Türkiye'de uzun süredir iktidarda olan AKP'yi farklı bir noktadan ele alan çok başarılı bir çalışma olmuş. Bu çalışmada AKP'nin kuruluşundan önce bu partiyi kuran zihniyetin içinde bulunduğu topluluktan nasıl ayrıştığı ve partiyi hangi düşüncelerle ve nasıl koşullar altında kurduğundan başlayarak…devamıTürkiye'de uzun süredir iktidarda olan AKP'yi farklı bir noktadan ele alan çok başarılı bir çalışma olmuş. Bu çalışmada AKP'nin kuruluşundan önce bu partiyi kuran zihniyetin içinde bulunduğu topluluktan nasıl ayrıştığı ve partiyi hangi düşüncelerle ve nasıl koşullar altında kurduğundan başlayarak artık iktidar sahip olmuş AKP'nin taban düzeyinde nasıl çalışmalar yaptığına kadar üzerinde titizlikle duruluyor.
Özellikle eğitim şansına sahip olamamış, ataerkil ev koşullarında yaşamını sürdüren kadınları AKP'nin siyasi kanadına alarak onlara hareket alanı açması,akademik anlamda ilerlemeyen,mahallede varlığını sürdüren gençlerin yine bu kanat altına girerek kendilerine ilişki ağları oluşturması,bazı sektörlerde çalışan kişilerin bu partilileşme ile kendilerine mesleki fırsatlar açması oldukça net ve detaylı bir şekilde aktarılıyor.
Üzülerek söylemek istiyorum ki bu kitabı okurken gündemimizde hala izlerini taşıyan deprem tehlikesini düşünmeden edemedim. Partinin inşaat sektörüne ve bu sektörle bağlantılı diğer sektörlere yatırım yapmasının halk tabanında karşılık bulmasıyla birçok kişi sektör değişitirip bu sektörlere yönelmiş,birçok kişi de bu alanda ilerleme kat etmiş. Bunun sonucunda hepimizin muhtemelen bildiği,duyduğu İstanbul'daki apartmanlaşmalar doğmuş,yeşil alanlar yok olmuş,birçok kaçak yapının usulsüz bir şekilde üstü kapatılmış.Böylece çalışmanın merkezinde yer alan Kağıthane'nin fiziki koşullarının değiştirilerek nasıl bir manevi hizmete döndüğü,kişilerin saygınlık düzeylerinde, iletişimlerinde farklılıklara yol açtığı ortaya çıkarılmış. Bunları okuduktan sonra İstanbul'da oluşacak bir depremin bu bölgelerde ortaya çıkaracağı yıkımı düşünmek beni İstanbul'da yaşamadığım halde korkutuyor.
Partinin içinde nasıl mücadeleler verildiği,yıllar içinde fikirsel dönüşümlerin nasıl ve hangi yönde gerçekleştiği, partinin dışladığı kesimlerin hangi kesimler olduğu da çok detaylı ve örnekli bir şekilde gözler önüne serilmiş. Partinin başarısının ise nasıl oluyor da partide görev alacak kişilerin bu işi asli meslek gibi üstlenmeleriyle,neredeyse tüm günlerini ayırabilecek boşluklara sahip olabilmeleriyle,belirli maddi ve manevi sermayelere sahip olmalarıyla ilgili olabileceği okuyuculara sunuluyor.
Sadece salt bir parti taraftarlığından ziyade parti liderine olan sadakat ve sevgi çok net bir şekilde vurgulanıyor. Öyle ki, bazı kişiler sorumluluklarını yerine getirmezse liderlerinin zarar göreceklerini düşünmüş ve parti başarısını ve hatta kendi kişisel başarılarını parti başkanına bağlamışlardır.
Bu kitabı okuduktan sonra partinin nasıl neredeyse her şeyi ilmek ilmek planladığını,bölgeden bölgeye farklılık gösteren stratejileri uyguladıklarını,fikir hayatlarındaki dönüşümleri nasıl gerçekleştirdikleri,parti içindeki farklı ekollerin dengelerini bir nebze de olsa konuşabilecek seviyeye geliyorsunuz.Bazı kişilerin isimleri değiştirilerek sunulması da aslında sizi araştırmaya itiyor bu da kitabın size sunduğu ekstra fırsatlardan birisi.
Bu kitap siyasetle ilgilenenlere,AKP'nin nasıl bu kadar durum sonucunda bile yüksek oylara sahip olduğunu merak edenlere,sosyolojiye ilgi duyanlara ve gündemi takip edenlere önerilir.Hatta özellikle İstanbul'da yaşayan kişilerin bu kitabı okumasını ve kitapta adı geçen bölgelere bu bilinçle gidip gezmelerini öneririm.
Ayrıca bu kadar detaylı bir çalışmayı hiç sıkmadan,detayları bile okumaya meraklı kıldıran ve bu eseri ortaya koyan Sevinç Doğan hanımefendiye ve İletişim Yayınları'na teşekkür ederim.