Spoiler içeriyor
Ne uzun ne değişik bir maceraydı! Oku oku bitmedi demek istiyorum ama tatlı bir sitem bu, okuttu çünkü 755 sayfanın tamamını hem de garip bir bağımlılıkla. Kitabı her kapattığımda az sonra neler olacağını az çok biliyordum ama özellikle bölümlerin kısa…devamıNe uzun ne değişik bir maceraydı! Oku oku bitmedi demek istiyorum ama tatlı bir sitem bu, okuttu çünkü 755 sayfanın tamamını hem de garip bir bağımlılıkla. Kitabı her kapattığımda az sonra neler olacağını az çok biliyordum ama özellikle bölümlerin kısa kısa olması ve sade, kolay okunur dili ayrıca bol bol olay içermesi her defasında kapakları yeniden aralayıp devam etmeme sebep oldu.
Bu okuduğum ilk Fransız klasiğiydi sanırım. Hepsi böyle değildir elbette ama Fransızların çok anlaşılmaz bir mizacı var gibi görünüyor. Sürekli onur, şeref, yiğitlikten bahsedilirken zor bir anda ilk bunlar terk ediliyor. Yeminler bozuluveriyor. Kitapta bir tane bile "normal" diyebileceğimiz ilişki yoktu. Bir kere hanımefendilerin hepsi halihazırda evliydi, beyfendilerse hem bütün varlıklarıyla aşık oluyor hem de çok çabuk unutup aynı tutkuları başkalarında arıyorlardı. Para ilişkilerini zaten anlatmaya kelimeler yetmez herhalde. Dostluk desek... bilemiyorum sanki güçlü dostluklar kurulduğu anlamına geliyor bu Fransızların anlayışıyla ama benim lügatımda dostluk böyle bir şey değil. Asıl tuhaf olansa bütün bunların sırıtmadan, sakince kendini okutması. Öyle ki bazı noktalarda yazar okuyucuları "hikayenin geçtiği dönemlerde böyle şeyler kötü karşılanmıyordu" gibi cümlelerle rahatlatmaya çabalıyor!
Bir diğer tuhaf olan şey hızlıca 755 sayfa okuyuvermeme rağmen karakterlerin hiçbirinden büyülenmedim. Acayip bir sevgim ya da hayranlığım olmadan nasıl okudum kendime çok şaşırıyorum. Tamam Athos'u hepsinden çok ve D'Artagnan'ı da diğer ikisinden çok sevdim ayrıca kardinalin zekasına da epey saygı duydum ama bağlılık? Nope. Ahh, kesinlikle kötü karakter yazılımında bir usta bu yazar. Milady karakteri neydi öyleee! Son 200 sayfası boyun kaslarım gerile gerile hıpızlı okumam onun yüzünden oldu! Unutulmaz bir kötü karakterdi gerçekten, sahici kötü, affidebilecek hiçbir yönü olmayanından!
Kitabın beni ağlatabilecek bir tane olayı vardı o da o kadar güme giden bir sahne olmuş ki... Normal şartlarda öldüğüne ağlayacağım karakter ölmeden önce tam bir alık, bir gerizekalı gibi hareketlendirilmiş ve öldüğü sahne aşırı dramatize edilmiş. Zehirlendi ve dedim ki ee sonra? Şimdi ne yapacağız?
Bu hikayede olan soylu takılan düdüklere değil de tatlı uşaklara oldu sjmakamwkamsksk belki biraz da Athos. 3
Gözlerimi bulanıyor artık yazı görmekten ama son olarak şunu söylemeliyim ki, dönem kitabı olduğunu bilmeme rağmen bazen feminist damarım kabardı sakin kalamadım o derece cinsiyetçilik yapılmış bazı yerlerde. Tabi bu Alexandre Dumas'ın ne kadar umurundadır şu an djamskmqksmsksms vay anasını teee ne zaman yaşamış bir yazar var hatta belki de bu anlatıp durduğu Fransız sokaklarında yaşamıştır ve döneminde görüp duyduklarıyla gelişen hayal dünyasından çıkanları yazıyor. Sonra 2022'nin Aralık ayında beyz okuyor gecenin üçünde yorumluyor falan... Kim bilir benim şimdi bu yazdıklarım yıllar sonra kimler tarafından nasıl okunacak. Anlık olarak torunlarımızın okuma yazma bilgisinden şüphe eden umutsuz zihnim... aynı zamanda saçmalamakta ısrar ediyor ve zavallı parmaklarım.. evet onlar da ağlıyor.
yav yeter ne diyorum ben, elveda kafamı allak bullak eden kitap, %99.999 bi daha okumam seni ama Athos.. kalbimdesin <\3