kadim etiyopya dili olan ge'ez dilinde "mashafa henok" olarak geçer, (bu arada o dilden çevrilmiştir, vikipediden baktım) milattan önce 3. yüzyılda yazıldığı sanılan bu kitabı, etiyopya ortodoks "tevhid" (burası çokomelli) kilisesi kanonik kabul etmiştir. aşağıdaki rivayete bakın isim tanıdık gelecek…devamıkadim etiyopya dili olan ge'ez dilinde "mashafa henok" olarak geçer, (bu arada o dilden çevrilmiştir, vikipediden baktım) milattan önce 3. yüzyılda yazıldığı sanılan bu kitabı, etiyopya ortodoks "tevhid" (burası çokomelli) kilisesi kanonik kabul etmiştir. aşağıdaki rivayete bakın isim tanıdık gelecek mi?
mushaf tâbiri hakkında süyutî bize şunu naklediyor: muzafferi tarihinde hikâye etmiştir ki; ebubekir kur'an'ı cem'ettiği zaman:
''buna bir isim verin'' dedi.bazıları:
"incil ismini verin" dediler.
bunu iyi görmediler. bir takımı:
"sifr deyin!" dediler.
bunu da beğenmediler.
ibni mesud: "habeşistan'da bir kitap gördüm, ''mushaf diyorlardı" dedi ve bu ismi verdiler.(ekşi sözlükten bir yazardan alıntılı ilginç bi anekdot)
Öncelikle kitabın orjinalinin kayıp olduğuna emin olmamla beraber, Türkçe'ye çevrilen kısmınında değerli, önemli olduğu kanaatindeyim.(İngilizce orijinal pdf sine ulaşmak için Vikipedi'nin Hanok'un Kitabı bölümünden kaynakçaya inmeniz yeterli) Şans eseri aratırken pdfsini bulabildiğim kitap. Öncesinde de Diamond Tema'dan Çeşitli Mitolojilerde Mehdi ve Deccal videosunda bu kitabı kaynak olarak görmüştüm. Açıkçası bu tür konulara ilgim olduğu için(gerek dini gerek mitolojik) bedava indirdim ve okumaya koyuluyorum. Ezoterizmle de alakası olduğundan zevkleee ve ilgiyle okuyacağımı düşünüyorum. Bitirince editlerim.
Okyanusun kumlarla sınırlandığını bu kitapta öğrendim daha doğrusu fark ettim. Şimdi düşününce kumlar olmasa karayla su arasında bir bağlantı kurulacak şey olmazdı. E mantıken seller veya tsunamiler olurdu. İyi ki kum var dedim.
Enokyan Hanok
Helena Petrova Blavatsky (Gizli Doktrin kitabından bir alıntı)
Kimi zaman Enos, Hanok ve nihai olarak Grekler tarafından Enokyan olarak tanımlanan esrarengiz
ve kozmopolit Enok’u göz ardı ettiğimiz takdirde Şeytan efsanesinin gelişim tarihi de eksik
kalacaktır. Erken dönem Hıristiyan yazarlar Düşmüş Melekler kavramını onun kitabından alıp
geliştirdiler.
Enok’un Kitabı apokrif olarak belirtilmiştir. Peki apokrif ne anlama gelir. Bu sözcüğün etimolojisi
onun gizli bir kitap olduğunu açıklar. Hirofant ve inisiye rahiplerin koruması altında mabet
kütüphanelerinde avamın gözlerinde uzak tutulduğunu ima eder. Apokrif, Grekçe saklamak anlamına
gelen “kripto” fiilinden gelir...
Özellikler Masonlar olmak üzere konuya ilgi duyan bazı yazarlar Enok’u Memfisli Tehuti, Thoth,
Grek Hermes ve hatta Latin Merkür ile ilişkilendirmişlerdir. Kişi olarak bunların her biri birbirinden
ayrıdır. Ancak esas anlamda, hepsi aynı kutsal yazarlar, inisiyatörler ve Okült ve Kadim Bilgeliğin
kayıt edenleri kategorisine dahildir. Onlar Kuran’da (bakınız Şura XIX) İdris veya “Bilge” (İnisiye)
olarak geçen, Mısır’da sanat, bilim, yazı, müzik ve astronomiyi ilk keşfedip insanlara sunan “Thoth”
olarak bilinmektedir. Yahudiler arasında İdris, Enok’a dönüştü. Bar Hebraeus’e göre Enok “yazmayı
ilk keşfeden” kitap, sanat, bilim ve gök hareketlerini ilk ortaya atan kişiydi. Grekler ona Orfeus
derlerdi ve aynı şekilde her milletle adı değişti. Yedi sayısı ve astronomik açıdan bir yılın gün sayısı
olan 365 sayısı bu ilkel inisiyatörler ile ilişkilendirilmektedir. Bu sayılar onların misyon ve kutsal
görevlerini tanımlar, ancak tabii ki kişiliklerini değil. Enok, Adem soyunun yedinci neslinin, yedinci
Patrikidir (önder). Orfeus inisiyasyonun yedi katmanlı sırrını temsil eden yedi telli lir, forminks’e
sahiptir. Başında yedi ışınlı güneş diskli Thoth güneşsel gemisiyle 365 derecelik yolculuğuna yapar.
Son olarak Thoth-Lunas haftanın yedi gününün yedi yönlü tanrısıdır. Ezoterik ve ruhsal açıdan
Enokyan “Açık Gözlü Kahin” anlamına gelir. Hanok inisiyatör anlamına gelir.
Enok hakkında Josephus’un (MS 1. asır) anlattığı hikâyeye göre yazma ve kıymetli kitaplarını
Merkür veya Seth (Şit) sütunlarının altında saklamıştı. Bu da “Bilgeliğin Babası” Hermes hakkında
anlatılan hikâyeyle aynıdır. Yine de İsrail’i hak etmediği kadar yüceltmesine rağmen, ... Josephus tarih
yazıyordu ve o sütunların kendi zamanında var olduğunu ve Set (Şit) tarafından yapıldığını yazmıştı.
Bu arada Enok'un 365 yıl yaşadıktan sonra tıpkı İsa gibi göğe alındığına inanmıyorum. O biraz mistisizme falan kayıyor. Açıkçası İsa'nın da göğe alınmadığına öldüğüne inanıyorum.
Bu arada önemli bi kısım kitapta galiba tek bir yerde geçen gizli olandan kasıt Muhammed veya mehdidir diye yorumlayanlarda olmuş. (mehdi olmadığına eminim) Birdiğer husussa yine kitapta Nuh'un gemisinin yani tufandan kurtulanların bindikleri geminin, Nuh'a öğretilmediği melekler tarafından yapıldığı söyleniyor. O da önemli bi dipnot.