Spoiler içeriyor
Vincent Gallo'nun yazıp yönettiği ve Christina Ricci ile başrol paylaştığı anlamlı bir film Buffalo66.Kasvetli ve ağır bir havayla başlayan film içine alan ve hızlı ilerleyen önemli konulara değinen sanatsal yönleri olduğunu düşündüğum bir yapım.Sinematografisi yılına göre oldukça iyi kostümler o…devamıVincent Gallo'nun yazıp yönettiği ve Christina Ricci ile başrol paylaştığı anlamlı bir film Buffalo66.Kasvetli ve ağır bir havayla başlayan film içine alan ve hızlı ilerleyen önemli konulara değinen sanatsal yönleri olduğunu düşündüğum bir yapım.Sinematografisi yılına göre oldukça iyi kostümler o dönemin özelliklerini taşımaktadır.Billy'nin kırmızı çizmeleri ve Layla'nin babydoll tarzı filmin ikonik unsurlarıdır.Konu olarak tam bir konuyu hedef gösterip izleyiciye sunmaz birçok konuyu birbiriyle harmanlayıp bağlantılarını kolayca öne süren bir film olmuş.Hapisten çıkan Billy ile başlıyor film.Burada kendisinin önemli bir suçtan 5 sene yattığıni düşünüyor seyirci yani hareketlerinden ben öyle varsaymistim.İcine kapanık hareketleri (elleri cebinde arada başını kaldırıp etrafı izlemesi,umutsuzluğun tablosunu gözlerine hapsedisi,ara ara boşluğa bakması,cenin şeklinde otobüs durağında beklemesi.Genelde psikologlara göre bu yatış şekli birine güvenmek istiyor ama cesaret edemiyor kendi içine dönük olan insanlarda daha çok yapıldığı görülmüş.Ben de bunu Billy de gördüm.Ama kime güvenmek istiyor kime kendini kabullendirmek istiyor?İşte bu soruya da ilerleyen sahnelerde aile masasında göreceğiz ki ondan önce Billy'nin tesadüfi bulduğu Layla'yi kaçırması ve onu ailesine anlattığı eşi olarak tanıtması var.Layla kaçırılıyor ama ondan önce de dans ettiği kursta kızın hareketlerine yakın bir mercek tutuyor kameraman.Layla dans ederken yüzünde ilgisini perdeleyen bir bıkkınlık bir arayışi gizlemiş bunu da Billy ile keşfediyor.Billy'nin onu kendi arabasıyla kaçırmasına onun ona kötü sözler söylemesine emir vermesine ve hatta neler yapacağını söylemesine itiraz etmiyor kaçması gereken sahnelerde ona defalarca kez itaat ediyor ve onu memnun etme çabasında peki neden?Layla kendi içinde hissettiği eksikliği Billy ile bagdastiriyor ve ona sempati ve ayrıca empati de kuruyor.Psikolojide yer alan Stockholm sendromuna güzel parmak basan bir yapım anlayacağınız.Orjinal bir konu olmayan ama bu konuyu perdeye yer yer açıklanamayan yerler olsa da cevaplayan bir film.Bu konuyu işleyen birçok film bulunmaktadır kısaca bu sendromun da bilgilendirmesini yapalim.İsvecte Stockholm başkentinde altı günlük bir soygun olur ve orada esir alınan bir kadın esir alan kişiye duygusal olarak bağlanır.73'teki bu olay psikolojiye de başka bir yön verir.Tecavuzcusune bağlanan,aşık olan ve hatta evlenen vakalar da vardır bu sendromda.Genelde geçmişte çevresinden ve ailesinden gereken ilgiyi almamis silik tiplerde gorulmektedir.Konudan uzaklaşmadan devam edelim.Layla ara ara Billy'nin kırıcı olduğunu vurgulan cümleler kursa da kesinlikle Billy'e sert cikislar yapmaz belli bir sınırı geçmez onun canını sıkmaz.Ve hatta burada sanki gerçek bir ciftmisler gibi sevgililerin atışmalarini hissettirir oysa ki durum çok baskadir.Billy'nin yine güven sorunu oldugunu yineleyen diyaloglar karsimiza cikar.
