerret'in kısımlarıydı. Hele Ruhi Mücerret'in "Öldüğümde mezar taşıma '...' yazdıracağım." kısımlarının hepsi aşırı hoşuma…devamıRuhi Mücerret...100 yaşında ve hayatta kalan son İstiklal gazisi.
Kitabı başta onun anlatımından dinliyoruz, sonrasında anlatım farklı karakterlere de geçiyor ama benim en sevdiğim kısımlar Ruhi Mücerret'in kısımlarıydı. Hele Ruhi Mücerret'in "Öldüğümde mezar taşıma '...' yazdıracağım." kısımlarının hepsi aşırı hoşuma gitti. Murat Menteş her zamanki gibi yine muhteşem yazmış. O kadar çok beğendiğim cümle oldu ki. Çok akıcı, her daim merak uyandırıcıydı. Parçaların yavaş yavaş yerine oturması güzeldi. Zaten ana karakterin özgünlüğü bile yetiyor ilgiyle okutmaya. Karakterleriyle, olay örgüsüyle hiç sıkmadı, aktı gitti.
Beklentilerimin karşılığını aldım. Keyifsiz bir zamanımda okumaya başlamıştım, başladığım andan itibaren sürekli güldürdü, keyfimi yerine getirdi. Kesinlikle tavsiye ederim.
"'Kim 100 yaşında olmak ister ki?' diye mızıklandı.
'99 yaşındakiler' dedim.
"Zaman daima aleyhimize işler. Fakat benim yaşımdaysanız,
her nefes bir muharebe tadı verir. Gençlerin tabiriyle uzatmaları
oynuyorum: Azrail'in penaltılarından kaçını daha kurtarabilirim?"
"Deliksiz bir uyku çekmek istiyorduk, fakat ölmekten korkuyorduk. Uyanık olmaksa kabus görmek demekti."
"Bıyıkları yeni terlemiş bir çocuk olarak katıldığım İstiklal
Harbi'nin yegane kumandanı da, neferi de benim şimdi."
"Ailemin fertleri tek tek kara toprağa girerek eksiliyor. Ben satranç tahtasındaki boyu devrilesi şah misali orada öylece dikiliyorum. Cenaze namazı kılmak sanki bana farz-ı ayın. Cesetlerle dolu, yanan bir uçağın yaralı pilotu gibiyim.''
''Ölüm karşısında herkes acemidir; ben de öyleyim. Hala
hayattasınız aziz okur, şansınız var: Acemi şansı.''
''Tatlı dilliydi: 'Eğer bu bir roman olsaydı, sen ve ben şimdi aynı
sayfadaydık.' ''
''Ozan söze karıştı: 'Sizin zamanınızda dinozorlar var mıydı?'
'Elbette. Onları kümeste beslerdik. Her gün kahvaltıda dinozor
yumurtası yerdik.' ''
''Konuyu değiştiriyorum: 'Kaç yaşındasın?'
'Otuzbeş.' Demek ki yolun yarısındaydı. Bense yol bittikten
sonra da yürümeye devam etmiştim. Sınırı çoktan aşmıştım.''
"Senden bekleneni, sana emredileni ya da seni kurtaracak olanı
değil; kalbinin derinliklerinde tasdikleneni yap. İyiliği içselleştir.
Bir an "Bu bilmediğim bir şey değil ki?" der gibi baktı. Gerzekler, öğütleri özümseyemez. İzahın izahına ihtiyaç duyarlar. Boş kafasını
sallayarak onayladı: 'Peki efendim.' Feyizlenmiş taklidi yapıyordu.
Ta ki ben 'İyi bir insan olursan, psikolojik savaşları asla kaybetmezsin' deyinceye kadar.''
"Zevk sahibi olmak nelerin hoşumuza gittiğiyle alakalı değildir. Zevklerimizi araştırarak edinir, tarzımızı düşünerek oluştururuz. İnsanın sesi gibi, işitme duyusu da terbiyeye muhtaçtır. Kulağı tavlayan melodilerden keyif almak, zevksizlerin de becerebileceği bir sathiliktir. Elverir ki müziğin hakikatlisini, sanat eserinin güzidesini keşfedesin. Müzik sanatların en ilahisi. Faniliği hazmetmemiz için en münasip vasıtadır. Bize bir başka dünyadan haber verir. Ve böylece öte dünyanın varlığını duyumsamamızı temin eder.''
''Maatteessüf dünyaya gelmeden önce ne idiysem şimdi de oyum. Alemde bir
zerreden ibaret olmasaydık belki işler kolaylaşırdı.''
''-Uzun yaşamanızı neye bağlıyorsunuz?
-Henüz ölmemiş olmama.
