Spoiler içeriyor
(Bu yazı sadece 6.sezonu içerir.) İlk 5 sezonu izlerken buralarda değildim sanırım. Olsaydım kesinlikle bir post atardım herhalde. Şimdi de malum Black Mirror olduğundan her bölüme farklı yorumu hak ediyor diye düşünüyorum. Sonda spoiler içeren ayrıntılı bir yazı olacak. (izlediğim…devamı(Bu yazı sadece 6.sezonu içerir.) İlk 5 sezonu izlerken buralarda değildim sanırım. Olsaydım kesinlikle bir post atardım herhalde. Şimdi de malum Black Mirror olduğundan her bölüme farklı yorumu hak ediyor diye düşünüyorum. Sonda spoiler içeren ayrıntılı bir yazı olacak. (izlediğim şeyleri çabuk unuttuğumdan, sonradan okuduğumda hatırlayacağım derecede ayrıntılı) Ona göre tarih bilgisini gördüğünüzde kaydetip, izledikten sonra okuyabilirsiniz.
Favori bölümümün birinci bölüm olduğunu hiç tereddütsüz söyleyebilirim. Gerçekten müthişti ve bu bölüm olmasa puanım 3 filan olurdu sanırım. :(
1.bölüm gerçekten değişikti. Korutucuydu çünkü gerçek olabileceğini düşünmekten kendimi alamıyorun.
2.bölüm bir gerilim bölümüydü. Gerçekten gerildim yani. Şok eden bir sonla karşılaştık. En şok edici bölüm olabilir.
3.bölüm uzayda geçiyor ama üst düzey bir teknolojiyle aynı zamanda Dünya'da da geçiyor. Baya güzel bir bölümdü. Büyük şerefsizlikler izledik. Şok olduk.
4.bölüm fotoğrafçı bir kızın başına gelen inanılmaz olayı anlatıyor. Tamamen fantastik ve Black Mirror'a yakıştıramadığım bir bölüm.
5.bölüm de tamamen fantastik. Bir kadın ve onunla bir şekilde bağlanan iblisi konu alıyor.
Genel olarak sezona bakmak gerekirse benim anlayamadığım şekilde çok korku bölümüne ve daha az bilim kurgu, teknoloji bölümüne sahipti. Black Mirror deyince açıkçası aklıma korku ve fantastik ögeler dışında her şey geliyor ve bu biraz beni sezondan itti. Önceki sezonlar kesinlikle çok daha başarılıydı. İnsanı şok ediyordu. Düşündürüyordu. Niye bu şekil ilerlediklerini anlamak zor.
✔️6/10 (6.sezon için)
'26.06.23~ 6.7.23
.
.
.
-6.SEZON-
1.bölüm -> İlk sahnelerden anladığım kadarıyla Joan adında bencil, diğerlerinin ne hissettiği ya da düşündüğü umrunda olmayan ama öyle davranmayan, yani şov yapan bir karakter izleyeceğiz. Kızın hayatındaki herkese kötü davranarak onları nasıl hayatından çıkardığını ve yalnız kaldığını izleyeceğiz sanırken çok daha farklı bir konusu olduğunu gördüm. Zaten böyle basit bir şey Black Mirror'a yakışmazdı herhalde. Bir dizi. Joan Is Awful adında, kapağında başrolümüze benzeyen bir kadın olan o dizi. Sevgilisiyle izlemeye başlıyorlar. O gün sabahtan yaptığınız her şeyi oturup bir şeyler sakladığınız sevgilinizle izlediğinizi düşünün. Gün içinde utandığınız bir şey yapmamış bile olsanız tüyler ürpertici. Delirme sebebi.
Ben hayatımda böyle korkunç bir şey izlediğimi hatırlamıyorum. Kadının yapım aşamasını anlatıp sonra da herkes için yapıldığını göstermesi... Ya bu gerçekse? Biz ya her accept the cookie butonuna bastığımızda hayatımıza biraz daha başka insanları alıyorsak. Ki öyle yapıyoruz. Kabul ederek bilgilerimizi paylaşıyoruz, bazı şeylere iznim var demiş oluyoruz. Korkunç... Sonrası daha da korkunçlaşıyor. Artık anlatmak bile zor yani çok korkunç.
2.bölüm -> Bölümümüz bir çocuğun sevgilisini annesiyle tanıştırmasıyla başlıyor. Çocuk kızı doğup büyüdüğü yere aslında bir belgesel yapmak için getiriyor. Bu sırada da eski evinde, yani annesinin yanında kalıyorlar. Bir süre çocuğun kıza geçmişini, ölen babasını ve kasabasının olaylarını anlatmasını izliyoruz. Sonra kız anlatılan bir cinayet olayından çok etkileniyor ve bunun filmini yapmak istiyor. İş tam da orada başlıyor. Kız, çocuk ve çocuğun bir arkadaşı film için kasetler buluyor, çekimler yapıyor ve en son daha ilgi çekici şeyler istedikleri için cinayetlerin yapıldığı eve girme kararı alıyorlar. (ve ben bunu olayın geçtiği yer gibi bir ormanlık evdeyken izliyorum) Çekim yapıyorlar orada bir sürü. Sonra salak oldukları için dönüş yolunda bir kaza yapıyorlar ve işe bakın sadece çocuk yaralanırken diğerleri sapa sağlam çıkıyor. Bu sırada gece çocuğun annesi ve kız tek başlarına evde kalıyorlar. Sonra bir görüntü... Asıl cinayetlerin nasıl olduğunu gösteren bir görüntü... Şok ediciydi gerçekten. Kızın anneden kaçarken boğularak ölmesi, bize yaşattıkları gerilim, annesinin tüm kasetleri bırakarak intihar etmesi, çocuğun filmi bitirmesi. Annesi ve babasının sonunda sapkın iki katil çıktığı o filmi yayınlaması ve bundan ödül alması... Gerçekten psikoloji bozan bir bölüm.
