Spoiler içeriyor
Bundan 4 yıl kadar önce, 2018 yılında Hindistan halkı daha önce benzerine rastlamadıkları çarpıcı bir haberle sarsıldılar. Aynı aileden 11 kişi evlerinde ölü bulunmuştu. 10 kişi kendini asmış bir şekilde, 70 yaşlarındaki annelerinin ise yerde boğulmuş cesedi bulundu, o da…devamıBundan 4 yıl kadar önce, 2018 yılında Hindistan halkı daha önce benzerine rastlamadıkları çarpıcı bir haberle sarsıldılar. Aynı aileden 11 kişi evlerinde ölü bulunmuştu. 10 kişi kendini asmış bir şekilde, 70 yaşlarındaki annelerinin ise yerde boğulmuş cesedi bulundu, o da dolabın kulbuna bağlıydı. Peki bu toplu intiharın sebebi neydi? Netflix bu konuda elde olan bilgileri dünyaya aktarmak, bu konuda sorun yaşayanları, yakınında yaşıyor olanları bilinçlendirmek adına 3 bölümlük bir belgesel yayınlamış. Çarpıcı, dehşet verici bir haber belgeseli.
Belgesel daha açtığım ilk andan dikkatimi çekti. Olanları öncesinde araştırmadım, her detayı belgeselden öğrenmek istedim. Buna rağmen sadece cinayet ya da intihar olarak atfedilip geçilecek bir olay izlemeyeceğimin farkındaydım, olayın altında bambaşka bir gizem vardı.
Benzerine Türkiye'de şahit olmuştuk, Palu ailesi. Zaten bu ailede benim aklıma direkt Palu ailesini getirdi. Belgeseli tek bir cümleyle özetlemem gerekirse şöyle söylerim: ''Psikolojik sorunlar yaşayan bir bireyin sadece kendisini değil, ailesini de geri dönüşü olmayan bir tehlikeye atması.''
Röportaj boyunca sürekli ailenin yakınları ile röportajlar yapılıyor. Herkes de aynı şeyi söylüyor. 'Çok mutlulardı, çok iyilerdi, eğitimli bir aileydi, oldukça zekilerdi..' Peki bu kadar normal atfedilen bir ailenin topluca ölüme gitmelerinin ardında ne var?
İlk bölüm cesetlerin nasıl bulunduğuna değiniyor. Yakınlarla röportaj yapılıp olayın bir cinayet olup olmadığı araştırılıp tartışılıyor. İkinci bölümde ise Lalit'in ağzından yazıldığı düşünülen günlükler okunuyor, ki asıl ilgi çekici kısım burada başlıyor. Şunu söylemeden geçmek istemiyorum, günlüklerde yazılanlar bir yana günlüğü seslendiren adamın sesi bile içimi ürpertti. Tam bu anda ailenin psikolojisinin pek de yerinde olmadığını, kurtuluş için ya da daha iyi bir hayat yaşamak için garip garip ritüellere başvurduklarını öğreniyoruz, ki son ritüel zaten geri dönülmez bir faciayla sonuçlanıyor. Günlüklerden yola çıkıp birkaç tahminde bulunulsa da olayı bilen kişiler şuan hayatta olmadıkları için bu gizemli vaka hakkında hiçbir zaman tam sonuca ulaşılamayacak gibi gözüküyor.
Gelelim Netflix bu belgeseli nasıl verdiğine. Bazı kısımlarda pek rahatsızlık vermeden gerçek görüntüleri kullanması belgeselin dikkat çekiciliği açısından bir hayli etkili olmuş. Özellikle Lalit beni çok gerdi. Çevresi tarafından son derece normal kabul edilen bir adamın kameralara donuk yansıyan suratı, garip bakışları... Olayın kahramanının o olduğunu bildiğim için mi öyle geldi, yoksa çevresimi tam anlayamadı bilmiyorum ama beni gerdiği su götürmez bir gerçek. Ben belgeselde sadece olayı gülerek anlatan polis memurundan irite oldum, hatta onun sahnelerini atlamak istedim fakat önemli bir detay kaçar diye bunu yapamadım. Aslına bakarsanız 3 bölümde birçok şey birbirini tekrarlamış gibi. Fakat tüm bölümleri izlemeden de bir şey anlamanız imkansız. İlk başlarda gizemi verip akıllarındaki cevabı son 10 saniyede açıklamışlar. Bu da süre kullanımı konusunda büyük saçmalık olmuş. Tek bölümde anlatılacak bir olayı 3 bölüme yaymışlar. Daha kısa da anlatılabilinirdi. Fakat kullanılan görüntüler, vakanın detaylı verilmesi, gizemi oldukça etkili. Film izler gibi izledim. İşin özü eğer bu konular dikkatinizi çekiyorsa vakit kaybetmeden yaklaşık 3 saatinizi bu belgesele ayırın. Siz de gizemli bir vakanın şahidi olun.