ORTA KAT SAKİNİ - YORUM Şahap Hüseyni abimizin yönettiği ve oynadığı "Orta Kat Sakini" filmini dün rastgele Youtubedan indirdim ve bana doğum günü hediyesi gibi geldi. Şahap Hüseyni abimiz zaten nerede oynasa hakkını veriyor. Bu filmde Şahap abimiz özünü arayan…devamıORTA KAT SAKİNİ - YORUM
Şahap Hüseyni abimizin yönettiği ve oynadığı "Orta Kat Sakini" filmini dün rastgele Youtubedan indirdim ve bana doğum günü hediyesi gibi geldi. Şahap Hüseyni abimiz zaten nerede oynasa hakkını veriyor. Bu filmde Şahap abimiz özünü arayan bir senarist rolünde. Satanist alt komşusu ile ruhevi üst komşusu arasında sıkışan senarist abimiz hak olanı, özünü ararken kendi ailesine zaman ayıramıyor. Kendisini soyutlaştırıyor. Aslında aradığı özlük burnunun dibinde, hanımının ısrarla çocuk yapmak istemesinde ama senarist Şahap abimiz kendini özlüğe, varoluşçuluğa adadığı için ve bunlar üzerine sürekli araştırma yaptığı için hanımına sitem ediyor: "Sana kitaplar aldım, hepsinde senin adın geçiyor, onlar benim evlâtlarım, seninde evlatların" diyor ama hanımı yazık ileri de bir kendilerinden bir iz bırakmak için çocuk sahibi olmak istediği için ağlamaktan helâk oluyor. Eşiyle beraber psikolojik destek alıyorlar yakın dostlarından. Psikolog olan yakın arkadaşı sorunun Şahap abimizde olduğunu hanımının hiç bir şeyi olmadığını yalvara yakara söylüyor. Neyse bu arada Şahap abimiz hanımı başka bir yerdeyken evde tek başınayken alt komşusunun evin içinde gürültülü müzikte oynadığını görüyor perde ardından. Oynayanı görmediği için kadın olabileceğini düşünüyor. Özü, varoluşçuluğu arayıp kafayı oynatan abimiz görmediği gölgeyi kadın zannedip hoşlanıyor. Görmediği insanın dansına eşlik ediyor ama bir arada da üst komşudan ney sesi geliyor. Bu sefer ona odaklanıyor. Ney sesi bunu alıp götüyor uzaklara. Filmin sonlarına doğru iç dünyasında kaybolan Şahap abimiz kendini öldürmeye kalkışıyor. Bakıyor alt komşu yine sesi sonuna kadar açmış perdenin ardında dans ediyor. Eline çiçek alıyor komşusuna açılmanın niyetine. Kapıyı çalıyor kapıyı açan satanistin biri. Özür dileyip evine çekiliyor. Tam kendini öldürmeye niyetlenirken yine kulağına ney sesi geliyor. Daha doğalgazı açmış yavaş yavaş ruhunu teslim edecek, Allah'a yalvarıyor kendisini kabul etsin diye. Kalkıp üst komşusuna çıkıyor ve orada ruhunu teslim ediyor. Aslında her insanın içinde kaygıları, endişeleri, sonsuz sorguları var. Insanlar amaçsızlık ve gerçek hayat arasında sıkışıp kalıyor. Bu da tomarla psikolojik hastalık getiriyor. Aslında şunu idrak etmek lâzım: Bu hayatı veren kurban olduğum Allah. Her anımız imtihan. Bir şeyimiz yanlış gittiğinde veryansın ediyoruz. Kendi kabuğumuzda yanıyoruz. Allah'a sığınsak her şeyin cevabı var aslında.