(SIR MALCOLM SARGENT)''
''Her ne kadar feri sönmüşse de gözlerim ela. Bunu sizi tavlamak için söylemiyorum sevgili okur. 1 saniye... Maşallah, 1 saniye daha geçti ve bendeniz hala canlıyım! Hayat mucizelerle dolu; hele benimki.''
''Camilerde omuz omuza duran kambur ihtiyarların kalbi büsbütün boş mu sanıyorsunuz? Peh. Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.''
''Bizim bir ayağımız çukurda ya Ruhi Bey. Artık ağırlığımızı çukurdaki ayağa vermemiz gerek.''
''Hayatım bir film olsaydı, izlerken ya uyuyakalır ya da yarısında çıkardım.''
''İnsanlar sizi ne kadar aptal sanıyorsa, onları öldürdüğünüzde o kadar şaşırırlar.''
''Kabuslar strese iyi gelir, facialar can sıkıntısını yok eder.''
''Velhasıl dünyada bir cennet inşa ederser ölümle cennete yatay geçiş yaparsın. Asıl hayat cennettedir Demek ki dünyada mümkün olduğunca yaşatmaya bakmak gerek.''
''Aşkımız senden uzun yaşadı. Ayrılığımız da benden uzun yaşayacak diye korkuyorum.''
''Duygusallığa kapılıp, insanların 'iyi adam' dedikleri şeye dönüşerek kendini mahvetme.
[VLAS VAMPILOV 1901-1977 ,Pejmürde Mürettebat ]''
''Ozan'a bakarak taksiciye cevap verdim. '110 milyar insan öldü.' dedim.
'Ne? Yanlışın var birader dünya nüfusu zaten 7 milyar?'
'Doğru. Tarih boyunca yaşayıp ölmüş insanların sayısı da 110
milyar.'
'Çokmuş be! Demek ki toprağın altı üstünden kalabalık?!'
'Sizce bu ne anlama geliyor?'
'Nerden bileyim?'
'Kıyametin büyük kısmı koptu zaten.''
''Budalalar, seni çoktan terk ettiğin hatalarınla suçlar. Zekiler ise tutarsızlıkla.''
''Utanç, endişe ve yılgınlığı çıkardınız mı biricik okur, benden geriye bir şey kalmaz.''
''Dikkat et, dünyadan söz ederken olumsuz ifadelere varıyoruz: 'Yalan dünya' diyoruz mesela. 'Dünyevi' kelimesi, menfi bir mana taşıyor. Fakat 'hayat' sözcüğü öyle değil. 'Hayati
ehemmiyet' 'ten bahsediyoruz. 'Hayat dolu' diyoruz. Dünyaya bağlanmadan, hayata tutunmayı öğrenmemiz gerekiyor.''
''İçimde bir embesil var. Onun hatalarından ders almalıyım.
[PAUL VALERY]''
''Bense şehirdeki tüm binaların tepesine çıkıp atlamak istiyordum.''
''Soru, cevabı cezp eder, hakikati değil.
[CHIKAKATA BONGO, Elektrikli Sandalye Sefası]''
''Siyam ikizleri rüyalarında aynı gezerler.
[JIA JUYI, 777-844, Şakacıktan Şarkılar]''
''Suç ortaklığı, birlikte yaşamanın sevdiğim tek çeşidi.''
''Aşk, paradoksal olarak romantik bir eşitsizlikle ilerliyordu. İki kişinin birbirini aynı yoğunlukta sevmesi imkansız. Dolayısıyla aşkta acılar ve sevinçler hakkaniyetli paylaşılmaz. Aşk adil değildi. Demokratiklik ve özgürlükçülüğün kıysından bile geçmiyordu. Dahası istikrar ve kalıcılıktan da nasipsizdi. Sana en şiddetli tokadı patlatacak olan eli okşamaktan ibaretti! Mevzuyu yanlış anlamıştım. Yedi sene süren sefalet ve derbederliğimin gerçek
hayatta karşılığı yoktu. Şiirler, mektuplar ve serenatlardan; senetler, faturalar ve makbuzlara geçilmişti. Aşkın sadece reklamı vardı.''
''Onun bir zamanlar gerçekten bebek olduğuna inanmak zordu. Yaşlı bir adam olmak için doğmuştu.''
'''Söylediğimiz tüm sözler ya dua ya bedduadır.'
'O halde iyiliğe ulaşmayı mı, kötülükten kaçınmayı mı dilemeli?'
'Evvela, mutsuz kimselerin şerrinden sakın',' dedi.''
''Kalbimin kurdelesini tutup çekerek fiyongunu çözdü. Varlığı, varlığıma kesinlik kazandırıyordu.''
''Ne zaman düşünmeye başlasam kafam karışıyor.''
