Spoiler içeriyor
5. Vaziyetin için son hükmü ölüm verecek(Lucius Annaeus Seneca) İnsanın ölümün ötesine taşıyabileceği şey, verdiği ders yahut söylevler değil, içselleştirdikleridir. Böylece ölüm, nasıl bir yaşam sürdürüldüğünün, kişinin kendine kattığı gerçek değerlerin ortaya çıkacağı bir nihayet olarak tasvir edilmiştir. 8. Çok…devamı5. Vaziyetin için son hükmü ölüm verecek(Lucius Annaeus Seneca)
İnsanın ölümün ötesine taşıyabileceği şey, verdiği ders yahut söylevler değil, içselleştirdikleridir. Böylece ölüm, nasıl bir yaşam sürdürüldüğünün, kişinin kendine kattığı gerçek değerlerin ortaya çıkacağı bir nihayet olarak tasvir edilmiştir.
8. Çok az insan son saatlerini yaşadığının bilinciyle ölür(Michel de Montaigne)
Bu yüzden ölüm geldiğinde canı yanacağından değil de ölümü beklemek acı verici olduğundan ölümden korktuğunu söyleyenler ahmaktır. Mevcutken rahatsızlık vermeyen şey, beklenti halindeyken nafile bir acıya sebep olur. Bu yüzden kötülüklerin en büyüğü ölüm, bize hiçbir şey yapamaz çünkü biz varken ölüm henüz gelmemiştir; ölüm geldiğinde ise artık biz yokuzdur. O halde ölüm, ne yaşayana ne de ölüye hiçbir şey yapamaz zira yaşayan için söz konusu değildir, ölü ise artık yoktur. Fakat insanlar bazen ölümden sanki en büyük kötülükmüşçesine kaçınırlar, bazen ise hayattaki kötülüklerden kurtulmak için onu seçerler. Bilge insan ne hayatı küçümser ne de hayatın son bulmasından korkar.(Epikür)
"Uyumaya gittiğim her gece ölüyorum. Sonraki sabah uyandığımda ise yeniden doğuyorum." Mahatma Gandhi
"İnsanın korkması gereken ölüm değil, hiç yaşamamış olmaktır." Marcus Aurelius, Meditasyonlar
Nasıl ki doğa, doğumla beraber her şeyin başlangıcını getirirse, ölüm de onların sonunu getirir; öyleyse tıpkı doğumdan önce bizler üzerinde hiçbir şeyin tesiri olmaması gibi, ölümden sonra da olmaz. Bunda ne kötülük olabilir? Zira ne yaşayanlar ne de ölüler ölümün tesiri altındadır. Ölünün mevcudiyeti yoktur, yaşayana ise ölüm dokunmamaktadır.
"Pek çok insan henüz yirmi beş yaşındayken ölür ancak yetmiş beş olana kadar gömülmezler." Benjamin Franklin
Bedendeb sıyrılan ruh, kendi yasasını gerçekleştirmek için daha özgürdür(Plotinos)
Ve eğer ruh saflığını kaybederse, yaşadığı kötülük ölümünde değil, hayatındadır.
Ruhun yeraltında ceza çekmekte olduğunu varsayalım, orada bile kötülüğün kaynağı ölüm değil, yaşamıdır; talihsizlik belli bir karakterle sürdürülen hayat biçiminden kaynaklanır.
Hayat, bir ruhun ve bedenin ortaklığıdır; ölüm ise bedenin çözülmesidir; o hâlde ruh, hem yaşamda hem de ölümde, kendini evinde hisseder.
Bir iblisin bir cellâdı infaz edeceği meydanda cehennem giyotini olacak; bu sabah saat dörtte vuku bulacak. Sıra bize gelince etrafında kalabalık oluşturacağız. (Victor Hugo)
"Ölmekte korkulacak hiçbir şey yoktur. Esas korkunç olan hiç yaşamamış olmaktır." (Victor Hugo, Sefiller)
"Ölüm korkusu, yaşama korkusundan kaynaklanır. Dolu dolu yaşayan kimse her an ölmeye hazırdır." Mark Twain
"Çok fazla yaşam sevgisinden,
Umut ve korkunun özgürleşmesinden,
Kısaca şükranlarımızla sunuyoruz tanrılara
Ne olursa olsun
Hiçbir hayat sonsuza dek yaşamaz;
Ölüler asla yükselmez;
En zayıf nehir bile
Dökülür denize güvenli bir yerde."
Bulanan bilincinde, bu acı ölüm değil düşüncesi dalgalandı. Ölüm acıtmazdı. Hayattı bu acıyan; bu korkunç boğulma duygusu hayatın verdiği acıydı; hayatın ona indirebileceği son darbeydi bu. (Jack London)
"Yaşamın tadını çıkarın. Ölüm için çok daha uzun zamanınız olacak." Hans Christian Andersen
"İnsanlar ölümden korkarlar, tıpkı çocukların karanlıktan korktuğu gibi; çocuklarda bu doğal korku, masallarla nasıl artarsa diğerinde de aynı şekilde artar. Elbette, günahın bedeli düşünüldüğünde ölümü tefekkür etmek ve başka bir dünyaya geçiş, kutsal ve dini bir niteliktedir ancak doğaya bir vergi ödermişçesine ölümden korkmak zayıflıktır." Francis Bacon