Spoiler içeriyor
artık benim de futbol muhabbetim olacak, bu film ile. "futbol asla futbol değildir." dedikten sonra mesela maradona, haysiyetsiz ingiltere'nin malvina adalarında zulmettiği arjantin halkının intikamını aldı. ingiltere'yi küçük düşürdü dostum, emperyalizmi yenmenin mümkün olduğunu gösterdi, diyeceğim vakurane bir tonda bu…devamıartık benim de futbol muhabbetim olacak, bu film ile. "futbol asla futbol değildir." dedikten sonra mesela maradona, haysiyetsiz ingiltere'nin malvina adalarında zulmettiği arjantin halkının intikamını aldı. ingiltere'yi küçük düşürdü dostum, emperyalizmi yenmenin mümkün olduğunu gösterdi, diyeceğim vakurane bir tonda bu politik ve sembolik hareketiyle.(swh)
neys... en hoşuma giden kısmı capuano ve fabietto diyaloğuydu. sanatı özelde film yapmayı istemek tek başına yetmez, anlatacak neyimiz var ve yeterince cesur muyuz bunun için , sanat ile gerçeklik gibi sorgulamalar içerdiği için. ah, evet bir de çatışma olmazsa seks olur ve bir işe yaramaz demesi müthiş bir tespit. sadece bu diyalog için bile izlemeye değer.
"- capuano. ben fabietto schisa.
- bana ne be?
- büyük hayranınım.
- hayranlardan nefret ederim. ben çatışmayı severim. çatışma olmadan ilerleyemezsin. çatışma olmadan sırf seks olur, seks bir işe yaramaz.
- (..) dinle. capuano, ailem dağıldığı için artık hayatı sevmiyorum. artık sevmiyorum, eskisi gibi hayali bir hayat istiyorum. artık gerçeği sevmiyorum. gerçek berbat. bu yüzden film yapmak istiyorum. hem de sadece üç dört film izlememe rağmen.
- yeterli değil, schisa. yeterli değil. film.. herkes film çekmek istiyor. film yapmak için taşaklı olman gerek. sende var mı taşak?
- bundan şüpheliyim.
- yani acıya ihtiyacın var. ondan var mı?
- evet, dedim ya o konuda iyiyim.
- ne dedin? ne acısı? hayır, acın falan yok, umudun var. umutla ancak rahatlatıcı filmler yaparsın. bu bir tuzak.
- beni yalnız bıraktılar, bu acı verici.
- bu yeterli değil, schisa. hepimiz yalnızız. yalnız mısın? umrumda değil, çünkü özgün değilsin. acıyı unut ve eğlenceyi düşün. filmlerini böyle çekeceksin. ama söyleyecek bir şeyin olmalı. bir şeyin var mı? hayal gücü ve yaratıcılık bir boka yaramayan masallardır.
- söyleyecek bir şeyim var mı bilmiyorum. nereden bileyim?
- ben nereden bileyim. benim söyleyecek sadece dört şeyim var. ya senin?
- film çekip cekemeyeceğimi görmek için roma'ya gitmek istiyorum.
- roma mı? büyük kaçış. dikkatini dağıtıyor. işin sonunda kendine dönüyorsun. başarısızlığa dönüyorsun. her şey başarısızlıktır, boktandır. kimse kendi başarısızlığından kaçamaz ve kimse gerçekten bu şehri terk etmiyor. roma'ymış. roma'da ne bok yiyeceksin? sadece pislikler roma'ya gider. bu şehirde kaç hikaye olduğunu biliyor musun? bak. bu şehrin sana ilham vermemesi mümkün mü? söyleyecek bir şeyin var mı yoksa diğerleri gibi pisliğin teki misin? anlatacak bir hikayen var mı? biraz cesur ol! anlatacak bir hikayen var mı yok mu? hadi aptal! ...
- var!
- anlat o zaman!
- ailem öldüğünde onları görmeme izin vermediler!
- kontrolünü kaybetme fabio.
- bana herkes fabietto, der.
- artık fabio desinler. kontrolünü kaybetme.
- bu ne demek?
- bunu kendin bulmalısın. kendin bulmalısın bok çuvalı. kontrolünü kaybetme schisa. sakın kontrolünü kaybetme. buna izin veremezsin.
- bu da ne demek? neden?
- çünkü seni yalnız bırakmadılar.
- öyle mi?
- öyle, seni terk ettiler."
fabietto hikayesi olan insana dönüşünce yeniden doğmuş ya da ergenlikten yetişkinliğe adım atmış gibi adam onun ismini değiştiriyor. artık yeni bir varoluş içindedir. belki de şimdi yeterince cesurdur sanatçı olmak için. geriye bir şey kalıyor: yalnızlığa değil, terk edilmeye rağmen kontrolü kaybetmeden üretebilmek becerisi.