Güçlülük ve Zayıflık ¿ Bu animede daha güç üzerine duracağız çünkü animenin asıl mesajı bu. Güç denilince aklımıza ilk olarak fiziksel güç geliyor sonra irade gücü gelir. Peki, size duygu gücü, beceri gücü ve yetenek gücü desem buna tepkiniz ne…devamıGüçlülük ve Zayıflık ¿
Bu animede daha güç üzerine duracağız çünkü animenin asıl mesajı bu.
Güç denilince aklımıza ilk olarak fiziksel güç geliyor sonra irade gücü gelir. Peki, size duygu gücü, beceri gücü ve yetenek gücü desem buna tepkiniz ne olur? Aslında güç dediğimiz her şeyde vardır. Gücün karşıtı olan zayıflık neler de vardır? Zayıflık dediğimiz şey de aslında her şeyde vardır. Bu güç ve zayıflık neye göre belirleniyor, diye soracak olursak buna yapabilme ya da yapamama durumu diyebiliriz.
Doğada hayvanlardaki güç genelde fiziksel olarak gözümüze çarpar ve zayıf olana doğa acımıyor gibi görünür. Bu yüzden 'zayıf olan ölmek/yenilmek zorunda, güçlü olan yaşar/kazanır' düşüncesi bile hakim. Hatta evrime göre zayıf olan ölür, güçlü olan hayatta kalır. Bunun ne kadar doğru olup olmayacağına bir bakalım.
Bir aslan güçlüdür, ceylan zayıf; bu yüzden aslan ceylanı avlar. Herkes bunu böyle biliyor değil mi? Peki, ceylan güçlü bacaklarına rağmen her zaman kendini aslanın ağzında mı bulur? Elbette hayır. Bir ceylan güçlü ayaklarıyla hayatta bakabilir, bir aslan ise açlıktan ölüp gidebilir. Ancak bizler bu yönüyle bakmıyoruz. Bir filin aslanı devireceğini de kabullanmiyoruz. Her ne kadar doğa için besin zinciri geçerliyse de biz insanlar farklıyız.
İnsan, akıllı, düşünen, vicdan sahibi bir varlıktır. Aramızda zayıflar olsa bile bu akıl ve vicdanla aslında onlarda hayatını sürdürür. İnsanlar varlığından bu yana zayıf ve güçlü olarak yaşamını sürdürmüştür. Hayatta kalmak için ise hep bir topluluk olarak bir arada kalmış ve birbirine yardım etmiştir. Bugün giydiğin ayakkabı başka kişiler üretti, yediğin ekmek başka biri pişir vs vs gibi birçok örnek verebilir. Aslında biz insanlar birbirimizin zayıflığını tamamlayıp güçlü yanımızla bir şey yapıyoruz desek daha doğru olur çünkü insan hem zayıf hem de güçlü bir varlıktır. Bu yüzden insan topluluk olarak yaşayan, akıllı, düşünebilen ve birbirine görevler vererek yaşamını zenginleştiren bir varlıktır.
Anime kahramanlık kavramını işler. Kahramanlar her zaman zayıf olan insanları kurtarır. Zayıflar hayatları için kahramanlara muhtaçtır. Peki, gerçekten çizgi romanlardaki gibi dünyanın başına bir felaket gelirse kahramanlar ortaya çıkar mı? Hayır. Yine insanların bir araya gelerek akıllarıyla çözüm aramaya başlarlar. Bilirsiniz ki savaşlarla beraber teknoloji ilerlemiştir. En çok teknolojik aletlerin gelişimi savaşlar nedeniyle olmuştur.
Animede baş kahraman olan Saitama, kahramanlığı sevdiği için eğlencesine yapar. Bundan zevk alıyor kısacası. Başlarda güçsüz olan Saitama üç yıllık bir azimle o kadar güçlü olmuştur ki, kim olursa olsun bütün güçlü rakipleri tek bir yumrukta yeniyor. Anime bu yüzden tek yumruklu adam adını alıyor. Ancak Saitama o kadar güçlenmiştir ki artık içinde hep bir taraf eksik gibi hisseder. Düşmanlarla yumruklaşmadan tek bir yumrukta bitiriyor işi. Bu da gücünden kaynaklanıyor. Saitama hep sıkıldığını belirtir. Şöyle düşünelim bir aksiyon sahnesinde iki taraf ne kadar çarpışsa o kadar çok heyecanlanırız ancak bir kişi sürekli rakibi zorlanmadan yendiği zaman sıkılmaya başlarız. İşte Saitama'nın hali de böyledir. Peki, Saitama bir gün yumruklaşabileceği bir rakip bulabilecek mi?
Anime çok fazla kahraman figürü var, ama gerçek kahramanlar az. Animede kahramanlığın ne olduğu ve nasıl olduğu ya da nasıl olması gerektiğini öğreniyoruz. Kahramanlığı iyi - kötü tarafı nedir? Sorusu yanıt buluyor az çok. Kahramanlık dediğimiz şey gerçekten olmalı mı? Yoksa bu kahramancılık gereksiz bir şey mi?
Bana kalırsa hepimiz bir kahramanız. Kahramanlık için güç, yardım etmek, adalet vs şeyler olmalı. Kendimize, etrafımıza faydalıysak ve adaletli olabiliyorsak biz bir kahramanızdır. Normalde çizgi romanlardaki kahramanlık şeylerini hiç sevmem. Hatta kahramanları sevmiyor ve saçma buluyorum ama zevk için izlenebilir ya da okunabilir. Ben animede Garou'nun tarafındaydım çünkü Garou bize kahramanlığın gerçekten adaletli olup olmadığı sorgulatıyor ve daha birçok şeyi. Spoi olmasın diye daha fazla devam etmeyeceğim incelemeye. Sadece kısaca son bir şey demek istiyorum.
Animeyi düz kahramancılık animesi olarak değil de ne demek istediğini anlamaya çalışın. Özellikle kişiler arasındaki diyaloglara dikkat edin çünkü asıl mesajlar konuşmalarda saklı.
İlk sezon komedi ağırlıklı olsa da ikinci sezonun son bölümlerinde aksiyon enfesti. Konusu, aksiyon, komedisi hepsi harikaydı. Bütün karaktere bayıldım. Saitama ise en farklı karaktere sahip anime karakteri idi gerçekten. One Punch Man'den en çok sevdiğim kişi Garou oldu. Ardında da Saitama tabi ki. Ancak diğer karakteri de oldukça sevdim. Genos mesela harikaydı ve onun güç arayışı sizi güç kavramı hakkında düşündürecektir.
Her ne kadar mangası daha güzel olsa da animesi de harika çekilmiş. Animasyonu oldukça iyiydi. Mangada daha çok çizimler hoşuma gidiyor. Anime de ise hatlar ve gölgelendirme, kesinlik o kadar dikkatli işlenmiş ki yer yer çizgi roman havası veriyor. Kısacası animeyi izleyin ve dilerseniz manasına bakın.
Keyifli izlemeler.
Puanım: 10