Koridor (2021) Uzun zamandır böyle bir Türk yapımını izlememiştim günümüzde çekilen 2021 yapımı olduğu içinde çok heyecanlıydım. Hemen izlemek için kollarımı sıvadım ve hemen izledim. Şunu söylemek isterim ki bazı yorumlarını okuduğum kişiler “Vortex” filmine benzetmişti ama ben benzetemedim. Gelin…devamıKoridor (2021)
Uzun zamandır böyle bir Türk yapımını izlememiştim günümüzde çekilen 2021 yapımı olduğu içinde çok heyecanlıydım. Hemen izlemek için kollarımı sıvadım ve hemen izledim. Şunu söylemek isterim ki bazı yorumlarını okuduğum kişiler “Vortex” filmine benzetmişti ama ben benzetemedim. Gelin yorumuma bakalım.
Vortex’in demas hastası olan kadın karakterimizin ve eşinin hastalıklarla mücadelesini anlatıyordu yaşlılık evresini de katarak. Ama bu filmde iki kardeşin annesi ve babasından kalan evlerinde yaşayan iki kadının yaşlandıkça yaşadıklar bunalımları, ilgisizliklerini gösteriyordu. Bunların arasında dağlar kadar fark var diye düşünüyorum. Bunu açıkladığıma göre gelin yorumuma geçelim. Film de iki kadın karakterimizi oynayan iki oyuncumuza hayranlığımı bilmenizi isterim. İkisini izlerken büyük bir zevk aldığım filmin başından sonuna kadar gelen performansları harikaydı.
Bunlardan Emel Göksu’nun oyunculuğu ile destekleyen Ayşe Demirel’in ikili performanslarına bayıldım. Bir odakta geçen ve dışarı ile bağlantımızı Emel’in oynadığı karakterle odaklanan film yaş aldıkça sorumluğu artan, hastalığını bile kardeşinden saklayan ablamızın zıt kardeşi ile kavgalarını gösterirken aslında nasıl sıkı bağlarının olduğunu görüyorduk. Sıkı bağlarına destek veren çift kişilik yatakta geceleri beraber yatan kardeşlerimizin birbirlerine desteklerini anlamak mümkündü. Bu durumda empati yapılacak yerlerden birisi ise kardeş abla ilişkisinin pürüzleriydi.
Bazen iyi veya kötü olan durumlarda birbirlerine muhtaç kalan kardeşler, tek odada aynı yatakta yatmalarına şaşırırken, babalarına olan saygılarını hiç kaybetmeyen ve hep biryerlerde onun yasını tutan kardeşlerin acılarını da yer yer hissetmek mümkündü. Bazen filmin bazı noktalarında üzüntü hissettiğimiz yerlerden birisi ise kardeşlerin mahallede dışlanmasıydı. Ayşe’nin oynadığı karakter ablasının hatası olduğunu düşünürken ben aslında yaşlanan iki kardeşin, çekemedikleri yaşlılık durumlarını istemeyen komşuların görmezden geldiğini gözlemledim. 2021’de çıkışını az kitlenin duyduğu yapımda Erkan Tahhuşoğlu yönetmenliğinde çekildiğini de söylemek isterim.
Belki sinematografisi güzel olsa da zamanla kült yapımlar arasında olması mümkün gibi. Ankara ve Adana Altın Koza Film Festival’de adaylığını gösteren yapım, 3 ödülle Adana Altın Koza Ödüllü olduğunu da söylemek isterim. Abla, kardeşin yaşadıkları birkaç gününü görürken, ölümlerine hız kesemeyen dünyanın verdiği koşturmacısında iki kardeşin evlerinin atmosferi ile geçmişte kalmış gibiydi.
Bilmiyorum bazen bazı durumlarda filmden kopacakmışsınız gibi dursa da asla ben kopamadım ve bir oturuşta izledim. Bittikten sonra aslında gününüzde çıkan Türk filmlerin neden bu kadar saçma olduğunu düşündüğüm ve böyle güzel sanatın zirvelerde olduğu filmleri gündeme çıkaramadıklarını anlayamadığım sorular ile doluydum. Mubi sayesinde her filme ulaştığım gibi bu filmi de izlediğimi söylemek isterim. Belki çok anlatamadım ama aslında filmin yaşlanan iki kardeşin dünyadan gitmeden önce son zamanlarını birbirlerine açılarak yaşadıkları acıları söndürmeleri gibi geldi. Daha fazla tutmadan keyifli izlemeler.