'' 'Seni kahraman yapacak denli büyük, kazanabileceğin kadar
kolay savaştara katılmak' diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.''
''Ne yeri ne zamanıydı. Münasebetsizce 'Şey...Sen ve ben aşkın eşiğinden döndük.' deyiverdim.
'N'olmuş? Iskalanan aşklar, yaşananlardan daima daha çoktur.' ''
''İçimde bir tsunami dalgası kabarıyordu. Benim kültürlü okurum, bilmelisiniz ki kontrol edilebiliyorsa, öfke değildir.''
''Shakespeare'in hakkı var, dünya hakikaten bir sahneydi: Benim yuhalanarak çürük yumurta yağmuruna tutulduğum bir sahne. Zira amatör pandomimci gibiydim: Sessizlikte iyi, fakat şovu yetersiz.''
"'Eğer beni vaktiyle neden sevdiğini anlamaya çalışıyorsan, gerekçeleri bulduğunda sevgini kaybedebilirsin.'
'Niye?'
'Çünkü duygular izahlarla paketlenip etiketlendiklerinde ölürler.' ''
''Öldüğün gün, diğerleriyle aynıdır. Sadece biraz daha kısa sürer.
[DIOP DIA BA, Çeyrek Empati]''
''Kalbin ya paramparça kırılmak ya da taş gibi katılaşmak zorunda kaldığı bu dünyayı terk ediyorum.
[NICHOLAS CHAMFORT'un intihar notu, 1741-1794]''
''Hakikat, ölümü aydınlatirken hayat karartır.
[ALPER CANIGÜZ]''
''Hiçbir sey göründüğü gibi değildir. Çünkü hiçbir sey görüntüden ibaret değildir.
Bu kadim kaide, benim hikayemde de geçerli.
Yalan insanı aptallaştırır, hakikat ise delirtir.''
''Müebbet perhize mahkumum. Zira beslenecek bir gövdem yok. Silme psikolojik bir olgudan ibaretim. İsmimle müsemmayım. Künhüme varılabilir fakat imdadıma yetişilemez. Bende müspet yahut menfi her şey nazari. His var, vaka yok. Fikir mevcut, zikir mahdut, fiil namevcut.''
''Bundan sonrasını ancak müzik anlatabilir.
[IVAN TURGENYEV 1818-1883]''
''Ölümün eşiğinde dikilmek her şeyi kolaylaştırır, ölmek hariç.''
''Dünya küçük. Yine de onunla pinpon oynayamazsın.
[TUĞRUL ve ÇAĞRI BEYLER]''
''Son nefesin ardından işitilen seslerin kefenden süzülmüş hali. Gerçi, Chopin, kendi cenazesinde bu marş değil, Mozart'ın Requiem'i çalınsın vasiyet etmiş. Haklı. Kimse, kendi kendine ağıt yakmamalı. Sağken ya da mevtayken.''
"İşler kötüye giderken, iç karartıcı şeyler okumanın pek faydası dokunmaz.''
''Kötülük, kendini ilkesel ve pratik iyilikle ikame eder. İyilik ise sınayıcı ve bedel ödetici bir örüntü içinde kendi ideallerini yakarak yol alır. Şeytan, kutsal kitaplardan alıntı yapmayı sever. Meleklerse daima görmezden gelinir.''
''100 yıl yaşamak, bana asrın hatasını yapma fırsatı veriyordu. Ve benliğimi tümüyle bu hataya vakfedecektim.''
''Benim yaşımda aşk kimin kollarında öleceğine karar vermektir. Aslında her yaşta öyledir.''
''Halbuki ben onun düşmekten korktuğu uçurumun dibindeyim.''
''Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta günler uzun, yıllar kısadır.
[IMMANUEL KANT, 1724-1804]''
''Dünyayı değiştirecek kapasiteye sahip kişiler, genellikle hayatta kalma konusunda beceriksizdirler.
[BALTASAR ZAMACOIS, 1817-1861, At gözlüğüyle kuşbakışı]''
''Yaşamak, benim kronik hastalığım.''
''Ne yazık ki insan zamanın değerini öğrenene kadar ömür bitiyor.''
''Cahiller ile ahmaklar gürültüden rahatsız olmaz.''
''Avni Vav iç geçirdi: 'Bazen kötüler, nadiren de iyiler kazanır.
Çoğunlukla herkes kaybeder." ''
''Gelgelelim asıl film şimdi başlıyordu. Haddizatında, planlandığı şekilde ilerleyen olaylara hayat denmez.''
''Benim namıma endişelenmeyin, canımdan çok daha değerli şeyler kaybettim.''
''Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil deliliğini görürler. ''
''On yedi yaşındaydı. Değiştiremediği şeylerin, onu değiştirmesini istemiyordu.''