"Bana dokunma."
"Sana kim bana dokunabilecegini soyledi."
Bu cümleler kendi alanına kimseyi sokmayacagini hatırlatır sürekli ve sürekli.Düşük omuzlar, cepten çıkmayan eller...Ailesinin evine geldiğinde ise kapi önünde bir kararsizlik yasanir.Billy içeri girmek ister kendini kanitlamali roller iyi oynanmalidir ama aynı zamanda ayaklari ters gitmekte eve hiç girmek istememektedir Layla ise onu anlamaya çalışan bir esirdir.Destek olmaya çalışır onu iyi iş basaracaklarina ikna eder .Aile sofrasında yemekler yenir.Herkesin kendine ait rolleri olan bir aile yerine aile içinde kişisel bir yaşam süren kendi zevklerine önem veren fedakar anne modelinden çok başka bir anne, dengesiz tutumları olan bir baba ve çocuğu işleyen sözde bir aile tablosuyla karşı karşıya geliriz boylece.Anne kendi içinde çocuğuna karşı sevecen bir tutum sergiliyormus gibi düşünse de tamamen oğlunu taniyamamis onun ilgi alanlarını ve hatta alerjisini bilmeyen ya da görmezden gelen Amerikan futbol takımına düşkünlüğü ile kendi dünyasında yaşayan biridir.Fedakarlik yoktur onun için kendi zevklerini engelleyen bir çocuk vardır gözünde.Maclarina çok bağlıdır hatta o kadar çok bağımlı biri ki maçlara, izlediği maçlardan bahsederken şöyle bir diyalog geçiyor yemek masasında
"Buffalo"nun tüm maçlarını izledim sadece 66 daki maçı izleyemedim onda da Billy doğdu.Keske onu hiç dogurmasaydim o zaman o maçı izleyebilirdim."Billy'nin doğumuyla takım bir daha maçları kazanamaz Billy aile için lanet gibidir.Ayrıca anne sofrada kendisiyle ilgisi olmayan hangi konu varsa televizyonun sesini açmaya devam eder çocukluğundan bahseder oğlunun ama fotoğraf albümunu bulamaz ve kendinden konu açar kendi fotoğraflarını Layla'ya gösterir.Daha sonra babası bir tane çocukluk fotoğrafi getirir.Fotografin adet sayısı da oğullarına olan ilgisizliği göstermeye yeterdir her konuda oğullarina karşı bastırılmış nefretini görebilirsiniz.Herkesin aile kuramayacagini da düşündürür film.Billy her şeyin farkında olan biri olarak konuşmaz ve konuşmayı Layla'ya bırakır Layla ise kendi hayalindeki her şeyi anlatır çok gerçekçi bir şekilde.Onu ilk günkü gibi sevdiğini dünyanın en yakışıklı adamın onun eşi olduğunu savunur.Billy ise kendini kabul ettirmeyi uzun zaman önce bırakmıştır hapishaneye de Buffalo 'ya yaptığı iddianin tutmayip maç sonucunda girmiş büyük meblağı odeyememis ve annesine kendini sevdirememistir.Layla vejeteryan olmasina ragmen ikiletmemis ve et yemeğini yemistir.Baba otoriter bı babadan uzaktır ve şiddete egilimlidir.Sevilmenin ne demek olmadığını bilmeyen Billy zamanla Layla'yi önemser ama birinin onun sevecegine kendini inandiramaz.Cocukluktan beri aşamadigi güven korkusu bu sahte ilişki içinde de büyük bir engeldir.Kadinlari sevemez Billy annesini inceleme fırsatıni yakından tatmış ve anaokulunda aşık olduğu kadınla kafede karsilasinca ve ona olan tutumunu görünce bu durum daha da alevlenmistir.Layla her ne kadar ona iyi davransa da bunu bir türlü kabul edemez deneyimlediklerinden sonra.Filmde o kadar çok anlatılacak detay var ki ben sadece ufaktan bir giriş yaptım.Filmin sonunda yine yataktaki pozisyonuyla bitiriyor.Film cenin pozisyonundaki bir adamla başlıyor ve onunla bitiyor devamında da sizin yüzünüzü güldürüyor.Tesekkur ederim.