Dizi , Clancy adındaki karakterin bir evren simülatörü sayesinde ölmekte olan farklı dünyalara ışınlanarak oradaki seçtiği canlılar ile belli konular üzerine tartışıp bunu podcast yapmasını ele alıyor . Varoluşsal soruların sorulması ve bunlar hakkında cevap arama serüveni beni şahsen mutlu…devamıDizi , Clancy adındaki karakterin bir evren simülatörü sayesinde ölmekte olan farklı dünyalara ışınlanarak oradaki seçtiği canlılar ile belli konular üzerine tartışıp bunu podcast yapmasını ele alıyor . Varoluşsal soruların sorulması ve bunlar hakkında cevap arama serüveni beni şahsen mutlu etti .
1. Bölümü ilk açtığınızda ve altyazılı izliyorsanız hem altyazıyı hem de görüntüyü takip etmeniz zor olabilir . Çünkü konuşmaları dinlerken bir taraftan da animasyonda mevcut olan bir hikâyeyi anlamaya çalışıyorsunuz . Bu yüzden kopukluk yaşamanız normal . Ben peki ne mi yaptım ? kalkıp dublajlı hâlini izledim. Hem konuşmayı hem de animasyona odaklanmayı başardım . Zaten en sevdiğim dublaj sanatçısı olan Harun Can seslendirdiği için de şahsen mutlu oldum . Fakat tatmin etmedi . Bu yüzden bir günümü de altyazılı izlemeye ayıracağım. Çünkü hak ettiğini düşünüyorum.
Dizinin bir çok yerinde Budizm hakkında göndermeler görmek mümkün. Farklı bakış açılarına göre din veya felsefe olarak tanımlanan Budizm’in hedefi; hayattaki acı, ıstırap ve tatminsizliğin kaynaklarını açıklamak ve bunları gidermenin yollarını göstermektir. Budizm’de öğretilerin ana çatısını meditasyon gibi içe bakış yöntemleri, reenkarnasyon denilen doğum-ölüm döngüsünün tekrarı ve karma denilen neden-sonuç zinciri gibi kavramlar oluşturmaktadır. Bunu dizinin son 7-8. Bölümlerinde görmekteyiz .
Aslında dizinin bir çok yerinde Budizm hakkında bilgiler mevcut. Ama doğum ve ölüm döngüsü bu bahsettiğim bölümlerde net bir şekilde görebilirsiniz .Felsefi düşüncelerin kol gezdiği bu dizi, insanı başka bir evrene götürüyor . Peki bu evren nedir ? Düşünce evreni.
Izdırap içinde olan ruhuma iyi gelmesinin nedeni aklımdaki soru işaretlerine cevap arama yolculuğuma birazını azaltırken yenilerini de getirmesidir. Bu durum beni mutlu eden bir şey . Çünkü cevabını bulduğum sorulara yenilerini eklemek hayata tutunmamı sağlıyor .Bir nevi hayatta kalmamı sağladığını söyleyebilirim. İnsan denilen varlığı da ayakta tutan şeydir bu . Kafadaki soru işaretlerin açlığını bastırmak için girmiş olduğumuz yolculuktur . Fakat insanın daima kaçtığı ve yüzleşmekten korktuğu bir konu vardır : Ölüm .
Ölüm konusunu unutmak için kafamızı dolduracak nice eylemlerde bulunuruz . Yani tek konu ölüm değildir . Benim ölüm dememin nedeni insanların bunun üzerine konuşup , düşünmemek istemesidir. Sevdiklerinizin ölümünü görmek ya da ölme isteme dürtüsünü , kendine zarar verme gibi eylemleri beyin düşünmek istemez . Çünkü insanlar bu olumsuz olarak adlandırabilecegimiz duyguları düşünürse hayatına devam edemez .
Bu durumu bastırmak ve düşünmemek için hayatlarımıza gerekli gereksiz her şeyi alabiliyoruz . Bu saçma bir film olabilir ya da müzik ile düşünce dürtümüzü azaltmakta . Beyin , eğer bunları düşünürse atlatamıyacagını en iyisi bunlardan uzak durayım yoksa kötü bir ruh hâlinde olacağım der kendisine . Ama ölüm denilen şey gerçekleştiği zaman da atlatmamız zorlaşır. En büyük örnek ise sevdiğin birisinin ölümünü görmektir. Bazen bu durumlarda ölüme kucak açmalı ve sarılmalıyız . Ağlayarak da onun bizde bıraktığı acıyı azaltmalıyız. Bunun en güzel örneğini zaten dizinin 8. Bölümünde görüyoruz.
Büyük bir tavsiye ile izlemenizi öneriyorum. Özellikle kafasının içindeki sorulara yanıt bulmaya çalışanlara.
Bu diziyi harika gönderisi ile tavsiye eden @eristhemurderer 'a teşekkür ediyorum❤️