Spoiler içeriyor
Konu olarak bir ucak kazası ile ıssız adaya düşen 30'lu yaşlarında tanınmış bir şirkette önemli bir pozisyonda yer alan Chuck'in hikayesini anlatıyor.Bircok kısa analiz okumama rağmen uzun uzun anlatılması gerektiğini düşündüğüm ve fazlasını hakeden bir yapım "Yeni Hayat".Modern yaşamından bir…devamıKonu olarak bir ucak kazası ile ıssız adaya düşen 30'lu yaşlarında tanınmış bir şirkette önemli bir pozisyonda yer alan Chuck'in hikayesini anlatıyor.Bircok kısa analiz okumama rağmen uzun uzun anlatılması gerektiğini düşündüğüm ve fazlasını hakeden bir yapım "Yeni Hayat".Modern yaşamından bir anda teknolojinin yemeğin suyun kısacası insanın hayatını sürdürebilmesi için birçok olanağın kısıtlı olduğu bir ortama sürüklenisini ve böylece kendiliginden gelen çaresizliğini görüyoruz.Hayat kalma mücadelesi veren başrolun bunun için maslow piramidinden sırayla yukarıya çıktığına şahit oluyoruz.En altta bulunan fizyolojik ihtiyaçlar(yemek içmek barınmak vs) bir hindistan cevizinin kırılması yahut balık tutmasıyla yeme ve içme ihtiyacı karşılanır.Ates yakma öğrenilir kötü hava koşulları ve vahşi hayvanlardan korunmak için bir mağara elde edilerek barınma ihtiyacı da karşılanır ve piramidin bir ust düzeyine geçilir. İhtiyaclar gereksinimler karşılanırken zamanla başka bir ihtiyaç doğar.İlk insanların yaptığı gibi mağaraya resimler çizmeye günleri saymaya başlar.4senedir yalnız olan Chuck iletişim kurmadigindan dolayı piramidin diğer basamağına geçemez.Ait olma ve sevgi ihtiyacı.İletisim kurmayan Chuck depresyona girer psikolojisinde değişimler oluşur.İlk panik duygusunu hisseden kahraman daha sonra soğukkanlılığı öğrenir.Kendiyle konuşur tartışır ve bir arkadaşı olması gerektiğini düşünerek düşen kargo paketinden topa göz ağiz çizerek onu arkadaş olarak düşünür.Bu iletişim onu hayatta tutacaktır böyle bir yol bulmustur.Ayrica 21.yy'in Robinson Crusoe'u olarak da kabul edilen bu baş karakter çalkantılı ilişkisi,iskolik hayatındaki çizgide yalpalanirken beceriksizce gözükse de bu ada sayesinde birçok zor şeyi de o anki koşullara göre başarabilmiştir.Bu filmle "En iyi erkek oyuncu"ödülünü her ne kadar meslektaşı Russel Crowe'a o dönem kaptirsa da kendisinin ne kadar başarılı bir oyuncu olduğunu kabul etmeden yapamayız.Fizyolojik değişimi de gösterirken çekimlere 14 ay ara verilerek yapımın gercekciligini de göz önünde bulundurmamizi sağlıyor.2,5 saatlik film kısacası bizlere bir yaşam mücadelesini ve birinin hayata devam etmek için bir nedene tutunmasini anlatıyor.Derin mesajları olan ama yeterince sahip çıkılmadigini düşündüğüm ve sık sık kendisinden bahsetmeye devam edip önereceğim bir filmdir.İnsana hayata sorgulatan,aslında bizler için küçük olan şeyleri kaybedince ne kadar önemli olduğunu anlama fırsatı veren bır yapım.Bu arada üstte Tom Hank'i övdüm biliyorum ama tekrar ovucem çünkü neden ovmeyeyim canım adam bir idol benim için.O zaman ne diyoruz izleyin izlettirin diyoruz iyi seyirler.