3.bölüm -> Netflix'de verilen minik bölüm özetini okuyup 'space' gördüğüm an açmam bir oldu zaten. Vazgeçilmez konum... Bölümün hem konusu mükemmel, hem oyuncuları. 60larda geçen bölümün teknolojisi o kadar üst seviyede ki, şu an 2023'de bile bu teknolojiye çok uzağız. Uzaydaki iki astronot, aynı zamanda evlerinde de bulunabiliyor. Gerçek olan vücutları uzaydakiler olsa da evlerinde de sanki gerçekmiş gibi var olabiliyorlar. Bir robot gibi. 'Mekanik bir görüntü.' Yine uzayda bir işi halledip uykuya dalan iki astronotumuz, evde uyandıklarında birinin evini iğrenç bir çete işgal ediyor. Eşini ve çocuklarını öldürüyor, robot halini parçalıyor ve tüm evi yakıyor. Psikolojisi bozulan adamımız sadece uzayda var olabildiği için diğer astronot ve eşi belki de mekanik halini onunla paylaşsalar daha iyi hissedebileceğini düşünüyor. Sonra işler fena bir hal alıyor çünkü bir beden olsa da iki ruh oluyor. Ailesini kaybeden astronotumuz bir gün sahte bir acil durum planlıyor. Diğer astronot giyinerek dışarı çıkıyor ve sahte olan ama sahte olduğunu bilmediği şeyi düzeltmeye gidiyor. Ben onu orada ölüme terk edeceğini düşünürken, o gidiyor ve bir sürü iyilik yapmalarına rağmen ailesini öldürüyor... Hayatımda gördüğüm en büyük şerefsizliği izledim gerçekten.
4.bölüm -> Bir fotoğrafçı olan başrolümüzün bir iş için çektiği fotoğraflarla başlıyoruz bölümümüze. Fotoğrafı çekerken yakalanan başrolümüz, fotoğrafını çektiği adamın yalvarışlarına rağmen vazgeçmeden her şeyi yayınlıyor. Adamın birkaç gün sonra intihar haberleri çıkıyor. Bu tabiki ona başka bir bakış açısı kazandırıyor. İşindeki iğrençlikleri fark etmesini sağlıyor. Bu fark edişten sonra başka bir sahneye, başka bir karaktere geçiyoruz. Bu sefer oyuncu bir kadın var sahnede. İşini yapıp eve döndükten sonra dans ve içki derken markete gitmek istiyor. Sarhoş da olduğundan fark etmeden yolda birine çarpıyor. Sonra öldürdüğünü düşündüğü kişiyi orada bırakıp kaçıyor. Sabah olay yerinden tekrar geçerken gerçekten öldürdüğünü anlıyor. Sonra bu iki karakterimizi bir olayda karşılaştırıyorlar. Olay da şu: Artık bir katil olan aktris kızımız kayıplara karışınca ilk fotoğrafına 30k para teklifi gelince, fotoğrafçı kızımız işi bırakmasına rağmen bir iş daha, kiramı ödemek için gibi bahanelerle kızı aramaya başlıyor. Sonrasında gördüğümüz şeyler o kadar beklemediğim şeylerdi ki… Jump scare yediğim sahne bile oldu. Meğerse kızın çarptığı şey bir kurtadammış ve arabadan inip bakmak için yanına gittiğinde kızı da ısırmış. Sonra bu kızı zincirleyerek bir yerde tutmaya başlamışlar çünkü bu teen wolfda izlediğimiz gibi sonradan da olsa kendini kontrol edebilen türden değil. Baya saçma bir bölümdü ya. Black Mirror ile alakası olmayan bir bölüm olduğunu düşünüyorum. Gereksizdi. Sonunda ise kız kendini öldürürken, diğer kız fotoğrafını çekiyor.
5.bölüm -> Bu seferki bölümümüzde aklından manyakça hayaller kuran bir kadınımız var. Sinirlendiği insanları nasıl öldüreceğini düşünüyor ve biz de bunu izliyoruz. Büyük ihtimalle sonunda gerçek olacak şeyleri bize izletiyorlar. Öyle hissettiriyor. Sonra bu kız çalıştığı yerde taşımsı bir şey buluyor. Taş onunla bir anda konuşmaya başlıyor ve kız ‘Yes’ diyerek bir iblisi taşın içerisinden salmış bulunuyor. Bu ne saçma bölüm ya sabır. Sonra bu iblis kıza bir şeyler göstermeye başlıyor. Bazı hayatları, bazı sahneleri, bazı illüzyonları. Ve kız birilerini öldürmeye başlıyor. Birlikte kötü insanları öldüren ikilimiz kendilerince dünyayı güzelleştiriyor. Son görevi yapamadıkları için Dünya'nın sonuna gelirken, onlar el ele tutuşup sonsuzluğa yürüyorlar? Yani diyecek hiçbir şeyim yok... Black Mirror tarihinin en saçma bölümü.