Muazzam bir İspanyol filmi. İki gündür İspanyol filmi izliyorum ve izlediğim her iki filmde de derin bir anlam, muazzam olan ama ekrana yansıtılmayan bir beden bütünlüğü yakaladım. Dün izlediğim film Begin the Beguine filmiydi. Eksik içerik olarak bildirdim, eklenirse yorumumu…devamıMuazzam bir İspanyol filmi. İki gündür İspanyol filmi izliyorum ve izlediğim her iki filmde de derin bir anlam, muazzam olan ama ekrana yansıtılmayan bir beden bütünlüğü yakaladım. Dün izlediğim film Begin the Beguine filmiydi. Eksik içerik olarak bildirdim, eklenirse yorumumu paylaşırım. Her neyse gelelim asıl konumuza, yani bu filme.
Filmin konusunu kısaca özetlemem gerekirse şunları söyleyebilirim. Matador sevgilisi bir kaza sonucu komaya giren adamın, yıllardır komada olan bir kadının bakıcılığını üstlenen hasta bakıcı adamla arasında gelişen ilişkiyi konu ediniyor. İkisi yoğun bakımda olan dört kişinin arasında ahlak sınırlarının çok ötesine geçen bir yapım kısaca.
Filmin asıl hikayesi Lydia'nın komaya girmesiyle ve Marco'nun Benigno'yla tanışmasıyla başlıyor. Benigno yıllardır komada olan Alicia'yla ilgilenen, ona aşık bir hasta bakıcı. Fakat film bu ilişki şemasında ara ara Marco ve Benigno arasında da bir şeylerin olabileceğinin sinyalini sürekli veriyor. Aslında tam anlamıyla ya nasıl bir ilişki istediklerine karar verememişler ya da iki kadının bilinmezliğinde karmaşık bir ilişki şeması yaratmak hikayenin etkisini güçlendirmek işlerine gelmiş. Cevap her ne olursa olsun senaryonun gidişatında bir eksiklik hissettim, ama gariptir ki bu eksiklik beni pek de rahatsız etmedi. Hatta filmin buna ihtiyacı olduğunu bile düşündüm.
Yüzeysel bakınca romantik drama tadında bir film. Lakin derinine inince her karakterin altından ayrı bir hikaye çıkabilecek, çoğu diyaloğunda derin bir anlam olan felsefe temalı bir yapım olduğunu anlıyorsunuz.
Film az önce de söylediğim gibi ahlak sınırları zorluyor ve sorgulatıyor. Aslında suçlu bir adamı masum gösterme çabası var. Tabii bunu başardıkları da aşikar, çünkü karaktere kızamıyorsunuz. Aksine tuhaf bir şekilde sempati duyuyorsunuz. En azından benim için öyle oldu.
Filmde öne çıkan sadece Marco ve Benigno var. Ben filmin kilit ismi Benigno'ya değinmek istiyorum. Karakter karşıma çıktığı ilk an yalnızlığını hisettim. Bunu oyuncu mimiklerine yansıtmış, yönetmen sahneye yansıtmış, senaryoya yansımış. Bir şekilde Benigno'nun ne denli yalnız bir adam olduğu ekrana yansımış. Ve bu yalnız, içine kapanık adam sadece Alicia ile konuşuyor. Onları biz izleyemesekte -karakter o kadar içine kapanık ki izleyiciye bile dertleri açılmamış- bunların bahsi ufak ufak geçiyor. Benigno kendini Alicia'ya adıyor çünkü kendisini yargılamayacağını biliyor. Karşısına Marco'nun çıkmasıyla kendini bir şekilde ona açıyor. Bunu yine izleyemiyoruz ama açtığını biliyoruz. Kendisini yargılamayacak ikinci bir insanla tanıştığında kalbinin bölündüğünü de hissediyoruz. Film bana göre birçok şeyi vermemiş ama hissettirmiş. Eksikler içinde kusursuz bir film.