Spoiler içeriyor
2 bölümlük, 3 saatlik dizi tarzındaki belgeseli hem kendim hem de sizin için uzun uzadıya inceledim. Gerçekten güzel bir yazı çıktığını düşünüyorum. Hem belgeseldeki kişilerin dediklerini hem de kendi yorumlarımı kattım. İyi okumalar ve iyi bilgilenmeler. (Eğer yanlış bir bilgi…devamı2 bölümlük, 3 saatlik dizi tarzındaki belgeseli hem kendim hem de sizin için uzun uzadıya inceledim. Gerçekten güzel bir yazı çıktığını düşünüyorum. Hem belgeseldeki kişilerin dediklerini hem de kendi yorumlarımı kattım. İyi okumalar ve iyi bilgilenmeler. (Eğer yanlış bir bilgi verdiysem de kusuruma bakmayın ve lütfen bizimle doğrusunu paylaşın.)
İlk önce belgeselden bahsetmek istiyorum ve bu paragraftan sonra tamamen konuya gireceğim o yüzden spoiler diyebilirim buradan sonrasına. Bulabildikleri kadar kişiyle konuşmuşlar. Kraliyet fotoğrafçısından tutun Charles'ın eski sevgilisine kadar. Diana'yı görmüş ya da bir kelime dahi olsa konuşmuş herkesin bu belgeselde olduğunu söyleyebiliriz. Eskilerden çok fazla şey var. Videolar ve fotoğraflar her sahnede kullanılmış ve tabiki denilen her şeyin inandırıcılığını da arttırmışlar. Gerçekten çok iyi yapılmış ve bilgilendirici bir belgesel olduğunu düşünüyorum. 3 saatinizi buna ayırabileceğinizi düşünüyoruk. Bana güvenin ve izleyin.
.
.
.
"Herkesin Diana'nın sadece güzel değil, özel biri de olduğunu bilmesi gerekir." En büyük özelliği herkesin seviyesine inip onlarla konuşabilmesi, yani seviyeleri kaldırabilmesiymiş. Zaten onu özel yapan da bu değil mi? Eğer en üstteysen alttakilere dönüp bakmak bile zor değil midir?
"Halk'a dokunuyordu." Elizabeth ile karşılaştırılınca insanlar üzerinde şok etkisi yaratmış tabii. Kraliçe hiçbir zaman bir çocuğa sarılmamış, bir kişinin elini tutmamış ve Diana gelip tamamen tersini yapıyor. İngiltere için çığır açıcı bir şey. 'Halka dokunmak.'
Bir yandan da Diana'yı ilahlaştırmayı saçma buluyorum aslında. İyi bir kalbi olduğu kesin ama eğer kendini saraya ait hissetseydi belki de bu kadar halk içinde göremezdik onu. O başta da halktan değildi ama saraydan da değildi ve geçmişi yüzüne çarpmış gibi. Bu yaptığı tüm iyiliklerin aslında altında ait hissedememe ve geçmişine karşı bir vicdan azabı yatıyor gibi. Ününü iyi bir şeye kullanmaya başlaması saygı duyulası ama iyi insanlar her yerde var ve iyilikleri onu farklı biri mi yapar?
"Diana her zaman etrafına ışık saçan biriydi. Bir odaya girdiğinde gözler ona dönersi ve herkesçe sevilirdi." Belki de bu yüzden mi bu kadar iyi kalpliydi? Çünkü sevgi paylaşıldıkça çoğalan bir şey değil midir?
Bu kadar üst bir mertebedeysen tabiki sevenlerin ve sevmeyenlerin olur ama paparazzi konusu çok ayrı bir seviye. Bu ne kadar ünlü olursan ol tacize giren iğrenç bir olay. Gittikleri bir adada hamileyken, bikiniyle ve o zamanların zihniyetini düşününce çekilen fotoğrafın medyada uyandırdığı sesi düşünebiliyor musunuz?
" It was a very unhappy childhood... being very detached from everyone else. I'd have 20 stuffed bed animals and that was may family." Diana'nın annesi evi terk etmiş. Sanırım onun çocukluğu annesi varken ve annesinden sonrası olarak ikiye ayrılıyor. Aslında her şeyin göründüğü gibi olmadığını ve aslında onun da yalnız bir çocukluk geçirdiğini görüyoruz. Bundan dolayıdır belki de içindeki aile kurma isteği? "I said to my father... I'm going to marry someone in the public eye." Okuduğu kitaplardan dolayı bir peri masalında yaşayan Diana gerçekten de göz önüne olan biriyle evlenip zamanlar o kişiden bile daha çok göz önünse oluyor.
