Spoiler içeriyor
****Beyin Yakan Film Mulholland Drive'ı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak Bir Rehber + David Lynch'in başyapıtlarından biri olan 2001 yapımı film Mulholland Drive (Mulholland Çıkmazı) ile ilgili pek çok soruya cevap bulabileceğiniz detaylı bir inceleme. Beyin Yakan Film Mulholland Drive'ı Daha…devamı****Beyin Yakan Film Mulholland Drive'ı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak Bir Rehber
+ David Lynch'in başyapıtlarından biri olan 2001 yapımı film Mulholland Drive (Mulholland Çıkmazı) ile ilgili pek çok soruya cevap bulabileceğiniz detaylı bir inceleme.
Beyin Yakan Film Mulholland Drive'ı Daha İyi Anlamanızı Sağlayacak Bir Rehber
mulholland dr., bilinçaltı tarafından kurgulanmış rüyanın, gerçek hayatta insanın duygusal beklentileri ve korkuları tarafından, farkında olmayarak da olsa şekillendirildiği tezini baz alarak yapılmış bir film. aslında ben bu görüşte olan biri değilim. yukarıda belirttiğim gibi, ben bilinçaltının kaotik, sürreal ve tamamen nedensellik ilkesinden bağımsız resimler sunduğunu düşünürüm. her ne kadar önceden gördüğüm görseller yoğunlukla rüyalarıma girse de, gördüğüm olaylarda şimdiye kadar hiçbir zaman sebep-sonuç ilişkisi kuramadım. dolayısı ile gördüğüm rüyaların yorumlanmasını da faydasız ve anlamsız bulurum. ancak tabii bu film, benim rüya tecrübelerimle yapılan bir film olsaydı, en çok yönetmenin diğer süper kompleks ve karanlık filmi, inland empire (2007) kadar övgü alabilirdi. bilinçaltı tezahürünün gerçek hayattaki beklentilerle/motivasyonlarla rüyaya girmesi, mulholland drive’ı hali hazırda başyapıt statüsüne ulaştıran olmazsa olmaz noktalardan sadece bir tanesi.
beyazperdeye yansıyan imajların kuvvetli, sarsıcı ve çok edici olabilmesi için ana rolün gördüğü rüyayı oluşturan parametrelerin de sarsıcı olması lazım. yani kısacası güçlü duyguların karşılığı güçlü resimler ve şok edici bir rüya tecrübesi olacaktır. peki bunlar neler olabilir? cevap aslında az çok belli; tutkulu bir aşk, ölümcül kıskançlık, intikam duygusu, şöhret arzusu/hırsı ve genel olarak da karakterin tüm çıplaklığı ile gördüğümüz korkutucu id'i ve bundan beslenen karanlık alter egosu. rüyayı bu parametreler temelinde kurarsanız, ortaya sinema adına oldukça iddialı bir yapım çıkabilir. işte mulholland drive’da yönetmen david lynch, ana karakterin gördüğü rüyayı bu motivasyonlar üzerinden oluşturmuştur. rüyanın karmaşıklaşıp oldukça derin bir seviyeye inmesinin gerekçesi de, karakterin duygularını marjinal noktalarda yaşaması ve edindiği yıkıcı hayat tecrübeleriyle beraber, ruh sağlığının tamamen bozulması ile açıklanabilir.
film hakkında beni tek üzen nokta ise aslında filmin bizzat kendisi, yani içeriği ile ilgili değildir. bilenler mutlaka vardır; mulholland drive film olmadan önce, yönetmen lynch’in kafasında tv dizisi projesiydi. elimde bir güç olsa ve geçmişe gidebilsem, bu projeyi lynch’e ne yapar eder tv dizisi olarak yaptırırdım. sebebi şu, film olan proje bize muhteşem bir 2,5 saatlik şölen yaşatmıştı. ancak 10 bölümlük mini dizi formatı, bize en az 10 saat süren kusursuz bir sezon (belki de birden fazla) yaşatacaktı. ben bu hikayenin çok katmanlı olmasından dolayı, daha uzun bir şekilde işlenmesinin, hali hazırdaki potansiyelini daha da artıracağı düşüncesindeyim. tek üzüntüm o, yoksa bu filmi herhangi bir noktada acımasızca eleştireni, lynch’in yaşlı öcülerinin kovalamasını dilerim.
yazının devamında filmin bazı sahnelerini paylaşıp, bu sahnelerdeki olayları ve bilinçaltı tezahürlerinin sebeplerini açıklayacağım
bu kısımdan sonrası spoiler içerdiğinden, filmin izlenilmeden okunması beni üzer. lütfen bu müthiş filmi izlemeden, yazının kalanına göz atmayınız. bir sürü yorum okuyup, `nasıl olsa filmi izlediğimde anlamayacağım, bari izlemeden bütün açıklama yazılarını okuyayım` mantığı ile hareket edenleri hiç anlamadım, asla da anlamayacağım. hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir filmi izlemek, her zaman için harika bir duygudur. hiçbir şey anlamasanız bile, filmin sizde yarattığı ilk etkiler/izlenimler, filmi sıfır ön bilgi ile izlediğinizde maksimuma çıkar. bunu her film için göz önünde bulundurmakta fayda var diye düşünüyorum.
--- spoiler ---
- ilk diyaloğun olduğu giriş sahnesinde camilla, şöför ve korumayla düzgün aksanlı olarak ıngilizce konuşuyor. evet buradan anladığımız şu, hispanik bir amerikan olan ms. rhodes, aksansız ıngilizce konuşursa rüyada, ispanyol gırtlağı ile konuşursa gerçek hayattaki versiyonunda bize görünüyor demek. bu, biz seyirciler için iyi bir ipucu. tabii biz bunu, filmin ilerleyen dakikalarında anlayabiliyoruz.
- rhodes’un yanından iki kişi (sarhoş kadın/erkek) geçiyor. bunun anlamı şu, camilla amnezi yaşıyor ve hiçbir şeyi hatırlamıyor. diane’in bilinç altı camilla’yı isimlendirmeye çalışıyor ancak bunu da başaramıyor. yanından geçen sarhoşlar da, o’nun yardım isteme seçeceğini sıfırlıyor. çünkü o’na ilk yardım edecek olan kişi mutlaka diane olmalı.
- iki dedektif, camilla’nın geçirdiği kazadan sonra olayı soruşturmaya başlıyor. diane kendi suçunu bildiği için, kendini polisin soruşturduğunu da biliyor. dolayısı ile burada olayı bilinçaltı farklı anlamlandırarak, sanki suçlu olay mahallinden uzaklaşan camilla’ymış gibi şimşekleri ona yöneltiyor. klasik bir suçu yansıtma savunma mekanizması.
- rhodes, diane’in ruth teyzesinin evine sığınıyor ve diane eve geldiğinde onu duş alırken buluyor. etrafına pozitiflik saçan diane, hiç kötümser bir izlenime kapılmadan hemen ruth teyzesinin arkadaşı olarak camilla’yı düşünüyor. burada diane’in etrafına gülücükler saçıp, pozitiflik kraliçesi olmasının sebebi, bilinçaltının onu olumsuzluklardan uzakta tutup, “senin hayatın mükemmel olacak” ‘a kendini inandırması.