Aşırı sevdiğim ama aşırı kızgınlık da duyduğum, buna rağmen hala favori fantastik yazarım Patrick Rothfuss'un önerisini gördükten sonra ilgimi çeken bir seri oldu. Hikaye genel olarak fantastik bir dünyadaki hırsızın üstüne kurulu diyebiliriz. Daha önce böyle bir seri okumuştum. Leigh…devamıAşırı sevdiğim ama aşırı kızgınlık da duyduğum, buna rağmen hala favori fantastik yazarım Patrick Rothfuss'un önerisini gördükten sonra ilgimi çeken bir seri oldu. Hikaye genel olarak fantastik bir dünyadaki hırsızın üstüne kurulu diyebiliriz. Daha önce böyle bir seri okumuştum. Leigh Bardugo'nun Kargalar Meclisi serisi de bu tarz bir seriydi. Onu çok beğenmiştim, bu seriyi de ilk kitabı adına beğendim.
Fantastik seri olarak geçmesine rağmen ilk kitaptan çok fantastik dünya hissi almadım açıkçası. Fantastik olaylar aşırı yaşanmadı. İleriki kitaplarda nasıl olur bilemiyorum. Ama kitabın soygun planları, karakter skalası ve karakterlerin ilişkileri, anakarakterin kişiliği vesaire hoşuma gitti.
İlk yüz sayfada kitap aşırı açılmıyordu, sonrasında biraz daha akışı hızlandı ama son sayfaları gerçekten büyük heyecanla okudum. Kitabın bence garip bir sorunu vardı. Akıcı olmadığını hissetmememe rağmen nedense bir türlü ilerletemiyorum gibi geldi bir aralar. Ama son sayfalardaki tempo artışıyla bana başlardaki bu sorunu unutturdu ve seriye devam etme isteğimi bayağı pekiştirdi.
Genel olarak evrenini, karakterlerini ve özellikle sona doğru işlerin gidiş halini beğendim. Okumaya devam edeceğim.
"Boğazında kanayan bir kesik olsa ve bir hekim o kesiği dikmeye çalışsa Lamora iğneyle ipliği çalar ve kahkahalar atarak geberip gider. Çocuk... çok fazla çalıyor."
"Biri sana eski alışkanlıklarından vazgeçmenin zor bir şey olduğunu söylerse bil ki yalan söylüyordur Locke. Çünkü böyle bir şey sadece zor değil, büsbütün imkansızdır."
"'Bir planın mı var?'
'Hayır,' dedi Locke. 'Planı bırak en ufak bir fikrim bile yok. Tek bir tane bile. Ama en iyi planlarım hep bu şekilde başlamaz mı zaten? Her nasılsa bir açık yakalayacağım... sonra da tedbiri elden bırakacağım.'"
"Eskiden beri en iyi sahte kılığın insanların önyargıları olduğunu düşünmüşümdür."
"'Günün birinde Locke Lamora,' dedi adam, 'günün birinde öyle ihtişamlı, öyle hırslı, öyle muazzam bir hata yapacaksın ki gökyüzü ışığa boğulacak, aylar fırıl fırıl dönecek ve tanrılar neşeyle kuyrukluyıldızlar sıçacak. Umarım o günü görebilecek kadar yaşarım.'"
Spoiler!!!
İkizlerin ve Böcek'in ölümü çok ani oldu ve beni etkiledi. Bu tayfayı bayağı sevmiştim ama ne yazık ki daha ilk kitaptan iki kişi kaldılar. Okumaya devam edeceğim bakalım. Locke'un gerçek adını vesaire merak ediyorum. Ayrıca Bağlıbüyücülerin intikamını merakla bekliyorum.
"'Madrabaz Bekçi'yi gördüğün zaman,' dedi Locke, bir şeyi ellerinde bükerek, 'ona Locke Lamora'nın yavaş öğrendiğini ama öğrendiklerini asla unutmadığını söyle. Ve dostlarımı gördüğünde de onlara sizden daha fazla kişinin yolda olduğunu söyle.'"