Yahudiler 71 fırkaya bölündü, Hristiyanlar 72 fırkaya. Ümmetim ise 73 fırkaya bölünecek. Biri dışında hepsi ateşte olacak. Kurtulan fırka benim ve ashabımın yolundan gidenlerdir. (kaynak:Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17; Ebu Davud, Sünne, 1) Arkadaşlar öncelikle biliyorum bu konuyu tartışmaının…devamıYahudiler 71 fırkaya bölündü, Hristiyanlar 72 fırkaya. Ümmetim ise 73 fırkaya bölünecek. Biri dışında hepsi ateşte olacak. Kurtulan fırka benim ve ashabımın yolundan gidenlerdir. (kaynak:Tirmizi, İman,18; İbnu Mace, Fiten, 17; Ebu Davud, Sünne, 1) Arkadaşlar öncelikle biliyorum bu konuyu tartışmaının yeri burası değil ama sizde bazı hadislerin aşırı yargı dağıtıcı olduğunu görmüyor musunuz? Yani şimdi biraz negatif giriş yaptım ancak görülüyor ki Peygamber efendimiz(sav) bu sözleri söylemiş veya öyle söylediği nakilcilerden (hadisçiler) günümüze ulaşmış. Yine birdiğer hadis-i şeriftede galiba kudsi hadis yani Tanrı kelamı (Levlake hadisi) orada da yaratıcı, Tanrı sen olmasaydın alemleri yaratmazdım, yani yaratıcı bir şeye muhtaçmış gibi aksettirilip öyle anlatılıyor hadiste. Öncelikle ben bu tür konularda Caner Taslaman'cı olduğumu belirtmek isterim. Yani tamam Peygamber Efendimiz'i her peygamberden daha çok seviyoruz, son peygamber hatta geleceği söylenen sözde mesihten bile daha çok ama vurunda öldürmeyin kardeşim noktasındayım. Yani felsefi açıdan bakacak olursak bu büyük bir ontolojik problemdir. Yaratıcı sanki bir maddeye bağlıymış, muhtaçmış gibi gösteriliyor. Ayrıca hatırlatırım Kur'an-ı Kerim'de Allah'ın hiçbir mahlukata (insan ve cinlerin tapınmasına) muhtaç olmadığı, ne yaparlarsa yapsınlar O'nu zelil düşüremeyeceğini açıklayan ayetlerde var sanırsam. Hal böyleyken levlake hadisinin sahihliği tartışılmamalı mıdır? Hele de kıyamete yakın, günümüz modern toplumlarında?. Ben size biraz düşünme payı vereyim ve şuradan devam edeyim. Yine başta da kaynağını verdiğim ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır hadisi. Gerçi bunun tersi hadis de mevcut ama o zayıf hadis olarak görülüp çok rağbet görmemiş. O hadistede 72'si cennetlik 1'i cehennemlik deniyor. Yine hal böyle iken hangisine inanalım güvenelim? Benim bütün yakarışım, hezeyanlarım bunlaradır. Yoksa bir yaratıcı var herkesin gideceği yer bellidir. Ama sizde sistemde bir arıza veya yarık, hata olduğunu göremiyor musunuz? Yani kim bu Kur'an'da 1 kere bile geçmediği halde 72 fırkaya bölünen müslümanlar, yahudiler (71),hristiyanlar(72)topluluğu? Yanlış anlaşılmasın buradan dinler arası diyaloğa falan girmeyeceğim ama bu yür hadislerin de sıhhati tartışılmalı ve dikkate alınmalıdır. Zira ülkemizde yobazlık modern olmuş durumda ve cehalet aldı başını yürüyor. İpini koparan geliyor ama nereye..? İnşallah sonu hayırdır. Her zaman derim bütün savaşım cahillerledir diye. Her hadisi zaten reddetmiyorum lakin bazı absürd hadisleride burada belirtmek istedim.. Yine yanlış anlamayın ben bazı anlatıların hadisçiden bi hata olmasından ötürü veya hadisin baştan uydurma olmasından ötürü peri masalı gibi geliyor. Bir din uydurulmuş (gerek siyasi gerek sosyolojik konjonktürden) ve o yolda gidiliyor. Dediğim gibi sonu nereye çıkar hep birlikte göreceğiz. Ben o konuda Caner Taslamancıyım, kıymetli, değerli hocamızın yolundayım. Yine bana da 'dinsiz' damgası vurmayın diye açıklama yapma gereği hissediyorum, bir daha söyleyeyim ben din, Kur'an karşıtı değil, aksine Kur'an destekçisi ve İslam temelli bir dünya olmasını savunanlardanım. Özetle ben ezberci dünyaya karşıyım, başkaldıranlardanım. Selametle. (tavsiyem her önünüze gelene kinle bakmayın, yapıcı olmaya çalışın ama ben söylesem beni kim dinler demi ben kimim ki, her karşıtı olduğunuz görüşe kinle bakmazsanız bir zaman sonra o kin duymadığınız şey veya şahıs sizin kaderiniz oluyor yani siz onla etkileşim kurabiliyorsunuz vs.. yapıcı olun yıkıcı değil her neyse nasıl olsa herkesin hayatı, kaderi kendine zaman gösterir diyorum bu konuları ve bülteni kapıyorum)
Küçük bir dipnot; amacım hadisleri itibarsızlaştırmak değil yanlış anlaşılmasın. Sadece bilimsel tutarsızlıkları ve objektifliği gözünüzün önüne serdim. Eğer SADECE bir fırka Cennetteyse ve bunu Allah peygamber efendimize söylediyse - ki hadisler bunu söylüyor - o zaman bu dünyadaki imtihanın ne anlamı kalıyor? Ona bakılırsa herkes böyle hadisleri gördükçe dinden soğuyor, ateist, deist oluyor. Tanrı itibarsızlaştırılmaya çalışıyor, yargıyı bir kul dağıtıyor veriyor. Herkes Tanrı hakkında kendi külli iradesiyle hüküm veriyor. Yok mehdiye zemin hazırlamalıyız falan (ki arka plandaki amaç siyasi rant mehdi falan değil, yani para kavgası) Bırakın kardeşim bu işleri, ayakları. İnsanlar dediğim gibi deist vs. oluyor. Ben değilim elhamdülillah müslümanım Allah'tan. Ama siz rehberinizi, ana merceğinizi Kur'an'a vermezseniz sizi daha çok uyuturlar gerek siyasi, gerek kozmopolit, gerek dini. Zaten deist, ateist, agnostik vs. olma sebepleri de yüksek ihtimal böyle birtakım hadisler(yine emin değilim Kur'an-ı Kerim'i okuyupda dinden çıkanlarda olabilir tabii) e zaten bu hadislerde yargı merkezi olan Tanrı'nın külli iradesine karışmak veya bir nevisavaş açmak demek. 72 ayrı fırkayı ağzınızla sayın desem sayamazsınız çünkü çok yüksek ihtimal öyle bir fırka yok. Hem dediğim gibi imtihan edilmenin ne anlamı kalıyor o zaman. Zaten öyle bir Tanrı'ysa eğer yaratıcı tapılmaya değmez diye dinden çıkıyor birçoğu. Tekrar söylüyorum yaratıcı hiçbirşeye muhtaç değildir. Hakiki iman teslimiyet ve itaattedir ve yaratıcının gücü sınırsızdır. Hepimizin sonu hayrolsun. Selametle.(Kuran müslümanı olmayan herkesin- yani geleneksel sünniler dahil- cehenneme gideceğini düşünüyorum bkz: Cemre Demirel ve blogspotu:Michaelsikkofield)