Netflix'de anime arayışındayken karşıma çıktı Beastars. Kapağında Tavşan ve Kurt'u görünce 'aralarında nasıl bir ilişki olabilir ki?' diye merak edip izlemeye başladım. Animede çok farklı, imkansız diyebileceğimiz bir dünya tassavur edilmiş. Bu animenin dünyasında liseli hayvanları izliyoruz. Etçil ve otçul…devamıNetflix'de anime arayışındayken karşıma çıktı Beastars. Kapağında Tavşan ve Kurt'u görünce 'aralarında nasıl bir ilişki olabilir ki?' diye merak edip izlemeye başladım.
Animede çok farklı, imkansız diyebileceğimiz bir dünya tassavur edilmiş. Bu animenin dünyasında liseli hayvanları izliyoruz. Etçil ve otçul canlılar bir arada yaşıyorlar. Fakat etçillerin et yemesi yasak. Hayvanlar üzerinde düşünürsek imkansız bir dünya gibi görünse de karakterleri birer insan uyardığımızda imkansız diye bir şeyin pek olmadığını düşünüyorum. Günümüzde ya da yakın gelecekte olmasa da belki uzak gelecekte et tüketimi tamamen durabilir. Bu sadece bir düşünce tabiî. Her neyse dizinin yorumlamasına devam edeyim.
İlk başlarda bir çok izleyen gibi etçil hayvanların ot yememe olayı bana da pek saçma gelse de sonrasında ''saçmalama arkadaşlarını mı yesin çocuklar!?' diye kendi kendime söylenip saçmalık olduğu düşüncesinden vazgeçtim. Bu konuda kendimi ikna etmem pek kolay oldu.
Dizinin 2 sezonunu da ayrı ayrı kısaca değerlendirmek isterim. İlk sezon fazla basitti. Hatta 2. sezonu izleyeseyim bile gelmedi, çünkü ilk sezonda pek bir olay dönmedi, bir heyecan yaşamadım. Daha çok Haru'nun ilişkilerini, Legoshi'nin kendi duygularını keşfetmesini izledik. Rahatsız edici bi' durgunluğu vardı. Tabiî istisna diyebileceğimiz birkaç sahnede yok değildi.
Gelelim 2. sezona. Karakterlerin daha fazla açıldığı ve daha fazla karaktere yoğunlaşılan bir sezondu. Legoshi kendini iyice tanımaya başlayınca biz de onu o kadar iyi tanıdık. Haru dizinin ana karakteri gibi görünse de bence bir hayli geri planda kalmıştı. Onu hep başkalarının sahnelerinde ikinci kişi olarak izledik. Haru'nun gizemli karakter olarak kaldığı, tam olarak kendini açmadığı düşüncesindeyim, ya da kim bilir bu cüce tavşanın pek bir hikâyesi yoktur, ikinci karakter olduğu sahnelerde anlatılan kadardır. Roume karakterini daha fazla izlemek isterdim. Altından büyük bir gizem çıkacak, gidişatı tepetaklak edecek diye düşündüğüm karekter 1-2 bölüm görünüp gitti. Üzüldüm açıkcası... Louis karakteri gösterdiği cesur ve beklenmedik tavırla sezonun öne çıkan karakteri oldu bence. Eğer bu animede bir karakter olsaydım ve seçme şansım olsaydı kesinlikle Louis'e aşık oldum. Karizmatik, kendini bilen, zeki, gözüpek ve en önemli sevdikleri için her türlü tehlikeye girebilecek biri. Heybetini gizli tut yiğidim, duruşun çakalları korkutuyor!
İkinci sezonun karakter yorumlamasını yaptığıma göre sezonun ana hatlarına geçebilirim. 2. sezon sadece karakterler bakımından değil; olaylar açısından da açılış ve yükseliş sezonu olmuş. Heyecan yükselmiş, adranelin yüklenimi yapılmış, gerilim, dram ve gizem bir hayli artmış. Daha ilk bölümden karşımıza çıkan Alpaka Tem'in cinayetinin üzerine gidilmiş. İlk sezonda bundan bahsedilmeyince bu kadar kolay üstünün kapanması saçma gelmişti. Neyseki 2. sezonda bu olaya değinmişler. Tabiî tüm sezonu Tem'in katili ile harcasalardı da pek bir anlamı kalmazdı. Bu durumu da iyi değerlendirmişler. Spoilere girmemek adına bu cinayet konusu hakkında daha fazla yazmıyorum.
2. sezonun 6. veya 7. bölümünden sonra açılan animenin finali muhteşem olmuş. Final hakkında çok şey yazmak isterdim, ama işte spoiler vermek istemiyorum... İzlerken hiç bitmesin istedim. Zira dizi boyunca en yüksek zevki finalinde yaşadım. 3. sezonun gelmesi bekleniyormuş, lâkin ben bu noktadan sonra pek devam ettirilebileceğini düşünmüyorum. Çünkü olaylar bitti, yaşanılacak olan her şey yaşandı neredeyse. Yaşamayanlarda zaten olmaması gereken şeylerdi. Eğer 3. sezon gelirse ya karakterlerin hikâyeleri değişir, ya başka karakterlere yoğunlaşılır, ya da yaşanmaması gereken şeyler yaşanır. Önyargı olsun istemem ama hangisi gerçekleşirse gerçekleşsin 3. sezon 2. sezonun verdiği tadı vermez.
Yazımı sonlandırmadan çizimine değinmek istiyorum. Bu animenin çizimi beni pek bi' ürküttü. Tuhaf bir havası vardı. Karanlık, baskıcı... Aklıma gelmeyen başka başka tasvirler. Hele 2. sezon finaline doğru hem her sahnesinde ürperdim, hem de haz aldım. Karakterleri insan gibi düşünmemek benim gözümde pek mümkün olmadı.
Eğer bu diziyi yaparken insan karakterler çizselerdi bu kadar dikkat çekmezdi bence. Sevenin de dikkatini çekiyor ilk etapta, sevmeyenin de... Hatta nefret edenin bile. Aynı konuyu insan olan karakterlerle işleseler açıp izleyesi bile gelmezdi, nefret eden grubun. 'Reklamın iyisi kötüsü olmaz.' Düsturu buraya uyar mı uymaz mı bilmiyorum ama burada kullanmak isterim, yani kullandım bile.
Seks sahneleri biraz fazla ve gereksiz olsa da beni pek de rahatsız ettiğini söyleyemem. İlk sezonu kötü, 2. sezonu gayet güzel bir animeydi. 2. sezonu için izlenir.