Spoiler içeriyor
Don't Leave! Tüm ekibin emeklerine sağlık. Evet bu kadar basit bir senaryo görmüş müydüm görmüştüm yarına tek film gibi olmuş. Sevgili dönemi, sevgiliyken kavga dönemi, bencillikler vs vs. Özür diliyorum sevgili dönemi dedim ama sevgili olmadan flört olarak başlayan ilk…devamıDon't Leave!
Tüm ekibin emeklerine sağlık.
Evet bu kadar basit bir senaryo görmüş müydüm görmüştüm yarına tek film gibi olmuş.
Sevgili dönemi, sevgiliyken kavga dönemi, bencillikler vs vs.
Özür diliyorum sevgili dönemi dedim ama sevgili olmadan flört olarak başlayan ilk günden dudaktan öpme, ikinci günden tensel temas :)
Yahu bazı şeyler bu kadar hızlı mı oluyor bu kadar basit mi aşık olmak, sevmek bu kadar basit olmamalı.
İlk günden ikinci günden kim kimi sevebiliyor ya aklım hayalim almıyor.
Ama Burak Deniz rolün hakkını vermiş unutmamak böyle bir şey işte ama yine burada da yine bir ofsayt var, ofisteki kızla yine bir tensel temas niye peki?
Haaa unutmaya çalışıyor ha tamam o zaman unutmaya çalışıyorsa olabilir.
Daha sonrasında da filmin başka bir saçmalığı ofisteki herkesten daha rahat çalışan biri ve araç olarak mersedese binen birinin telefonu yaptırmak için 900 lira verememesi de evet komik. Lüks bir semtte oturup sürekli barda takılan, sürekli grafiti yapan birinin 900 lirayı duyunca şaşırması ve parayı vermemesi hahaha bence çok komik sayın okuyucular.
Kendimizi kandırmaya hiç gerek yok, şimdi şöyle barda beyimiz viskiden aşağı bir şey içmiyor ve ard arda 5 10 tane içiyor lan kadeh başı 100 lira desen zaten gecede bin lira harcıyor bu adam.
Şimdi diyeceksiniz ki takıldığın şeyler bunlar mı?
Yoo bunlar değil ama senaryo olarak hep bi eksiğiz hep hep, sürekli sürekli eksiğiz.
Her önüne gelen kıza yürümeye çalışması ve tensel uyum içerisine girmesi de şimdi yine diyeceksiniz duygusal boşlukta... İnanın duygusal boşluk böyle bir şey değil, ben de duygusal boşlukta oldum ve hâlâ belki boşluktayım benim gözüm kimseyi görmüyor be, he tamam ilgiye aç olabiliyoruz ama bazı şeylere engel olmak kesinlikle bizim elimizde. Bu aşk değil sayın okurlar ve tekrar söylüyorum sevgi böyle bir şey değil :(
Gelelim Dilan Çilek Deniz'e bu kadını bir türlü sevemiyorum ya, rol desen yok, mimik desen yok ve sarı saç hiç ama hiç gitmemiş. Filmde de sürekli ben komik değil miyim, ben öyle miyim değil miyim falan filan ayy ne salak kız tipleri...
Dilan'ı çok da konuşmaya gerek yok.
Burak Deniz'e bir bakayım diye açtım gerçekten unutmaya çalışıyor sandım da cıks maalesef sevgi böyle bir şey değil sayın okurlar.
Haa bir ara yani filmin başında beynim yandı hahaha, ne oluyor ya dedim. Eski sevgilisi Defne dedim yeni yürüdüğü kız da mı Defne dedim hani öyle olur ya aynı isimde farklı biri çıkar hayatımıza neyse çok da önemi yok işte başta öyle sandım oha ya dedim bu kadar hızlı unutamazsın ama dedim ama öyle değilmiş zaten flashback izlemişiz. Geçişler vs güzeldi.
Daha sonrasında milletin içine düşünce, herkesle tensel uyum içine girmeye başlayınca izlerken üzüldüm.
Ama filmin sonu iyi, en azından kendine güveni arttı, kendini sevmeye başladı.
Yani izleyin der miyim bilmiyorum ama izleyince vay be demezsiniz haberiniz olsun.
Teşekkürler sevgili okurlar 💜