"If you have big ideas, you have to use big words to express them." Geç kalınmış ama aslında tam zamanında başlanmış bir dizim var sizlere. Çoğunuzun izlediği ve muhtemelen kenara koyduğu bu diziye bitiminden 3 yıl sonra başlıyorum ve kendimi…devamı"If you have big ideas, you have to use big words to express them."
Geç kalınmış ama aslında tam zamanında başlanmış bir dizim var sizlere. Çoğunuzun izlediği ve muhtemelen kenara koyduğu bu diziye bitiminden 3 yıl sonra başlıyorum ve kendimi tebrik ediyorum. İngilizce izlemek beni çok yorsa da ve 40 dakikalık bölümleri 50 dakikada izlemiş olsam da pes etmedim. Çünkü başrolümüzün mükemmel cümlelerini çevirince o kadar da güzel olmuyor. İlk ilgimi çeken cümleyi de başlangıca bıraktım.
İnsanın Anne'i izleyince gerçekten açıp bir sürü kitap okuyası geliyor. Bir de diyorsunuz ki ben hayatımda hiç kitap okumamış mıyım bu nasıl bir kitap okuma şeklidir. Kitaplardan bir şeyler öğrenmek öyle kolay ve herkesin yapabileceği bir şey değil bence. Ben de şimdiye kadar bunu yapamadığımı fark ettim. Bir kitap aşığı kendisi ve okula gitmemiş biri olarak mükemmel bir kelime dağarcığı ve bilgisi var.
Anne bazen çok fevri davransa da bazen kimsenin bilmediği kadar doğru şey bildiğini gösteriyor insana. Küçük yaşta olgunlaşması zorunlu bırakılan yetim bir kız olunca doğruları bilmek her şeyden fazla gerekli oluyor aslında. Bazen dememesi gereken şeyler de dese o heyecanı ve aklından geçenleri söyleme isteği hiçbir zaman bitmiyor. Bilgisiyle ve açık sözlülüğüyle herkesi kendine hayran bırakıyor aslında. Zorbalığa uğraması gereken son insan belki. Birkaç zorba insanla uğraşmak zorunda kalsa da gerçek arkadaşlıkları ve aşkı bulması kaçınılmaz tabiki.
Herkese öneridir. Mükemmel bir dizi.
"My life is a perfect graveyard of buried hopes."
✔️10/10
'31.10.22 ~ 14.11.22