"He'd found the virgin, the sacrificial lamb. I was just pushed into the fire." Aslında Diana'nın Charles için fazla iyi olduğunu ama bir prense aranan tüm eş özelliklerinin de onda olduğunu görüyoruz. Charles'da zamanla Diana'yı sevebileceğini düşünerek mecburiyetten evleniyor. Yani kısaca buldu da beğenmiyor. Bir videolar koymuşlar... Size anlatamam. Diana aşıkken Charles'ın bu halleri o kadar sinir bozucu ki!
"I remember being so in love with my husband. I just absoutely thought I was the luckiest girl in the world."
"The worst day of my life was realizing that Charles had gone back to Camilla." Camilla problemi. Charles'ın işi de çok zor aslında ya. Değil mi? Böyle bir ailenin içine doğmuşsun, sevdiğin bir kız var ama onunla evlenmene izin yok. Diana sonradan kraliyet ailesine katılmış olmasına rağmen senden daha çok seviliyor mesela. Ona da üzüldüm bunu izleyince bi an ama bu yaptıklarını haklı kılmıyor. Bir metresin affedilebilir bir yanı olamaz... Güvenin tamamen eksik olduğu bir evlilik. Belki de Diana'nın tek hatası aşık olmaktı. Buna hata denilebilirse tabi. Sonrasında tabiki onun da yanlışları olmuş. Diana da insan bunu çoğu zaman unutmuşlar.
Diana hakkında hayran kaldığım bir şeyi söylemek istiyorum. Anneliği. Her şeye rağmen çocuklarını yetiştiriş şekli, onlara verdiği değer ve sevgi göz yaşartıcı değil mi? Onlara öğrettiği şeyler hele... Evsizleri ziyaret etmeleri çünkü geleceğin krallarının diğer şartları da bilmesini istemesi. William ve Harry gerçekten çok şanslı iki çocuk ve annelerinin izinden gitmeleri mutluluk verici. Bununla ilgili bir bölüm de var final sahnesinde ayrıca.
"I didn't think I was good enough for this family, so I took it out on myself. I hurt myself instead of hurting all of you." Ne kadar acı verici bir cümle. Bir kraliyet ailesine girmek, geleceğin kralının doğurmak, kocan tarafından aldatılmak ve büyük ihtimalle Kraliçe tarafından hiç sevilmemek... Üzüntüden hasta olmak ama yine de anneliği unutmamak... Boşanmak zorunda kalmak ve medya baskısı üzerinden hiç gitmediği için bazen kaçmak, bazen bunu kullanmak zorunda kalmak... Sonucunda da yine medya yüzünden ölmek... Bütün bunların tek nedeni ise o ailenin içine girmek zorunda kalmak.
"From day one, I knew I would never be the next Queen." Eminim Charles içinden biz bu kadını nereden bulduk demiştir. İnatçı ve bilinen her şeyi gözü kapalı tersine döndüren bir kadın. Bıralın kraliyet ailesini, dünyanın daha önce görmediği bir kadın. Charles ile ayrıldıktan sonra medyayı kullanışı, zekası beni şok etti. Skoru eşitlemek için ve altta kalmamak için yalnzı kalmak istiyorum laflarına rağmen geri dönüşüne ne diyebiliriz ki? Aslında kimin kimi kullandığı belli değilmiş. Diana medyayı çok iyi elinde oynatıp istediğini alırken, bir şey istemediği zaman medya peşini bıraksın istemiş ve bu sefer medya istediğini almış.
Ve Diana bir trafik kazasında, ağır yaralanarak hayatını kaybeder. Paparazzilerden kaçarken ölen Diana daha 36 yaşındaydı ve evet belki kraliçe olamayacaktı ama yapılacak çok fazla şeyi vardı. Onu seven herkesi arkasında bırakmıştı ve herkes basını suçluyordu. Katil paparazziler. Ölürken acaba "Sonum bunun yüzünden olacaktı. Belliydi." diye düşünmüş müdür? Tamamen sessiz bir Londra düşünün. Herkes o gün, o cenaze için yasta ve sessiz. Herkes ağlıyor.
İyi izlemeler. Ve buraya kadar okuduysanız da ayrıca teşekkürler. :)
The Story Of Diana:
Rebellious.
Famous.
Power.
Media.
Alone.
Dancer. Performer.
Fairytale.
Leydi.
Public property.
Victim.
Princess.
Popular.
Fashion Icon.
Mother and wife.
Outsider.
Sister.
Uniq.
Complex.
Extraordinary.
Irreplaceable.
Unforgettable.
Star.
Important.
One and only.
✔️10/10
'22.03.23~22.03.23