Spoiler içeriyor
Sylvia Plathin tek otobiyografik romanı. Esther üzerinden kendi ruhsal bunalımlarını anlatan Plath, intiharı bağlamında birçok fikrinden de bahsediyor. Kitaptan bahsetmeden önce Plath hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. 31 yaşında intihar eden 20.yy ın büyük kadın yazarlarından olan Plath'i ölüme götüren…devamıSylvia Plathin tek otobiyografik romanı.
Esther üzerinden kendi ruhsal bunalımlarını anlatan Plath, intiharı bağlamında birçok fikrinden de bahsediyor.
Kitaptan bahsetmeden önce Plath hakkında bilgi sahibi olmak gerekiyor. 31 yaşında intihar eden 20.yy ın büyük kadın yazarlarından olan Plath'i ölüme götüren neydi? Sırça fanusuydu.
Sırça, cam ile eş anlamlı. Cam fanus olarak da düşünülebilir. Nedir sırça fanus?
Hepimizin bazen gelenekler bazen ailemizden duyduklarımız bazen de yaşadığımız coğrafya sebebiyle inandığımız, uymak zorunda hissettiğimiz bazı kurallar var. Bu kurallar bize uygun olmasa bile toplumun dayattığı bazı normlar, bizi buna mecbur bırakabiliyor. Plath bu baskıyı üzerinde hissederek kendine sıkı bir bunalım yaratmış ne yazık ki.
Esther başarılı bir genç kız olarak karşımıza çıkıyor. Bursları var, geleceği parlak, aklı başında ancak mutlu değil. Kendini konumlandırmakta ve varsaymakta bazı sorunları var. Kendini yaşıtı olan kız arkadaşları gibi görmüyor çünkü beklentileri, zevkleri bambaşka.
New Yorkta tahsil gören veya parlak görülen kadınların bir çoğunun aslında münasip bir koca istediğini biliyor. Kendisi ise onlardan değil. Erkeklere karşı kati ön yargıları var istemsiz duygusal bir mesafesi. Buradaki kaynak Plathin kendi annesi ne yazık ki. Annesi çok katı ve geleneksel bir kadın. Babasını ise 8 yaşında kaybetmiş. "Daddy" şiirinde babasını ne kadar sevdiğinden ve özlediğinden bahsediyor. Bu kayıp ne yazık ki Plath'i hayatı boyunca etkiliyor.
Baba figürünün eksikliği ve annesiyle olan çatışmaları ödipal kompleks sinyalleri veriyor. Cinsellik tabusu ve kadınlarla olan uzak tabiatı bunu destekliyor. Cinsellik tabusunu biraz açmak gerekirse, insanları siyahlar beyazlar veya demokratlar cumhuriyetçiler olarak ayırmadığını, sadece biriyle yatmış olanlar ve olmayanlar olarak ayırdığından bahsediyor. Bekaret korunması gereken sıkı bir kavram gibi görülüyor ancak zaman zaman isyan olarak da Esther de can buluyor.
Esther in sevgilisi Buddy nin bakir olmadığını öğrendikten sonra onu "temiz görmemesi" ve eşit olabilmeleri için başka biriyle yatma gerekliliği duyması id vs süperego çatışmasının muazzam bir örneği.
Nasıl peki? Nasıl iki uç kavram olabilir. Baskılanan hiçbir şey yok olmuyor ne yazık ki, daha sonra daha korkunç bir şekilde tezahur etmek üzere pusuda bekliyor. Bunu Estherde sık sık görüyoruz.
Hatta Esther ve Sylivada demeliyim. Sylvia nın günlüğünde yazan bir parçada kadın olarak bir erkeğin çocuğunu doğurmanın öneminden bahsediyor. Kimileri diyor ki Syliva nasıl böyle bir şey söyler? Beni çok şaşırtmadı açıkçası. Sebebi şu:
Evet Esther doğumhanede gördüğü kadınlar için karmaşık duygulara girmişti ve çektikleri acıya rağmen yeniden çocuk yapmak isteyecek olmalarını anlamsız bulmuştu. Evlilik de istemiyordu çocuk da peki neden? Çünkü Esther inanılmaz derecede mükemmelliyetçi bir kadın. Hiç sevmemesine rağmen fizik dersini AA olarak vermesi iyi bir kanıt. Aynı şey evlilik ve çocuk fikirleri için de geçerli.
Biliyor ki evlilik onun akademik hayallerini öldürebilecek güçlü bir neden. Bu yüzden ondan korkuyor. Daha kendini bulamamışken kaybetmek istemiyor ancak diğer taraftan eğer evlenir çocuk yaparsa hayatını iyi bir eş olmaya adayacağının da farkında. Bu yüzden bu korkusu. Birini seçmek diğerinden vazgeçmek olacağı için..
Syliva nın günlüğünde çocuk yapmanın öneminden bahsetmesi şimdi de şaşırtıcı geliyor mu? Kitapta Esther evlenmedi ancak Syliva evlendi ve çok zaman geçmeden de intihar etti. Hayalleri çoktan ölmüş tüm enerjisini çoktan evliliğine vermişti çünkü. Peki ne oldu derseniz Syliva Plath uğruna hayallerini feda ettiği adam tarafından aldatıldı...
Yazacak o kadar çok şey var ki. Hem psikososyal gelişim evrelerindeki eksiklik, hem yaşadığı cinsel saldırı hem de yazarlık başvurusunun reddedilmesi Estheri yıkıyor. Alt tarafı bir yazarlık reddi demeyin. Esther kendisini başarısı ve zekasıyla var eden biriydi. Elinde olan tek şey giderse ne olur? Kaçınılmaz bir depresyon.
Son olarak intiharı. Syliva Plath hayatının pek çok döneminde aynı Esther gibi intihara teşebbüs etmişti ancak sonuncusu başarılı oldu. Kitabın yazımının ölümünden 1 ay önceye denk gelişi belki de tesadüf değil. Belki sırça fanus bir yardım çağırısıydı. Bana bunu düşündüren şu alıntı:
“Sanki asıl öldürmek istediğim o derinin altında ya da başparmağımın altında atan o ince damarda değil, başka bir yerde; daha derinde, daha gizli ve ulaşması çok daha güç bir yerdeydi.”
Bunalımlarından kurtulmak ona yetecekti ancak acıyı sonlandırmanın yolunu kendini öldürmek olarak buldu.
Güzel bir kitap özellikle merakı olanlara.