"Natura non facit saltus" Ben bir bok yiyip evrimsel psikoloji denen merete sardım ve kendi kendime psikolojisini bileceksem biyolojisinden başlamalıyım diye fikir yürütüp, bu kitaba başladım. Okuması güç, anlaması daha güçtü çünkü cidden benim gibi evrim hakkında neredeyse hiçbir şey…devamı"Natura non facit saltus"
Ben bir bok yiyip evrimsel psikoloji denen merete sardım ve kendi kendime psikolojisini bileceksem biyolojisinden başlamalıyım diye fikir yürütüp, bu kitaba başladım. Okuması güç, anlaması daha güçtü çünkü cidden benim gibi evrim hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen insanlara yazılan bir kitap değildi asla. Her ünitenin temelini kafamda oturtsam bile, Darwin abim bunu örneklendirip detaylandırdığı anda kafam allak bullak oluyordu. Gerek Türkçe kaynakların kısıtlılığı (düşünün ki bu kitap Türkçeye hasan ali yücel klasikleri altında 2022 yılında çevrilmiş), gerek kitabın arkasında bulunan 60 sayfalık notlar/sözlük kısmıyla resmen bir savaş simülasyonu yaşadım ama sonunda bitti, kazanan ben oldum.
Evet şimdi kitap hakkında yazabilirim, hatam neyin olabilir, şimdiden okuyacaklara teşekkürler.
Darwin abim kitaba bilmediğim insanların bilmediğim kitaplarına gönderme yaparak, yani evrim teorisini bilinenin aksine kendisinin çıkarmadığını anlatarak başlamıştı. (Bu isimlerden en çok ilgimi çeken ise zaman makinesi ve dünyaların savaşı gibi harika kitapları yazmış olan H.G Wells abimizdi, zaman makinesini okurken evrimden esinlendiğini farketmiştim ama evrimin ilk savunucularından biri olduğunu bilmiyordum.)
Darwin abimin bu göndermeleri kitap boyunca devam ediyor, kimisini destekleyip hatasını düzeltirken, kimisine karşıt argüman sunarak aslında evrim teorisine karşı gelen argümanları teker teker çürütüyordu. Bazı sorulara verdiği bunu bilemeyiz ama böyle böyle olduğunu varsayıyorum temalı cevaplarsa günümüz evrimsel biyolojisi tarafından desteklenip, düzeltilerek geliştirilmeye devam etmekte. Bunların linklerinin ve kaynaklarının, çevirmen Ergin Deniz Özsoy tarafından kitabın sonuna eklenmiş olması harika bir şeydi cidden.
Onun haricinde; kitabı okudukça evrimin bana yansıyış şeklinin aptallığına şaşırıp durdum, her doğaya ve aynaya baktığımda gördüğüm şeylere bakış açım tamamıyla değişti, çevremde dönüp durmaya devam eden yaşamsal döngünün farkında olup düşünce şeklimi buna uyarlamayı ise boynumun borcu bildim. Uzun zamandır beni bu kadar değiştiren bir kitap okumamıştım, okuduğum her saniyeye kesinlikle değdi.
Şimdi bahsetmek istediğim diğer şeylere evrime yöneltilen saçma sorular eşliğinde değineceğim, ki aklımda kalsın.
1.) Eğer evrim bilimsel bir gerçekse neden hâlâ evrimsel teori diye geçiyor?
Richard C. Lewontin Türkçe çeviriye özel yazdığı önsözde bu konuya şöyle değiniyor; Teorinin, bilimde de kullanılan üçüncü anlamıysa, fiziki güçler ve fiziki haller arasında bir dizi kesin, formel bağlantıya karşılık gelir ve bu bağlantılarla belirli bir şiddetteki belirli bir kuvvetin, ölçülebilir belirli bir sonucu nasıl meydana getirdiğini tahmin etmek ve hesaplamak mümkün olur. Darwin'in "teorisi" böyle bir teoridir.
Yani kısaca şuan hali hazırda devam eden bir süreci, iki primatı fanusa tıkarak gözlemlememiz mümkün değil. Zaten Jeoloji, Gen ve Kalıtım bilimiyle bunu net bir şekilde görebiliyoruz.
2.) Bunların hepsi tesadüf mü unga bunga
Her şey tesadüf değil, zaten evrim teorisinde Darwin'in açıklamaya çalıştığı şey tesadüf diye yaftaladığımız şeyin ardındaki düzen. Bir yerin gelişmesinin nasıl başka bir gelişmeyi tetiklediğini, az bulunan bir besinin nasıl varyeteler arasındaki çekişmeyi tetikleyip türleşmeyi hızlandırdığını, bir kuşun pençesinde bulunan bir avuç toprakta kaç tohumun çoğalmasının hızlandırıldığını, canlıların var olma mücadelesini ve geometrik artış oranını bilimsel dayanakları ile örneklendirerek anlatıyor Darwin.
3.) Eğer insanlar maymundan geldiyse şimdiki maymunlar niye insan olmuyor?
Bu soruyu ciddi bir şekilde soran insanların ciddi bir biçimde bilim tarafından yok edilmesini diliyor ve günde beş vakit evrim ağacı tüketmelerini reçete olarak yazıyorum.
Evet, bu da böyle bir kitaptır işte.