A Special Day - Özel Bir Gün Yönetmen Ettore Scola yapımı olan film 1977 yılında çıkışını yapan ve sinematografik anlamda fark yaratan filmi olan Türkçe çevirisi ile 1978 yılında Türkiye'de vizyona giren "Özel Bir Gün" filmini izledim. Arkadaşımın listesinden çaldığım…devamıA Special Day - Özel Bir Gün
Yönetmen Ettore Scola yapımı olan film 1977 yılında çıkışını yapan ve sinematografik anlamda fark yaratan filmi olan Türkçe çevirisi ile 1978 yılında Türkiye'de vizyona giren "Özel Bir Gün" filmini izledim. Arkadaşımın listesinden çaldığım bu güzel film hem içinde bulduğu zamanı iyi kullanması ile dikkatleri üstüne çekerken hem de içinde bulunduğu romantik verlerini güzel vermesi ile hayranlık bıraktırıyordu. Filmde iki ana karakterini canlandıran ve benim hayran kaldığım Sophia Loren ve Marcello Mastroianni'nin oyunculuk performansları ile karşımıza çıkıyordu. Daha fazla anlatacağım sayfaya geçelim ama önce filmi bana önerdiği için Ramazan'a teşekkürlerimi iletiyorum.
Filmin başlangıcı Nazi'lerin İtalya'ya gelmesi ve barış antlaşmasını kutlamak üzere tüm site sakinlerinin gitmesi ile kalan iki birbirlerini tanımayan insanın bir papağanın kaçması ile tanışmasını izletiyordu. Hepsi klasik bir film konusu gibi dursa da, zamanla birbirlerini tanıyan ve tanımaktan öteye gidip birbirlerini anlayan iki yabancıdan daha çok bir dostluğa dönüşen diyaloglarının güzelliği ile benim ekrandan gözlerimi kaldırmıyordu. Bence bu özel bir ayrıntı olmaktan başka birşey değildi. Filmin tüm konuşmalarını ve sohbetleri dışında Sophia Loren'in güzelliğinden kendimi alamadığım film belki de en çok onun gözünden herşeyi anlatması ile de farklı hoş bir boyut kazanıyordu.
Eşcinsel olan ve hayatını gizlenerek yaşan komşusu Gabriele bence bu filme başka boyut kazandırdı. Belki de eşcinsellerin yaşadığı baskıları o dönemde bile göstermesi güzel olsada kendini, sevdiğini ve özgür yaşamak uğruna çalıştığı her şeyin elinden gitmesi ile mental olarak çöküşünü Antonietta ile kurtarması ve zaman Antoinette'nin aşkı ile kendini teselli ettiğini gördüğümüz sahneler de, beni sohbetleri ve aşkları ile romantik havaya sokarken, sevginin ne demek olduğunu daha iyi anladığımı belli ediyordu bu unsur ile. Sayısız adaylıktan çok fazla ödülle dönen film yönetmeninden tutunda güzel konusunda kaybolan Nazi'lerin saçmalarına ve apartmanda hissedilen ikinci seviye kadın anlayışından, eşincellerin "düzen bozan" laflarına kadar toplumun değişmesi gerektiğini çok net anlatıyordu. Film bence burada bitiyor ama bunları değiştirmek bizim elimizde olduğunu çok iyi anlatıyor. Bırakalım iyi ki bu iki insanı tanımışız diyelim. Keyifli izlemeler.