📚 Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen, cümleleri her ne kadar derin anlamlar barındırsa da gayet akıcı bir dille yazılmış ya da akıcı olması çevirisinin kalitesinden de kaynaklanıyor olabilir. Çünkü çeviri Behçet Necatigil'e ait. Bir uzun öykü yani novella olan…devamı📚 Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen, cümleleri her ne kadar derin anlamlar barındırsa da gayet akıcı bir dille yazılmış ya da akıcı olması çevirisinin kalitesinden de kaynaklanıyor olabilir. Çünkü çeviri Behçet Necatigil'e ait. Bir uzun öykü yani novella olan Venedik'te Ölüm, bir sanatçının yaşadığı çıkmazları ve kendi iç hesaplaşmalarını, aşk ve ölüm temasıyla irdeleyerek okuyucuya sunan bir başyapıt niteliğinde.
📚 Kitabın konusuna gelecek olursak, orta yaşın üzerinde oldukça disiplinli biri olan Alman yazar Gustav von Aschenbach, sanatının durağan bir döneminde kaybettiği ilhamı tekrar bulabilmek için Venedik'e uzun bir gemi yolculuğuna çıkmaya karar verir ve Venedik'te bir otele yerleşir. Otelde Aschenbach'tan başka turistler de vardır elbette ve bu turistlerin içinde Polonyalı bir ailenin oğlu vardır ki genç ve olağanüstü güzellikteki Tadzio. Aschenbach, Tadzio'yu gördüğü anda onun güzelliği karşısında büyülenir ve her gününü Tadzio'yu izlemekle geçirir. Günler geçerken, Venedik'te salgın bir hastalık baş gösterir, turistler şehri terketmeye başlar ve Aschenbach, kendi iç hesaplaşmaları sonucunda bir karar verir.
📚 Kitabı okumaya başladığımda, gemi yolculuğundaki olaylardan çok yolculara yaptığı kişilik analizleri beni çok etkiledi. Bir an kendimi gemide Aschenbach'ın yanıbaşında birlikte yolculuk ederken hayal ettim. Aynı şekilde Venedik hakkındaki betimlemeleri de mükemmeldi. Birlikte Venedik'i gezmek, kanallarda vaporetto ile dolaşmak da harikaydı. Ancak, Tadzio ile ilk karşılaştıkları sahneden itibaren okurken kendimi biraz rahatsız ve huzursuz hissettim. Fakat ödül almasının vardır bir hikmeti diyerek okumaya devam ettim. Sayfalar ilerledikçe ve bazı cümleleri irdeledikçe aslında işin özünün farklı olduğunu ve bazı ince detayları bu cümlelerde gizlediğini kavramaya başladım. Belki Aschenbach'ın, Tadzio'nun güzelliğine övgüsü babalık hasretine olan bir göndermedir ya da kendisi yaşlanmaya başladığı için onun gençliğine duyduğu hayranlıktır. Öyle ki kendisi, gemi yolculuğunda tiksintiyle anlattığı, kendisini genç göstermeye çalışan yolcu konumundadır adeta. Kuaförde gençleşmek için geçirdiği zaman da bunun en iyi ispatıdır bence.
📚 Üzerine konuşulacak ve tartışılacak birçok cümleyi içinde barındıran Venedik'te Ölüm, "Sanat, Sanatçı, Aşk, Estetik ve Ölüm" temalarını öyle güzel irdelemiş ki bence bu güzel eseri mutlaka listenize almanızı tavsiye ederim. Luchino Visconti'nin de beyaz perdeye uyarladığı filmde, öyküde değinilen temaların nasıl işlendiğini de oldukça merak ediyorum açıkçası. O yüzden en kısa zamanda filmini de izlemeyi düşünüyorum.