*** 2021 yılının en iyi filmleri bu tarz listelerde illa ki bir geyik filmin de olması gerekiyor. izlerken insanı yormayacak, ona hoş vakit geçirtecek ve azıcık da kaliteli olacak filmlere de ihtiyacımız var. sürekli festival filmleri bir yere kadar. bu…devamı*** 2021 yılının en iyi filmleri
bu tarz listelerde illa ki bir geyik filmin de olması gerekiyor. izlerken insanı yormayacak, ona hoş vakit geçirtecek ve azıcık da kaliteli olacak filmlere de ihtiyacımız var. sürekli festival filmleri bir yere kadar. bu minvalde bu senenin açık ara en iyi filmi kesinlikle “free guy” filmiydi. film, bir simülasyonun içinde mi yaşıyoruz ya da bilinç kazanmanın tam olarak nerede başlayıp nerede bittiği gibi sorulara kendince cevaplar vermeye çalıştı. elbette ki bu sorulara ciddi bir cevabı yok. zaten böylesine bir filmden bu denli büyük sorulara bir anlam katabilmesini bekleyemezdik. “free guy” gibi filmlerden beklentimiz sinema salonlarından keyifli bir zaman geçirmiş şekilde ayrılmaktır. filmin bu yöndeki beklentilerimizi karşıladığı muhakkak. merak uyandıran bir konu, duygusal anlar, kaliteli aksiyon sekansları ve artık bu tarz rollerin üzerine iyice yapıştığı espri dolu bir adet ryan reynolds… daha ne olsun!
9) the green knight (yön. david lowery)
david lowery, a ghost story (2017) ve the old man & the gun (2018) filmlerinin ardından adından söz ettirmeye başlamış bir yönetmendi. zaten yönetmenin “a ghost story” filmini izlemeniz halinde nasıl farklı bir yerde durduğunu da görmüş olursunuz. “the green knight” filmi de en az “a ghost story” kadar orijinal ve tuhaf bir film. filmi izlerken sıkılacağınızı yüzde yüz garanti edebilirim. hatta filmin pek çok sahnesinde ben şimdi ne izliyorum böyle diyeceğinize de eminim. fakat film bittikten sonra filme hayran olmamak inanın elde değil. en azından filmin bende uyandırdığı duygular bu yöndeydi. filmi bitirdiğimde iyi bir film izlediğime adım kadar emindim. film, kral arthur'un da yeğeni olan gawain isminde silik bir şövalyenin “green knight” diye anılan ve görüntüsüyle korkutan ağaç benzeri irice bir varlıkla olan mücadelesi üzerinden ilerliyor. diğer şövalyeler gibi anlatacak hikayesi olmayan gawain, biraz da gaza gelerek “green knight” isimli bu yaratığın düello teklifini amcası arthur'un önünde kabul eder. fakat görece kolay geçen düellosu bir yıl sonra onu fazlasıyla zorlayacaktır. “green knight” ile tekrar yüzleşmek için çıktığı yolculukta kendisiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır. bu yolculuğun sonunda ya kendisine ait bir hikayesi olacak ya da yaşam öyküsünün sonuna gelecektir.
8) bo burnham inside (yön. bo burnham)
bo burnham aslında bir youtuber. 2006 yılında oldukça erken başladığı youtube kariyeri, bugün itibarıyla şarkıcılığa, komedyenliğe, oyunculuğa, yazarlığa ve yönetmenliğe kadar uzanmış durumda. 2018 yılında hem yazıp hem de yönettiği eighth grade filmiyle sinemada da iyi işler çıkarabileceğini göstermiş oldu. gerçi “eighth grade”, eleştirmenlerce çok beğenilmesine ve o yılın en iyi filmleri arasında gösterilmesine rağmen seyirciler tarafından ortalama bir film olarak değerlendirildi. asıl bilinirliği ise başrolünde carey mulligan'ın yer aldığı ve yönetmenliğini de emerald fennell'ın yaptığı 2020 yapımı promising young woman filmi sayesinde oldu. en azından amerika dışında bu filmle tanınır olduğunu düşünüyorum. amerika'da muhtemelen iyi kötü bir şöhreti vardı. 2021 yılında netflix'te izleme imkanına kavuştuğumuz ve oldukça kişisel bir yapım olan “bo burnham: inside” ise kesinlikle bu yılın en orijinal işlerinden biri ve her açıdan övgüyü fazlasıyla hak ediyor. evlerimizden çıkamadığımız pandemi ortamında bo burnham tek bir odayı kullanarak muhteşem bir işe imza atmış. kendisi, pandemi ortamının hepimizde yarattığı çıldırma ve bunalma hissini harika bir dille kameraya almış. binlerce kilometre öteden birbirinden ilginç pek çok şarkıya döktüğü sözleriyle pek çoğumuzun da duygularına tercüman olmayı başarmış.
7) judas and the black messiah (yön. shaka king)
“judas and the black messiah”, bu senenin kesinlikle en değerli filmlerinden biri. şunu da söylemeden geçmeyeyim. uzun zamandır bir ismin bir filme bu denli yakıştığına ilk defa şahit oluyorum. film kendisini, isa ve judas'ın isa'ya olan ihaneti üzerinden temellendirmiş. isa son akşam yemeğinde yanında bulunan havarilerine döner ve şunu söyler: “sizden biri bana ihanet edecek”. bu dünyada isa'lar kadar judas'lar da var olmaya devam edecektir. bu anlamda, filmde isa ile özdeşleştirilen fred hampton'ı ve onun verdiği mücadaleyi tanımak beni fazlasıyla memnun etti. fakat bir yandan da böylesine bir ismin varlığından yeni haberdar oldum diye de kendime kızmadım değil. fred hampton, 21 yıllık kısacık hayatına pek çok şeyi sığdırabilmiş bir aktivist. o, amerika'da bulunması oldukça tehlikeli olan bir aktivistti. kendisi, amerika'da siyahi olmanın da ötesine giderek yaşanan sıkıntılara sınıfsal gözden bakmaya çalıştı ve bu bakış açısıyla çok geçmeden amerikan hükümetinin de radarına girmiş oldu. uzun lafın kısası, önce bu muhteşem filmi izlemenizi, sonrasında da fred hampton'ı araştırmaya başlamanızı tavsiye ederim.
6) riders of justice (yön. anders thomas jensen)
“riders of justice” normalde kasım 2020'de vizyona girmesine rağmen hem türkiye'de hem de genel olarak diğer tüm ülkelerde 2021 yılında izlenebildiği için bu filmi bu senenin listelerine koymak mantıklı duruyor. sene sonunda yayınlanacak olan diğer “en iyi film” listelerinde de bu filme rast geleceğinize eminim. “riders of justice”, türkiye'de adam's apples (2005) filmiyle de az çok bilinen anders thomas jensen'ın bu yılın başında en çok konuşulan filmi oldu. film, şaşırtıcı derecede komik, merak uyandırıcı ve etkileyici. bu denli klişe bir konudan böylesine bir film çıkarmaları takdire şayan. elbette ki filmin olumlu taraflarının yanında olumsuz tarafları da mevcut. film, komedi ve aksiyon açısından ortalamanın üstündeyken mesele duygusallık olunca bazı yerlerde abartıya kaçabilmiş. bir de bazı yan karakterlere sırf “loser” görünsünler diye gereksiz hikayeler yüklenmiş. yine de “riders of justice”, hem sonu hem de hikayesiyle bu yılın kesinlikle en dikkate değer işlerinden biriydi.